Dosyayı
PDF olarak aç ve Download Et.
SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI
KANUNU
Kanun Numarası : 5510
Kabul Tarihi : 31/5/2006
Yayımlandığı R.Gazete :
Tarih : 16/6/2006
Sayı : 26200
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 45 Sayfa:
BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
MADDE 1- Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından
kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak
hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini
belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili
usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2- Bu Kanun; sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanacak
kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından
gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği
olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsar.
Tanımlar
MADDE 3- Bu Kanunun uygulanmasında;
1) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
2) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
3) Sosyal sigortalar: Kısa ve uzun vadeli sigorta kollarını,
4) Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık
sigortası kollarını,
5) Uzun vadeli sigorta kolları: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını,
6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim
ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,
7) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Hak sahibi: Sigortalının veya sürekli iş göremezlik
geliri ile malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların
ölümü halinde, gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak
kazanan eş, çocuk, ana ve babasını,
8) Genel sağlık sigortası: Kişilerin öncelikle sağlıklarının korunmasını, sağlık
riskleri ile karşılaşmaları halinde ise oluşan harcamaların finansmanını sağlayan
sigortayı,
9) Genel sağlık sigortalısı: Bu Kanunun 60 ıncı maddesinde sayılan kişileri,
10) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Bakmakla yükümlü olduğu kişi: 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin
(1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve sekizinci fıkralarının dışında
kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı
olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan; (1)
a) Eşini,
b) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim veya 5/6/1rihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim
Kanununda belirtilen aday çıraklık ve çıraklık eğitimi ile işletmelerde meslekî
eğitim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış
ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın bu Kanuna göre malûl olduğu
tespit edilen evli olmayan çocuklarını,
c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen
kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını, (1)
11) Hizmet akdi: 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanununda tanımlanan
hizmet akdini ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini,
12) Ücret: 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen
ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,
13) Asgarî ücret: 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16 yaşından
büyük işçiler için belirlenen bir aylık brüt ücreti,
14) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Ay: Ücretleri; her ayın 15'inde ödenen 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar
için, ayın 15'inden ertesi ayın 15'ine kadar geçen, diğer sigortalılar için ise
ayın 1'i ilâ sonu arasında geçen ve otuz gün olarak değerlendirilen süreyi,
15) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Yıl: Ücretleri; her ayın 15'inde ödenen 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar
için, 15 Ocak tarihinden ertesi yılın 15 Ocak tarihine kadar geçen, diğer sigortalılar
için ise 1 Ocak ilâ 31 Aralık tarihleri arasında geçen ve 360 gün olarak değerlendirilen
süreyi,
16) Gelir: İş kazası veya meslek hastalığı halinde sigortalıya veya sigortalının
ölümü halinde hak sahiplerine, yapılan sürekli ödemeyi,
17) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Aylık: Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
ile vazife malûllüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi,
18) Ödeme dönemi: Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların, ödeme tarihinden
takip eden ödeme tarihine kadar geçen süreyi,
19) Tarımsal faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının
mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme
ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki,
orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiştiricileri
tarafından; muhafazasını, taşınmasını veya pazarlanmasını,
20) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Kurum Sağlık Kurulu: Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis
ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü
kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma halini, vazifelerini
yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini belirlemeye
yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulları,
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, (10) numaralı
bentte yer alan “Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin
(1) ve (2) numaralı alt bentlerinin dışında kalan genel sağlık sigortalısının,”
ibaresi “5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (7) numaralı alt bentleri ile yedinci ve
sekizinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının,” olarak, aynı
bendin (c) alt bendinde yer alan “sigortalı” ibaresi “genel sağlık sigortalısı”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
21) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Kamu idareleri: 10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların
bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş
sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden
Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran
diğer kamu kurumlarını,
22) Sağlık hizmeti: Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere
63 üncü madde gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetleri,
23) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmeti: Kişilerin hastalıktan korunması veya
sağlıklı olma halinin sürdürülmesi amacıyla, kişiye yönelik olarak finansmanı
sağlanacak sağlık hizmetlerini,
24) Aile hekimi: Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimi olarak yetkilendirilen
ve Kurum ile sözleşme yapmış hekimleri,
25) Sağlık hizmeti sunucusu: Sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten; gerçek kişiler
ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini,
26) Katılım payı: Sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için, genel sağlık sigortalısı
veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı,
27) Sığınmacı ve Vatansız: İçişleri Bakanlığı tarafından sığınmacı veya vatansız
olarak kabul edilen kişileri,
28) Peşin sermaye değeri: Kurumca, bu Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen
giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate
alınarak hesaplanan tutarı,
29) (Değişik: 17/4/2008-5754/1 md.) Güncelleme katsayısı: Her yılın Aralık ayına
göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici
fiyatları genel indeksindeki değişim oranının % 100’ü ile sabit fiyatlarla gayri
safi yurtiçi hasıla gelişme hızının % 30’unun toplamına (1) tam sayısının ilâve
edilmesi sonucunda bulunan değeri,
30) (Ek: 17/4/2008-5754/1 md.) Vazife malûllüğü: Bu Kanunun 47 nci maddesinde
tarif edilen vazife ve/veya harp malûllüğü hallerini,
31) (Ek: 17/4/2008-5754/1 md.) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri: Ülkemizin
taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmelerini,
ifade eder.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/1 md.) Bu maddenin (29) numaralı bendinde belirtilen
güncelleme katsayısının hesabında, en son temel yıllı tüketici fiyatları genel
indeksindeki değişim oranı veya sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme
hızının eksi olduğu yıllarda eksi değerler sıfır olarak alınır.
İKİNCİ KISIM
Sosyal Sigorta Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 4- (Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.)
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde
gelir vergisi mükellefi olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi
paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer
şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan,
kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında
(a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş
olanlar,
2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan,
sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına
girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil
atananlar,
sigortalı sayılırlar.
Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin
hükümler;
a) İşçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin
başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenler,
b) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film,
tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim,
heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel
sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar,
c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı
uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar,
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması
Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar,
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununda
belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta
öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti
karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
g) (Ek: 11/10/2011-KHK-665/29 md.) Türkiye İş Kurumu tarafından
düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programlarından yararlananlar,
hakkında da uygulanır.
(Ek cümle: 11/10/2011-KHK-665/29 md.) Bu fıkranın (g) bendinde
sayılanlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla
birlikte bu Kanun kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz.
Birinci fıkranın (b) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin
hükümler; 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında
Kanuna tabi jokey ve antrenörler hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin
hükümler;
a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince
seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden;
bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları
gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b) Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye
başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri,
c) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin
kurduğu sendikalar ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin
başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne
ayrılanlar,
d) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silâhlı
Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî
öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar,
e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler,
hakkında da uygulanır.
Dördüncü fıkranın (d) ve (e) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan
ayrılanlar ile bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan
ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri sigortalılıklarından
sayılmaz.
Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu
kapsamda oldukları sürece uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar
MADDE 5- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından aşağıda sayılan kişiler
hakkında uygulanacak sigorta kolları şunlardır:
a) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri
bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü
ve tutuklular hakkında, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık sigortası
uygulanır ve bunlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar.
b) (Değişik: 13/2/2011-6111/24 md.) 5/6/1rihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim
Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören
öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek
liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında staja tabi tutulan
öğrenciler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak
kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82
nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından
fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır.
Bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar ve bunlardan bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar
hakkında ayrıca genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/3 md.) Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 3/11/1rihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat
ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı bağlanmış
malûllerden, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında
sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmez. 3713 sayılı Kanuna
göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle
vazife malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında sigortalı olmaları halinde de aylıkları kesilmez. Aylıkları
kesilmeksizin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlar
hakkında uzun vadeli sigorta kolları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (b) bentleri kapsamında çalışanlar hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı
sigortası hükümleri uygulanır. İş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri
uygulananların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde,
bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren,
haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanır. Bu fıkra kapsamına girenlerden
ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
d) (Mülga: 17/4/2008-5754/3 md.)
e) (Değişik: 13/2/2011-6111/24 md.) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen
meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar
ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile bunlardan bakmakla
yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar hakkında ayrıca genel sağlık sigortası
hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-665/30 md.) Bunlar için Türkiye
İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte bu Kanun kapsamında işyeri
ve işveren sayılmaz.
f) (Mülga: 17/4/2008-5754/3 md.)
g) (Ek: 17/4/2008-5754/3 md.) Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak
üzere götürülen Türk işçileri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı sayılır ve bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları
ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli
sigorta kollarına tabi olmak istemeleri halinde, 50 nci maddenin ikinci fıkrasındaki
Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen
şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı sigorta hükümleri uygulanır. Bu
kapsamda, isteğe bağlı sigorta hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel
sağlık sigortası primi alınmaz.(Ek cümle: 13/2/2011-6111/24 md.) Bu bent kapsamında
yurt dışındaki işyerlerinde çalışan sigortalıların, bu sürede ödedikleri isteğe
bağlı sigorta primleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalılık sayılır.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 6- Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dahil bu dereceye kadar hısımlar
arasında ve aralarına dışardan başka kimse katılmaksızın, yaşadıkları konut
içinde yapılan işlerde çalışanlar,
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/4 md.) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve
sürekli olarak çalışanlar hariç),
d) Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapmakta olanlar ile yedek subay
okulu öğrencileri,
e) Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına
ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya
tâbi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına
tâbi olanlar,
f) Resmî meslek ve sanat okulları ile yetkili resmî makamların izniyle kurulan
meslek veya sanat okullarında ve yüksek okullarda fiilen normal eğitim süreleri
içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
g) Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan veya rehabilite
edilen, hasta veya malûller,
h) (Değişik: 17/4/2008-5754/4 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) ve
(c) bentleri gereği sigortalı sayılması gerekenlerden 18 yaşını doldurmamış
olanlar,
ı) Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç
olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde
çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal
faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete
ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda
tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu
belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar, (1)
j) (Mülga: 17/4/2008-5754/4 md.)
k) (Değişik: 17/4/2008-5754/4 md.) Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan
gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlardan,
aylık faaliyet gelirlerinden bu faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra
kalan tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu
belgeleyenler,
l) Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve temsilciliğin
bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin vatandaşlığını da haiz
bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden, bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik
kurumunda sigortalı olduğunu belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde
istihdam edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin ilgili mevzuatının zorunlu
kıldığı hallerde, işverenleri tarafından bulunulan ülkede sosyal sigorta kapsamında
sigortalı yapılanlar, (2)
4 üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz. (1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle,
bu bentte yer alan “Kamu idareleri” ibaresi “Kamu idarelerinde
ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar” şeklinde ve
“belgeleyenler,” ibaresi “belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan
talepte bulunanlar,” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle
bu bentte yer alan “kamu düzeninin” ibaresi “ilgili mevzuatının”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(h) bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak, bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden,
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre mahkemece
ergin kılınmak suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında
18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmaz.
Birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında, Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin
görüşü alınır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın başlangıcı
MADDE 7- Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime
veya (…) (1) staja başladıkları tarihten, (1)
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/5 md.) (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan,
gelir vergisi mükellefi olanlar ile şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit
şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının
vergi mükellefiyetlerinin başladıkları tarihten; sermaye şirketlerinden limited
şirket ortakları ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluklarınca tescil edildikleri tarihten;
anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kuruluna
seçildikleri tarihten; gelir vergisinden muaf olanların ise esnaf ve sanatkâr
siciline kayıtlı oldukları tarihten; tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca
veya kendilerince, bir yıl içinde bildirilmesi halinde kaydedildiği tarihten,
bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten;
köy ve mahalle muhtarları için seçildikleri tarihten; 4 üncü maddenin üçüncü
fıkrasında belirtilenler için ise lisans belgesine istinaden fiilen çalışmaya
başladıkları tarihten,
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/5 md.) (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar
için, göreve başladıkları veya bu Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının
(d) ve (e) bentleri kapsamındaki okullarda öğrenime başladıkları tarihten,
itibaren başlar.
Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, gelir vergisinden muaf olanlar
ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların kayıt ve tescil işlemleri
ile ilgili olarak kanunla kurulmuş ilgili meslek kuruluşlarının görüşleri alınır.
Sigortalı bildirimi ve tescili
MADDE 8- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) İşverenler, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin
birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden
önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Ancak
işveren tarafından sigortalı işe giriş bildirgesi;
a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için,
en geç çalışmaya başlatıldığı gün,
b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak
çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde;
ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde
çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren
en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,
c) Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa
göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince
yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten
itibaren bir ay içinde,
Kuruma verilmesi halinde, sigortalılık başlangıcından önce bildirilmiş sayılır.
Sigortalılar, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde,
sigortalı olarak çalışmaya başladıklarını Kuruma bildirirler. Ancak, sigortalının
kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle, bu bentte yer
alan “zorunlu” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinin (4) numaralı alt bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt
bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişilerden köy ve mahalle muhtarları
için seçildiklerine ilişkin mazbatalarını ilgili seçim kurulundan aldıkları
tarihten, sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin başladığı tarihten başlayan
sigortalılar için vergi mükellefiyeti işleminin tesis tarihinden itibaren iki
ayı geçmemek üzere ilgili vergi dairesince vergi mükellefinin işe başlama işlemlerinin
tekemmül ettirildiği tarihten ve diğerleri için 7 nci maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından; (4) numaralı alt bendi
kapsamında sigortalı sayılanlar için ise kanunla kurulu meslek kuruluşlarına
kayıt tarihinden itibaren kendi mevzuatına göre kayıt veya tescili yapan ilgili
kurum, kuruluş ve birlikler, vergi daireleri ve Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü
sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek Kuruma vermekle yükümlüdür. 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde
sayılanların bildirimleri en geç 15 gün, (4) numaralı alt bendinde sayılanların
bildirimleri ise en geç bir ay içinde yapılır. Ayrıca 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde sayılanların kendileri tarafından
da sigortalılık bildirimleri yapılabilir. 4 üncü maddenin üçüncü fıkrasında
belirtilenlerin ise çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay
içinde tescil eden kuruluş tarafından Kuruma bildirilmesi zorunludur. Kurum
bu bildirimlerden itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık
hak ve yükümlülüklerinin başladığını bildirir.(1)
(Mülga dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.)
(Değişik beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıracak işverenler, bu
kapsamda ilk defa veya tekrar çalıştırmaya başlattıkları kişileri, 7 nci maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından itibaren,
onbeş gün içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Aynı kamu idaresinin farklı birimleri arasındaki naklen tayin ve görevlendirmelerde
bildirim yapılmaz.
(Mülga altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/6 md.)
Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak
suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık
bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit
ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında
belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde
hükümlerine göre idarî para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri
ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi
MADDE 9- Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların,
hizmet akdinin sona erdiği tarihten,
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların;
1) Gelir vergisi mükellefi olanlar için, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine
son verdikleri tarihten,
2) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Gelir vergisinden muaf olanlar için, esnaf
ve sanatkâr sicili kaydının silindiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının
(k) bendi kapsamına girdiği tarihten,
3) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı
alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit
şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının
vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş
komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan
kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını
devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar
verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının
yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu
ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme
kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin
başlamasına veya şirketin münfesih duruma düşmesine karar verildiği, ortakların
talepte bulunmaması halinde, mahkemece iflasın kapatılmasına karar verildiği,
tasfiyesi sonuçlanan şirketlerin ortaklıklarının ise tasfiye kurulu kararının
ticaret sicili memurluğunca tescil edildiği tarihten,
4) (Mülga: 17/4/2008-5754/7 md.)
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle;
bu fıkrada yer alan “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin
(4) numaralı alt bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt
bentleri kapsamında sigortalı sayılan kişiler için 7 nci maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıcından;”
ibaresi “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı
alt bendinde bulunanlar hariç olmak üzere diğer alt bentleri kapsamında
sigortalı sayılan kişilerden köy ve mahalle muhtarları için seçildiklerine
ilişkin mazbatalarını ilgili seçim kurulundan aldıkları tarihten,
sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin başladığı tarihten başlayan
sigortalılar için vergi mükellefiyeti işleminin tesis tarihinden
itibaren iki ayı geçmemek üzere ilgili vergi dairesince vergi mükellefinin
işe başlama işlemlerinin tekemmül ettirildiği tarihten ve diğerleri
için 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen
sigortalılık başlangıcından;” şeklinde, “esnaf sicil memurluğu”
ibaresi “Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü” olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
5) (Değişik: 13/2/2011-6111/28 md.) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci
fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına girdiği yahut 65 yaşını doldurması
nedeniyle talepte bulunduğu tarihten,
6) Köy ve mahalle muhtarlarının, muhtarlık görevlerinin sona erdiği tarihten,
7) Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı kapsamında sigortalı
olarak çalışmaya başladığı veya ikamet esasına bağlı olarak, o ülke sosyal
güvenlik sistemine dahil olduğu tarihten bir gün öncesinden, (1)
8) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) (3) numaralı alt bent kapsamında iflas veya
tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketlerin ortaklarından 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların, çalışmaya
başladıkları tarihten bir gün öncesinden, (1)
9) Köy ve mahalle muhtarlarından; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasından
dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar hariç, aynı zamanda hizmet akdi
ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün öncesinden, (1)
10) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Gelir vergisinden muaf olan, ancak esnaf
ve sanatkârlar sicili kaydına istinaden 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu sigortalılıklarının devamı
sırasında, hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün
öncesinden, (1)
11) (Ek: 13/2/2011-6111/28 md.) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörler
için, lisansları yenilenmeyenlerin lisanslı oldukları yılın sonundan,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanların;
1) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Ölüm veya aylık bağlanmasını gerektiren
hallerde görev aylıklarının kesildiği tarihi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin
doldurulması halinde ise bu süre ve hadlerin doldurulduğu tarihleri takip eden
aybaşından,
2) (Değişik: 17/4/2008-5754/7 md.) Diğer hallerde ise görevden ayrıldıkları
tarihten,
d) 5 inci madde gereği bazı sigorta kollarına tâbi tutulanların, sigortalı
sayılmalarını gerektiren halin sona erdiği tarihten,
e) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (l) bendi kapsamında olanlardan, çalışmakta
iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumu ile irtibatlandırılanlar ile
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar
için sigortalandıkları tarihten,
itibaren sona erer.
Ancak, hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık;
a) İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması, greve iştirak
etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde, bu hallerin sona ermesini,
b) Diğer hallerde ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin
durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin
durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme
halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on
gün içinde Kuruma bildirilir. Bu kişilerin meslek kuruluşlarına ya da vergi
dairelerine olan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın
sona ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
(Ek cümle: 13/2/2011-6111/28 md.) Vergi dairelerince vergi mükellefiyetinin
sona erdiğine ilişkin yapılacak bildirimlerde bu süre vergi mükellefiyeti terk
işleminin tesis tarihinden itibaren iki ayı geçmemek üzere vergi mükellefinin
işi bırakma işlemlerinin vergi dairelerince tekemmül ettirildiği tarihten başlar.
Birinci fıkranın (e) bendine göre sigortalılığı sona erenler ile 8 inci maddenin
birinci fıkrasının (c) bendine göre bildirimi yapılan sigortalıların, sigortalılığının
sona ermesine ilişkin bildirimleri, üç ay içinde Kuruma yapılır.
–––
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, (7), (8),
(9) ve (10) numaralı alt bentlerinde yer alan “tarihten” ibarelerinden sonra
gelmek üzere “bir gün öncesinden” ibareleri eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sigortalıların işleri nedeniyle geçici olarak yurt dışında bulunmaları
MADDE 10- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların
işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde
sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usûle uygun olarak yurt dışına
gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması
nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece,
sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri
devam eder.
(Mülga ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/67 md.)
İKİNCİ BÖLÜM
İşyerleri ve İşverenlere İlişkin Hükümler
İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli
MADDE 11- İşyeri, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile
birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir.
İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan
ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme,
yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri,
avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.
İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya
başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında,
çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret
sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış
sayılır. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç
on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır.
29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin
nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda,
bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde
şirkete yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi
takip eden on gün içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.
İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi,
sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi
veya intikal etmesi halinde, işyerinin nakledildiği, yeni işverenin işi veya
işyerini devraldığı tarihi takip eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla
intikali halinde ise mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde,
işyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları
içinde Kurumun diğer bir ünitesinin görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi
halinde, adres değişikliğinin yazı ile bildirilmesi yeterlidir. Bu işlerde
çalışan sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam eder.
Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk
tüzel kişileri, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan
işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan
istihdama ilişkin bilgileri, verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma
bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102 nci
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır.
İdarî para cezası uygulanması, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel
teşkil etmez.
Alt işveren, asıl işverenin işyerinde çalıştırdığı sigortalıları, işverenle
aralarında yaptıkları sözleşmenin ibrazı kaydıyla, Kurumdan alacağı özel bir
numara ile asıl işverenin kayıtlı olduğu dosyadan bildirir.
İşyeri bildirgesinin verilmemesi veya geç verilmesi, bu Kanunda belirtilen
hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. İşyeri bildirgesinin şekli ve içeriği
ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
İşveren, işveren vekili, geçici iş ilişkisi kurulan işveren ve alt
işveren
MADDE 12- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya
tüzel kişiler
ile tüzel kişiliği olmayan
kurum ve kuruluşlar işverendir.
İşveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim
görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu Kanunda geçen işveren
deyimi, işveren vekilini
de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş Kanununda tanımlanan
geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden
dolayı işveren
ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine tâbi olanlar hakkında,
işverenlerin bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri, bunları çalıştıran
işçi sendikaları ve
konfederasyonları veya işveren tarafından; 4 üncü maddenin dördüncü
fıkrasına tâbi olanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri, bunları
çalıştıran kamu idareleri veya eğitim gördükleri okullar tarafından
yerine getirilir. (1)
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında
Kanuna göre çalıştırılanlar hakkında, işverenlerin bu Kanunda belirtilen
yükümlülükleri,
bunları çalıştırmaya yetkili makam tarafından yerine getirilir.
Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis,
atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların
işvereni, Ceza İnfaz
Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ise
Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumunun sorumlu
müdür ve amirleridir.
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin
bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş
için görevlendirdiği
sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar,
üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme
yapmış olsalar dahi,
asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı
alt işveren ile birlikte sorumludur.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle;
12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “üçüncü” ibaresi “dördüncü”olarak
değiştirilmiş;
aynı Kanunun 66 ncı maddesiyle “işçi sendikaları” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ve konfederasyonları” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM (1)
Hizmet Akdiyle veya Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışan Sigortalıların
Tabi Olduğu Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri
İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 13- İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte
olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa
yürütmekte
olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri
dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın
geçen zamanlarda,
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı
gereğince çocuğuna
süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere
gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen
özüre uğratan olaydır.
İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından
bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine
derhal ve
Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,
b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından,
bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı
günden
sonra üç işgünü içinde,
c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.)
(Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı
bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi
zorunludur. Bu fıkranın
(a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki
yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten
itibaren başlar.
Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir
karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol
ile yetkilendirilen
memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma
yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların
gerçeğe uymadığı
ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz
olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren
gerçeğe aykırı
bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme
usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum
tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması
MADDE 14- Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin
niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları
yüzünden uğradığı
geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
(1) Bu bölüm başlığı “Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri” iken, 17/4/2008
tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usûlüne uygun
olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi,
b) Kurumca gerekli görüldüğü hallerde, işyerindeki çalışma şartlarını ve buna
bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin
incelenmesi,
sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak
çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanunla sağlanan haklardan
yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana
çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte
belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki
kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek
hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına
yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek
hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık
Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun
onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.
Meslek hastalığının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının
meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren
tarafından, (1)
b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine
getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış
bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse
geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir.
Meslek hastalığı ile ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurumun
denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş
müfettişleri vasıtasıyla yaptırılabilir.
Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin
şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikte
belirlenmiş hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp
sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunca karara bağlanır.
Hastalık ve analık hali
MADDE 15- (Değişik: 17/4/2008-5754/9 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalının,
iş kazası ve meslek hastalığı dışında kalan ve iş göremezliğine neden olan
rahatsızlıklar, hastalık halidir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı
kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından
dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı
olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk
sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan
gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve özürlülük halleri analık hali
kabul edilir.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle bu bentte yer
alan “(a) ve (c) bentleri” ibaresi “(a) bendi olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar
(1)
MADDE 16- (Değişik: 17/4/2008-5754/10 md.)
İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik
ödeneği verilmesi.
b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.
c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine,
gelir bağlanması.
d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.
e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği
verilmesi.
Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine
bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik
ödeneği verilir.
Analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum
yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan; kendi çalışmalarından dolayı
gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı
olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan
ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden
emzirme ödeneği verilir.
Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı
erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120
gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,
b) (b) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120
gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası
primi dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması,
şarttır.
Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan 9 uncu maddeye göre sigortalılığı
sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere üçyüz gün içinde çocukları doğarsa,
sigortalı kadın veya eşi analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı
erkek, doğum tarihinden önceki onbeş ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması
şartıyla emzirme ödeneğinden yararlandırılır.
Ödenek ve gelirlere esas tutulacak günlük kazanç (2)
MADDE 17- İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde verilecek
ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç;
iş kazasının veya doğumun olduğu tarihten, meslek hastalığı veya hastalık halinde
ise iş göremezliğin başladığı tarihten önceki oniki aydaki son üç ay içinde
80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlar toplamının, bu kazançlara
esas prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır. (Mülga son cümle:
17/4/2008-5754/67 md.)
Oniki aylık dönemde çalışmamış ve ücret almamış olan sigortalı, çalışmaya başladığı
ay içinde iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrarsa
verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirlerin hesabına esas günlük kazanç;
çalışmaya başladığı tarih ile iş göremezliğinin başladığı tarih arasındaki
sürede elde ettiği prime esas günlük kazanç toplamının, çalıştığı gün sayısına
bölünmesi suretiyle; çalışmaya başladığı gün iş kazasına uğraması halinde ise
aynı veya emsal işte çalışan benzeri bir sigortalının günlük kazancı esas tutulur.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereği sigortalı sayılanların
ödenek veya gelire esas günlük kazançlarının hesabında:
a) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki arızi ödemeler dikkate alınmış ise ödenek
ve gelire esas alınacak günlük kazanç, ücret toplamının ücret alınan gün sayısına
bölünmesiyle hesaplanacak günlük kazanca, % 50 oranında bir ekleme yapılarak
bulunan tutardan çok olamaz.
b) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yapılan ücret, ikramiye,
zam, tazminat ve bu mahiyetteki ödemelerden, ödenek ve gelirin hesabına esas
alınan üç aylık dönemden önceki aylara ilişkin olanlar dikkate alınmaz.
(1) Bu madde başlığı “İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve
analık hallerinde sağlanan haklar” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754
sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle
bu maddenin birinci fıkrasındaki “prim gün sayısına” ibaresi “prim
ödeme gün sayısına”, üçüncü fıkrasındaki “(a) ve (c) bentleri”
ibaresi “(a) bendi”şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Meslek hastalığı, sigortalının sigortalı olarak çalıştığı son işinden
ayrıldığı tarihten bir yıl geçtikten sonra meydana çıkmış ise,
günlük kazancı bu son işinden ayrıldığı tarih esas alınarak yukarıdaki
fıkralara göre hesaplanır.
İş kazası ile meslek hastalığı sigortasından bağlanacak gelirlere
esas tutulacak aylık kazanç, yukarıdaki hükümlere göre hesaplanacak
günlük kazancın otuz katıdır.
Geçici iş göremezlik ödeneği
MADDE 18- Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından
istirahat raporu alınmış olması şartıyla;
a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe uğrayan
sigortalıya her gün için,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık
sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması
halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde
en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla
geçici iş göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin
(1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının
analığı halinde, doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün
kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan
önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede, çoğul gebelik halinde
ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilâve
edilerek çalışmadığı her gün için,
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin
(1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının,
erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak
süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma üç hafta kalıncaya
kadar çalışması halinde, doğum sonrası istirahat süresine eklenen
süreler için, (1)
geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara iş kazası veya
meslek hastalığı ya da analık halinde geçici iş göremezlik ödeneği,
genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının
ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi
sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldıkları sürede
ödenir. Ancak bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre doğum
öncesi ve doğum sonrası çalışmadığı sürelerde geçici iş göremezlik
ödeneğinin ödenebilmesi için yatarak tedavi şartı aranmaz.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/11 md.) İş kazası, meslek
hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının analığı halinde verilecek
geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 17 nci maddeye
göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde
ise üçte ikisidir.
Sigorta prim ve ödeneklerinin hesabına esas tutulacak günlük kazançların
alt sınırında meydana gelecek değişikliklerde, yeniden tespit edilen
alt sınırın altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek almakta
bulunanların veya almaya hak kazanmış veya kazanacak olanların
bu ödenekleri, günlük kazançlarının alt sınırındaki değişikliklerin
yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak değiştirilmiş günlük kazançların
alt sınırına göre ödenir.
Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık
hallerinden birkaçı birleşirse, geçici iş göremezlik ödeneklerinden
en yükseği verilir.
Geçici iş göremezlik ödenekleri, toplu iş sözleşmesi yapılan işyerleri
ile kamu idarelerinin işverenleri tarafından Kurumca belirlenen
usûl ve esaslara göre Kurum adına sigortalılara ödenerek, daha
sonra Kurum ile mahsuplaşmak suretiyle tahsil edilebilir.
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 29 uncu maddesiyle,
bu bentte yer alan “sigortalı kadının isteği ve hekimin onayı ile
doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde,” ibaresi “sigortalı
kadının, erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı
çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma
üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde,” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
Geçici iş göremezlik ödeneklerinin ödeme zamanı ile bu maddenin
uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı
ve birden çok iş kazası ve meslek hastalığı hali
MADDE 19- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.) İş kazası
veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları
tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte
kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen
sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden
tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği,
birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara
göre yeniden tespit olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün
kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya,
17 nci maddeye göre hesaplanan aylık kazancının % 70'i oranında
gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak
gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik
derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin
sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlara,
sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından
dolayı, genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her
türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. (1)
(Mülga beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.)
(Mülga altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/12 md.)
Yukarıdaki fıkralara göre hesaplanan gelir, günlük kazanç hesabına
giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında 55 inci maddenin
ikinci fıkrası hükmüne göre artırılarak belirlenir.
Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri;
a) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
b) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik
durumuna girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini,
takip eden ay başından başlar.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “prim ve her türlü borçlarının” ibaresi “prim
ve prime ilişkin her türlü borçlarının” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı özürlülük veya
meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara, yazılı istek tarihinden
itibaren 18 inci maddeye göre hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik
ödeneği ile aylık sürekli iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark,
her gün için geçici iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
Sigortalının yeniden bir iş kazasına uğraması veya yeni bir meslek hastalığına
tutulması halinde, meydana gelen özürlerin bütünü göz önüne alınarak kendisine,
sürekli iş göremezliğini doğuran son iş kazası veya meslek hastalığı sırasındaki
kazancı üzerinden gelir hesaplanır. Ancak, sigortalının son iş kazası veya
meslek hastalığı sırasındaki günlük kazancına göre bulunacak geliri, hesaplanan
ilk gelirinden az ise sigortalının sürekli iş göremezlik geliri ilk kazanç
üzerinden ödenir.
İş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte
kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri
MADDE 20- İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının
hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının %
70'i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine
göre gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 veya daha
fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken
ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın
birinci fıkraya göre belirlenen tutar, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine
gelir olarak bağlanır.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının
altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin,
ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının
almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre
hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların
hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için, kendi sigortalılığından dolayı,
genel sağlık sigortası dahil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş
olması zorunludur. (1)
Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddeler
uygulanır.
37 nci madde hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği verilir.
İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin
sorumluluğu
MADDE 21- İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların
sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana
gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan
veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki
ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden
isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.
İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle bu fıkrada
yer alan “prim ve her türlü borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her
türlü borçlarının” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede
işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen
süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden
tahsil edilir.
Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle
bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli
olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit
edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen
hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği
işverene ödettirilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle
meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması
gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye
değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları
çalıştıranlara rücû edilir.
İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile
kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği
olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında
kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya
hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya
ilgililere rücû edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde,
bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için,
iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine
veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücû
edilmez.
Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş
göremezliğinin artması
MADDE 22- Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına veya
meslek hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş
göremezliğinin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli
iş göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir bir mazereti olanlar hariç,
sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle hekimin
bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzamasına
veya iş göremezlik oranının artmasına, malûl kalmasına neden olması halinde,
uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine
kadarı Kurumca eksiltilir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan,
meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının kusur derecesi esas
alınarak üçte birine kadarı Kurumca eksiltilir.
c) Kasdî bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan,
hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul
etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
d) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna
dair belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez,
ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren 96 ncı madde hükümlerine
göre geri alınır.
13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler tarafından iş
kazasının anılan bentte belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda,
sigortalıya yapılacak iş göremezlik ödenekleri bildirim tarihinden itibaren
ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Süresinde bildirilmeyen sigortalılıktan doğan sorumluluk
MADDE 23- Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe
giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği
veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana
gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin
gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması
gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci
fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olduğu halde,
8 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen süre içerisinde bildirimde bulunmayanlara,
bildirimde bulunulmayan sürede meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, analık
halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenmez. (1)
Kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan süreler
MADDE 24- Kısa vadeli sigorta kolları bakımından;
a) Herhangi bir sebeple silâh altına alınan sigortalının askerlikte geçen hizmet
süresi,
b) Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre,
c) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından geçici iş
göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre,
d) Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması hallerinde
geçen süre,
18 inci maddede belirtilen çalışma sürelerine girmediği gibi, iş göremezliğin
başladığı veya hastalığın anlaşıldığı yahut doğumun olduğu tarihten önceki
bir yılın hesabında da dikkate alınmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun Vadeli Sigorta Hükümleri
Malûl sayılma
MADDE 25- (Değişik: 17/4/2008-5754/13 md.)
Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti
sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı
tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası
veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini
yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca
tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “dördüncü fıkrasında” ibaresi “üçüncü fıkrasında”,
“hastalık ve analık” ibaresi “analık” şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Ancak, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının
çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma
gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık
veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.
Yedek subay veya er olarak ya da talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla
görevleri ile ilgileri kesilmeksizin silâh altına alındıkları dönemde malûl
olup, bu malûllükleri asıl görevlerini veya işlerini yapmaya mani olmayanlar
hakkında, bu hastalık veya özürleri sebebiyle malûllük sigortasına ilişkin
hükümler uygulanmaz.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların yazılı
talepleri halinde, haklarında bu madde hükümleri uygulanmaksızın malûllüklerinin
mani olmadığı başka vazife veya sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak
üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi,
bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını isteme hakları mahfuzdur. Ancak, kurumlarında
başka vazife ve sınıflara nakli mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük
süresine tabi olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya malûliyetlerinin
yeni vazifelerine de mani olduğuna dair usûlüne uygun yeniden rapor almadıkça
bu haklarını kullanamazlar.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,
vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar, hastalıkları kanunlarında
tayin edilen sürelerden fazla devam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine
ve doğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarınca malûl veya 47 nci madde hükümlerine
göre vazife malûlü sayılırlar.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan;
personel kanunlarına tabi olmayanların hastalık sebebiyle malûl sayılmalarına
esas alınacak hastalık süresi hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye
kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri
uygulanır. Kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen hastalığı en çok bir
yıl içinde nüksetmesi halinde eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilmek
suretiyle işlem yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Malûllük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 26- Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malûllük aylığı
bağlanmasıdır.
Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/14 md.) En az on yıldan beri sigortalı bulunup,
toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede
malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan
veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı
istekte bulunması,
halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel
sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş
olması zorunludur. (1)
Malûllük aylığının hesaplanması, başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 27- (Değişik: 17/4/2008-5754/15 md.)
Malûllük aylığı; prim gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000
gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün
sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanır. Sigortalı başka
birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan
artırılır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için 9000 prim gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır.
Malûllük aylığı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılar ile (c) bendi kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve
daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanların;
a) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce
ise yazılı istek tarihini,
b) Malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra
ise rapor tarihini,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların
ise, malûliyetleri sebebiyle görevlerinden ayrıldıkları tarihi,
takip eden ay başından itibaren başlar.
Malûllük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları
tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir ve bu Kanuna tabi olarak çalıştıkları
süre zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden
81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık
sigortasına ait prim alınır. Bunlardan işten ayrılarak yeniden malûllük aylığı
bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da emekliye ayrılan veya sevkedilenlere;
kontrol muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığına esas malûllüğünün devam ettiği
anlaşılmak kaydıyla, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
çalışıyorsa görevinden ayrıldığı tarihi, diğerlerine ise istek tarihlerini
takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden malûllük aylığı hesaplanarak bağlanır.
Bu durumdakilerden ilk bağlanan malûllük aylığına esas prim ödeme gün sayısı;
a) 9000 günün üzerinde olanların aylıkları 30 uncu maddenin üçüncü fıkrasının
(a) bendi hükümleri uygulanarak hesaplanır.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle; bu fıkrada
yer alan “prim ve her türlü borçlarının” ibaresi “prim ve prime ilişkin her
türlü borçlarının” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
b) 9000 günden az olanların aylıkları ise, eski aylığın kesildiği
tarihten sonra aylıklara yapılan artışlar uygulanmak suretiyle
aylığın başlangıç tarihi itibariyle hesaplanan tutarının emeklilik
öncesi ve sonrası prim ödeme gün sayısı toplamının emeklilik
öncesi prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü ile emeklilik
sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın toplamından oluşur. Emeklilik
sonrası çalışmaya ait kısmi aylık, emeklilik öncesi ve sonrası
prim ödeme gün sayısı toplamı ve emeklilik sonrası çalışmaya
ait prime esas kazançları üzerinden bu maddenin birinci fıkrasına
göre hesaplanan aylığın emeklilik sonrası prim ödeme gün sayısına
orantılı bölümü kadardır. Yeni aylık, eski aylığın kesildiği
tarihten sonra aylıklara yapılan artışlar uygulanmak suretiyle
bulunan tutarın altında olamaz.
Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerinde belirtilen 9000 prim gün sayısı,
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için 7200 gün olarak uygulanır.
Yaşlılık sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 28- Yaşlılık sigortasından sigortalıya sağlanan haklar şunlardır:
a) Yaşlılık aylığı bağlanması.
b) Toptan ödeme yapılması.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) İlk defa bu Kanuna göre sigortalı
sayılanlara;
a) Kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı
bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için prim gün sayısı şartı 7200 gün olarak uygulanır.
b) (a) bendinde belirtilen yaş şartı;
1) 1/1/2036 ilâ 31/12/2037 tarihleri arasında kadın için 59, erkek için 61,
2) 1/1/2038 ilâ 31/12/2039 tarihleri arasında kadın için 60, erkek için 62,
3) 1/1/2040 ilâ 31/12/2041 tarihleri arasında kadın için 61, erkek için 63,
4) 1/1/2042 ilâ 31/12/2043 tarihleri arasında kadın için 62, erkek için 64,
5) 1/1/2044 ilâ 31/12/2045 tarihleri arasında kadın için 63, erkek için 65,
6) 1/1/2046 ilâ 31/12/2047 tarihleri arasında kadın için 64, erkek için 65,
7) 1/1/2048 tarihinden itibaren ise kadın ve erkek için 65,
olarak uygulanır. Ancak yaş hadlerinin uygulanmasında (a) bendinde belirtilen
prim gün sayısı şartının doldurulduğu tarihte geçerli olan yaş hadleri esas
alınır.
Sigortalılar, ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan yaş hadlerine
65 yaşını geçmemek üzere üç yıl eklenmek ve adlarına en az 5400 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla da yaşlılık aylığından
yararlanabilirler. (1)
Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin
ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya özürü
bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en
az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle; bu fıkrada
yer alan "yaş hadlerine" ibaresinden sonra gelmek üzere "65
yaşını geçmemek üzere" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca
usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin
incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp
oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri
sigortalı olmaları ve 4320 gün,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri
sigortalı olmaları ve 4680 gün,
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla ikinci
fıkranın (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar.
Bunlar 94 üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tâbi tutulabilirler.
Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya
münavebeli olarak en az 20 yıldan beri çalışan sigortalılar için ikinci fıkrada
belirtilen yaş şartı 55 olarak uygulanır.
55 yaşını dolduran ve erken yaşlanmış olduğu tespit edilen sigortalılar, yaş
dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(1)
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) Emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması
talebinde bulunan kadın sigortalılardan başka birinin sürekli bakımına muhtaç
derecede malûl çocuğu bulunanların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
geçen prim ödeme gün sayılarının dörtte biri, prim ödeme gün sayıları toplamına
eklenir ve eklenen bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilir.
(Değişik sekizinci fıkra: 17/4/2008-5754/16 md.) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen
yaşlılık aylıklarından yararlanabilmek için, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan, (b) bendinde
belirtilen sigortalının sigortalılığa esas faaliyete son verip vermeyeceğini
beyan ettikten sonra yazılı istekte bulunmaları, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendinde belirtilen sigortalıların ise istekleri üzerine yetkili makamdan
emekliye sevk onayı alındıktan sonra ilişiklerinin kesilmesi şarttır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılara yaşlılık
aylığı bağlanabilmesi için ayrıca, yazılı talepte bulunduğu tarih itibarıyla
genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime
ilişkin her türlü borcunun olmaması zorunludur. (1)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Yaşlılık aylığının hesaplanması
MADDE 29- (Değişik: 17/4/2008-5754/17 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar
ile aynı fıkranın (c) bendine göre bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylığı, aşağıdaki
hükümlere göre belirlenecek ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranının
çarpımı sonucunda bulunan tutardır.
Ortalama aylık kazanç, sigortalının her yıla ait prime esas kazancının, kazancın
ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her
yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının,
itibarî hizmet süresi ile fiilî hizmet süresi zammı hariç toplam prim ödeme
gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın otuz katıdır.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle; yedinci fıkrada
yer alan "50" ibaresi "55" şeklinde, dokuzuncu fıkrada
yer alan "prim ve her türlü borcunun" ibaresi ise "prim ve prime
ilişkin her türlü borcunun" değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına tâbi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360
günü için % 2 olarak uygulanır. Bu hesaplamada 360 günden eksik
süreler orantılı olarak dikkate alınır. Ancak aylık bağlama oranı
% 90'ı geçemez.
28 inci maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre aylığa hak
kazanan sigortalılar için hesaplanacak aylık bağlama oranı, prim
ödeme gün sayısı 9000 günden az olanlar için çalışma gücü kayıp
oranının 9000 gün prim ödeme gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunan
rakamın % 60'a bölünmesi suretiyle hesaplanan gün sayısına göre,
% 50'yi geçmemek üzere üçüncü fıkra uyarınca tespit edilen orandır.
Prim ödeme gün sayısı 9000 günden fazla olanlar için ise toplam
prim ödeme gün sayısına göre aylık bağlama oranı belirlenir. Ancak,
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlar için bu fıkrada geçen 9000 prim gün sayısı 7200 gün,
% 50 oranı da % 40 olarak uygulanır.
Yukarıdaki şekilde hesaplanan aylığın başlangıç tarihinin yılın
ilk altı aylık dönemine rastlaması halinde 55 inci maddenin ikinci
fıkrasına göre Ocak ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan
artış oranı kadar artırılarak, yılın ikinci altı aylık dönemine
rastlaması halinde ise öncelikle Ocak ödeme dönemi, daha sonra
Temmuz ödeme dönemi için gelir ve aylıklara uygulanan artış oranları
kadar artırılarak, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki aylığı
hesaplanır.
Yaşlılık aylığının başlangıcı, kesilmesi veya sosyal güvenlik destek primi
ödenmesi
MADDE 30- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak
kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/18 md.) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan
yaşlılık aylığına hak kazananlara, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı
üzerine görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/18 md.) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan
her ne şekilde olursa olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık
haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden
yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden,
ay başından itibaren aylık bağlanır.
Aylığın ödenmesine başlanacağı tarihte hastalık sigortasından geçici iş göremezlik
ödeneği almakta olan sigortalının yaşlılık aylığı, geçici iş göremezlik ödeneği
verilme süresinin sona erdiği tarihi takip eden ay başından başlar. Ancak,
bağlanacak yaşlılık aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık tutarından
fazla ise, aradaki fark birinci fıkraya göre tespit edilecek tarihten başlanarak
verilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan
sonra;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç
olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya
başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden
ödeme dönemi başında kesilir. Bunlardan bu Kanuna tabi çalıştıkları süre zarfında
80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde
gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına
ait prim alınır. Yaşlılık aylığı kesilenlerden, işten ayrılarak veya işyerini
kapatarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için
yazılı istekte bulunanlara ya da emekliye ayrılan veya sevk edilenlere,
yazılı istek tarihini veya görevinden ayrıldığı tarihi takip eden
ödeme döneminden itibaren yeniden yaşlılık aylığı hesaplanarak
bağlanır. Yeni aylık, eski aylığın kesildiği tarihten sonra aylıklara
yapılacak artışlar uygulanarak bu fıkrada belirtilen aylık başlangıç
tarihi itibarıyla bulunan tutarı ile emeklilik sonrası çalışmaya
ait kısmi aylığın toplamından oluşur. Emeklilik sonrası çalışmaya
ait kısmı aylık, talep tarihindeki emeklilik öncesi ve sonrası
prim ödeme gün sayısı ve emeklilik sonrası çalışmaya ait prime
esas kazançları üzerinden 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylığın
emeklilik sonrası prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır.
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı
alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya
başlayanlardan aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların
yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan, almakta
oldukları aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi
kesilir. Ancak kesilecek olan bu tutar, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında
ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik
destek priminden fazla olamaz. Bu sigortalılardan ayrıca kısa vadeli
sigorta kolları primi alınmaz. Sosyal güvenlik destek primine tabi
olanların primleri, aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir.
Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler bu
Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün
sayısına ilâve edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine göre
toptan ödeme yapılmaz.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.)
(Değişik beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/18 md.) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine tabi faaliyete başladığı için üçüncü
fıkranın (a) bendine göre yaşlılık aylığı kesilenler, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları devam
ettiği süre içinde bu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükümlerinin
uygulanmasını; (b) bendi hükümlerine göre sosyal güvenlik destek
primine tabi olanlar ise haklarında üçüncü fıkranın (a) bendi hükümlerinin
uygulanmasını isteyebilirler.
Yaşlılık toptan ödemesi ve ihya
MADDE 31- (Değişik: 17/4/2008-5754/19 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar
ile bu Kanuna göre ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan, herhangi
bir nedenle çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı
bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı
bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) ve (c) bentleri kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında
ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait
tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen
yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan
ödeme şeklinde verilir.
Bu Kanuna göre toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş
bulunanlardan, yeniden bu Kanuna tabi olarak malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olanlar, yazılı olarak
müracaat etmeleri halinde, aldıkları toptan ödemenin ödeme tarihi
ile yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için her yılın
gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan tutarın
ilgiliye tebliğ tarihini takip eden ayın sonuna kadar ödemeleri
halinde, bu hizmetler ihya edilerek bu Kanunun uygulanmasında
dikkate alınır.
Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları
MADDE 32 - Ölüm sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a) Ölüm aylığı bağlanması.
b) Ölüm toptan ödemesi yapılması.
c) Aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.(1)
d) Cenaze ödeneği verilmesi.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/20 md.) Ölüm aylığı;
a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş
veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar
için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup,
toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü
veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık
aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı
olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş,
durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları
halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının
genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime
ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle; bu bentte yer
alan “eş ve çocuklara” ibaresi “kız çocuklarına” şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Ölüm sigortasından bağlanacak aylığın hesaplanması (1)
MADDE
33- Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan aylığın
hesaplanmasında;
a) Sigortalının almakta olduğu veya bağlanmasına hak kazandığı malûllük, vazife
malûllüğü veya yaşlılık aylığı,
b) Malûllük veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı olarak çalışmaya
başlaması sebebiyle aylığı kesilen sigortalının ölüm tarihi esas alınarak 27
nci veya 30 uncu maddelere göre tespit edilecek aylığı,
c) 32 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödemiş olan sigortalının prim ödeme gün sayısı, 9000
günden az ise 9000 gün üzerinden, 9000 gün ve daha fazla ise toplam prim ödeme
gün sayısı üzerinden, 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanan aylığı,
esas alınır.(Ek cümle: 17/4/2008-5754/66 md.) Ancak, 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için 9000 prim gün sayısı
7200 gün olarak uygulanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri ile 5 inci madde
kapsamındaki sigortalılar için ayrı ayrı olmak üzere; sigortalıların ölümleri
halinde ölüm sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan aylıkların aylık
başlangıç tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı itibarıyla yıl içine ait artışlar
uygulanmaksızın hesaplanacak tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın
son ödeme ayında söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı ödenen en düşük yaşlılık
aylığından az olamaz. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda
malûl sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise, birinci fıkranın (a) ve
(b) bentlerinin uygulanmasında bu durum dikkate alınmaz.
Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması
MADDE 34- Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a) (Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Dul eşine % 50'si; aylık bağlanmış çocuğu
bulunmayan dul eşine ise bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a),
(b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmaması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık
bağlanmamış olması halinde % 75'i,
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı
kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış
çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim
yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip
malûl olduğu anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan
veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25'i,
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle; bu maddenin
birinci fıkrasının (b) bendindeki “29 uncu” ibaresi “30 uncu” şeklinde değiştirilmiş,
(a) bendine “malûllük” ibaresinden sonra gelmek üzere “, vazife malûllüğü”
ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
c) (b) bendinde belirtilen çocuklardan sigortalının ölümü ile
anasız ve babasız kalan veya sonradan bu duruma düşenlerle, ana
ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan veya sigortalının
ölümü tarihinde evlilik bağı bulunmakla beraber ana veya babaları
sonradan evlenenler ile kendisinden başka aylık alan hak sahibi
bulunmayanların her birine % 50'si,
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse
bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari
ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan
gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması
şartıyla ana ve babaya toplam % 25'i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde
olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam
% 25'i,
oranında aylık bağlanır.
Sigortalı tarafından evlât edinilmiş, tanınmış veya soy bağı düzeltilmiş veya
babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları,
bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanır.
Hak sahiplerine bağlanacak aylıkların toplamı sigortalıya ait aylığın tutarını
geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin aylıklarından
orantılı olarak indirimler yapılır.
Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 35- Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde,
bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılır.
Hak sahiplerine bağlanan aylıklar
34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme
dönemi başından itibaren kesilir.
Ancak bu Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde
belirtilenlerden öğrenci olanların sigortalı sayılmaları, bağlanan aylıkların
kesilmesini gerektirmez.
Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede
belirtilen şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından
itibaren yeniden aylık bağlanır. (Mülga son cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)
Bu madde gereğince aylığı kesilen çocuklardan, sonradan Kurum Sağlık Kurulu
kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında kaybederek malûl olduğu anlaşılanlara,
34 üncü maddede belirtilen şartları taşımaları halinde, malûllük durumlarının
tespitine esas teşkil eden rapor tarihini takip eden ay başından itibaren,
94 üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla aylık bağlanır.
Yeniden bağlanan aylık, aylığın kesildiği tarihten tekrar bağlandığı tarihe
kadar geçen süre için 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılmak suretiyle
belirlenir.
Ölüme bağlı toptan ödeme ve ihya
MADDE 36- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/22 md.) 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile bu Kanuna
göre
ilk defa aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
olanlardan ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması
durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla 31 inci maddenin birinci fıkrasına
göre hesaplanan tutar, 34 üncü madde hükümleri dikkate alınarak hak sahiplerine
toptan ödeme şeklinde verilir.
Hak sahiplerine yapılacak toptan ödemenin toplamı, sigortalıya yapılacak toptan
ödeme tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin
hisselerinden orantılı olarak indirim yapılır.
Toptan ödeme yapıldıktan sonra artan tutar olursa sigortalının ölümünden sonra
doğan veya soy bağı düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan çocuklarına da
bu madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılır.
(Değişik dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/22 md.) Bu Kanuna göre toptan ödeme
yapılarak tasfiye edilmiş süreler, borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri
birleştirilerek ya da sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin
eklenmesi suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli prim ödeme
gün sayısının tamamlanması halinde, hak sahiplerinin yazılı isteği üzerine
31 inci maddenin ikinci fıkrasına göre ihya edilir. Yukarıdaki süreler, ihya
edilen süreye ilişkin tutar dahil her türlü borçların ödendiği tarihi takip
eden ay başı itibarıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasında dikkate alınır.
Evlenme ve cenaze ödeneği
MADDE 37- (Değişik: 17/4/2008-5754/23 md.)
Evlenmeleri nedeniyle, gelir veya aylıklarının kesilmesi gereken kız çocuklarına
evlenmeleri ve talepte bulunmaları halinde almakta oldukları aylık veya gelirlerinin
iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin
ödenir. Evlenme ödeneği alan hak sahibinin aylığının kesildiği tarihten itibaren
iki yıl içerisinde yeniden hak sahibi olması halinde, iki yıllık sürenin sonuna
kadar gelir veya aylık bağlanmaz, bu durumda olanlar 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (f) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır.
Evlenme ödeneği verilmesi halinde, diğer hak sahiplerinin aylık veya gelirleri
evlenme ödeneği verilen sürenin bitimini takip eden ödeme döneminden itibaren
34 üncü maddeye göre yeniden belirlenir.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malûllük,
vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az
360 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen
sigortalının hak sahiplerine Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından
onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği, sırasıyla
sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa
kardeşlerine verilir.
Cenaze ödeneğinin üçüncü fıkrada sayılanlara ödenememesi ve sigortalının cenazesinin
gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılması durumunda, üçüncü fıkrada
belirtilen tutarı geçmemek üzere belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan
gerçek veya tüzel kişilere ödenir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan
ölenlerin hak sahiplerine kendi kurumları tarafından ilgili mevzuat gereği
ölüm yardımı hariç cenaze gideri, cenaze nakil gideri ödeneği veya bu mahiyette
bir ödemenin yapılması halinde, Kurum tarafından cenaze ödeneği ödenmez.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi
MADDE 38- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin
başlangıcı; sigortalının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı İhtiyarlık
Sigortası Kanununa, mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık
ve Ölüm Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununa, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar
ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa, 17/10/1rihli
ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga
17/10/1rihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanununa ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20
nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih
olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri
saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına
tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış
kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Aylık bağlama işlemlerinde dikkate
alınan sigortalılık süreleri, sigortalılığın başlangıç tarihi ile sigortalının
aylık bağlanması için yazılı istekte bulunduğu, aylık bağlanması için istekte
bulunmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen süredir. 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar bakımından
sigortalılık süresi; sigortalılığın başlangıç tarihi ile 48 inci maddeye göre
yetkili makamdan emekliye sevk onayının alınarak görevi ile ilişiğinin kesildiği
ayın son günü arasında geçen süredir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Vazife malûllüğü aylığı almakta iken, çalışmaya
başlamaları nedeniyle haklarında uzun vadeli sigorta hükümleri uygulananlar
için malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında
esas alınacak sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazancın
hesaplanmasında, vazife malûllüğü aylığı bağlandığı tarihten önceki süreler
dikkate alınmaz.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından üçüncü kişinin sorumluluğu
MADDE 39- Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan
sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak
aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca
zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir. (1)
Malûllük, vazife malûllüğü veya ölüm hali, kamu görevlilerinin veya er ve erbaşlar
ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin
gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı
haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı
veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan aylıklar için Kurumca,
kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. (1)
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle
birinci fıkrada yer alan “malûl kalan” ibaresi “malûl veya vazife
malûlü olan” şeklinde değiştirilmiş; aynı Kanunun 66 ncı maddesiyle
ikinci fıkrada yer alan “Malûllük” ibaresinden sonra gelmek üzere
“, vazife malûllüğü” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Fiilî hizmet süresi zammı
MADDE 40- (Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.)
Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına,
bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında
gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden
eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet
süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı
kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında
belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte
belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz
kalması şarttır.
Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten
fiilî hizmet süresi zammı uygulanır.
Kapsamdaki Kapsamdaki Eklenecek
İşler/İşyerleri Sigortalılar Gün Sayısı
1) Kurşun ve arsenik işleri 1) Kurşun üretilen galenit, serüzit, anglezit gibi
cevherlerin çıkarılmasına ilişkin maden ocağı
işlerinde çalışanlar.
2) Kurşunlu madenlerden yahut içinde kurşun
bulunan kül, maden köpüğü, kurşun fırın kurumu, 60
üstübeç artığı ve benzeri maddelerden kurşun üretimi
için yapılan izabe işlerinde çalışanlar.
3) Antimuan, kalay, bronz ve benzeri maddelerle
yapılan kurşun alaşımı işlerinde çalışanlar.
4) Kurşun izabe fırınlarının teksif odalarında biriken 90
kuru tozları kaldırma işlerinde çalışanlar.
2) Cam fabrika ve atölyeleri 1) Cam yapımında kullanılan ilkel maddeleri toz
haline
getirme, eleme, karıştırma ve kurutma işlerinde
(bu işleri yapmak üzere tam kapalı odalar içinde otomatik
makineli tesisat veya çalışma ortamındaki tozları
sağlık için tehlike oluşturmayacak düzeye indiren
havalandırma tesisatı bulunmadığı takdirde) çalışanlar.
2) Eritme işlerinde (otomatik besleme fırınlarıyla
çalışılmadığı takdirde) çalışanlar.
3) Ateşçilik işlerinde çalışanlar.
4) Üfleme işlerinde (tamamen otomatik makinelerle
yapılmadığı takdirde) çalışanlar.
5) Basınçla yapılan cam işlerinde (cam tazyiki işleri)
çalışanlar.
6) Ayna camı sanatında potalı cam dökümü işlerinde 60
(potalar kalıp masasına mekanik araçlarla taşınmadığı
takdirde) çalışanlar.
7) Camı fırın başından alma işlerinde çalışanlar.
8) Yayma fırınlarında düzeltme işlerinde çalışanlar.
9) Traş işlerinde çalışanlar.
10) Asitle hak ve cilâlama işlerinde çalışanlar.
11) Basınçlı havayla kum püskürten cihazlarla yapılan
işlerde (çalışma ortamındaki tozları sağlık için tehlike
oluşturmayacak düzeye indiren havalandırma tesisatı
bulunmadığı takdirde) çalışanlar.
12) Pota ve taş odalarında görülen işlerde çalışanlar.
3) Cıva üretimi işleri sanayii 1) Cıva izabe fırınlarında görülen işlerde çalışanlar.
2) Elementer cıva bulunan ocaklarda görülen işlerde 90
çalışanlar.
4) Çimento fabrikaları 1) İlkel maddeleri kırma, ufalama, ezme, eleme ve
karıştırma işlerinde çalışanlar.
2) Otomatik fırınlarda pişirme işlerinde çalışanlar.
3) Klinkeri öğütme, eleme, torba ve fıçılara koyma 60
işlerinde (otomatik olarak tozun etrafa yayılmasını
önleyici bir düzenleme yapılmadığı takdirde) çalışanlar.
5) Kok fabrikalarıyla 1) Ateşçilik, ocak temizliği, jeneratör, doldurma,
termik santraller boşaltma ve temizleme işlerinde çalışanlar.
2) Kimyasal arıtma işlerinde çalışanlar.
3) Gazın geçtiği cihaz ve boruların onarılması ve
temizlenmesi işlerinde çalışanlar.
4) Kok fabrikalarında kömür ve ocak işlerinde
çalışanlar.
5) Elektrik enerji üretim santrallerinin kazan 60
dairesindeki ateşçilik, kül ve kömürlerin taşınması
işlerinde çalışanlar.
6) Termik santrallerle her çeşit buhar kazanlarının
kazan dairesindeki ateşçilik, kül ve kömürlerin
taşınması işlerinde çalışanlar.
6) Alüminyum fabrikaları 1) Alüminyum oksit üretimi işlerinde çalışanlar.
2) Alüminyum bronzu hazırlama işlerinde çalışanlar. 60
3) Alüminyum madeni üretimi işlerinde çalışanlar.
7) Demir ve çelik fabrikaları 1) Demir izabe fabrikalarında cevherin demire
çevrilmesi işleriyle boru fabrikalarının fırın ve
döküm dairelerinde yapılan işlerinde çalışanlar.
2) Çelikhanelerin çelik yapılan fırınlarıyla bunların
teferruat ve eklentilerinden olan ikinci derecedeki
fırınlarda ve konvertörlerde yapılan işlerinde
çalışanlar.
3) Sıvı haldeki demir ve çeliğin tesisat ve teçhizatla 90
veya mekanik olarak taşınmasına ilişkin işlerde
çalışanlar.
4) Sıcak veya sıvı haldeki cürufun taşınması ve
işlenmesi işlerinde çalışanlar.
5) Haddehanelerde (soğuk demirle çalışılan
haddehaneler hariç), fırınlarda, hadde serilerinde,
haddehaneyi kızgın veya sıvı çelik yahut demirle
besleyen tesisat ve araçlarla görülen işlerle kızgın
halde olan yarı mamul parçaların kesilmesi ve
hazırlanması işlerinde çalışanlar.
8) Döküm fabrikaları 1) Döküm kalıp ve maçalarının yapılması ve
döküme
hazır duruma getirilmesi işlerinde çalışanlar.
2) Döküm şarjının hazırlanması ve her çeşit maden 60
eritme (izabe) fırınlarının döküme hazır duruma
getirilmesi işlerinde çalışanlar.
3) Maden eritme ve dökme işlerinde çalışanlar.
9) Asit üretimi yapan 1) Asit için hammaddelerin hazırlanması işlerinde
fabrika ve atölyeler çalışanlar.
2) Asidin yapılma safhalarındaki işlerinde çalışanlar. 90
3) Baca gazlarından asit elde edilmesi işlerinde
çalışanlar.
10) Yeraltı işleri Maden ocakları (elementer cıva bulunduğu saptanan
cıva maden ocakları hariç), kanalizasyon ve tünel 180
yapımı gibi yer altında yapılan işlerde çalışanlar.
11) Radyoaktif ve Doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler
radyoiyonizan maddelerle veya bütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları
90
yapılan işler ile yapılan işlerde çalışanlar.
12) Su altında veya su altında 1) Su altında basınçlı hava içinde çalışmayı
gerektiren
basınçlı hava içinde çalışmayı işlerden 20- 35 metreye kadar derinlik veya
gerektiren işler 2-3,5 kg/cm2 basınçta yapılan işlerde çalışanlar. 60
2) Su altında basınçlı hava içinde çalışmayı gerektiren
işlerden 35-40 (40 hariç) m. derinlik veya 3,5-4 90
(3,5 hariç) kg/cm2 basınçta yapılan işlerde çalışanlar.
3) Dalgıçlık işinde çalışanlar.
13) Türk Silâhlı Kuvvetlerinde (1) Subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma,
uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş ve erler. (1) 90
14) Emniyet ve polis mesleğinde, (2) Asaleti onaylanmış olmak şartıyla adaylıkta
geçirilen
Milli İstihbarat Teşkilâtında süreler dahil polis memuru, başpolis memuru ve
kıdemli
başpolis memuru, komiser yardımcısı, komiser, baş
komiser, emniyet amiri, emniyet müdürleri ile bu ve
daha yukarı maaş ve derecelerdeki emniyet
mensupları, Milli İstihbarat Teşkilâtı mensupları. (2) 90
15) İtfaiye veya yangın Yangın söndürme işlerinde çalışanlar. 60
söndürme işleri
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı,
yukarıdaki tablonun (13) ve (14) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için
sekiz, diğer sigortalılar için beş yılı geçmemek üzere uzun vadeli sigorta
kolları uygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir. Bu sürelerin, üç yılı
geçmemek üzere yarısı emeklilik yaş hadlerinden indirilir. Tablonun (10) numaralı
sırasında yer alan sigortalılar için bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddi indiriminden yararlanabilmek için ölüm
ve malûliyet halleri hariç tablonun (10) numaralı sırasında yer alan sigortalıların
en az 1800 gün, diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en az 3600 gün
belirtilen işyeri ve işlerde çalışmış olmaları şarttır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun önerisi üzerine Bakanlıkça
çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
–––
(1) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu sırada
yer alan “ve uzman erbaşlar” ibaresi “, uzman erbaşlar ve sözleşmeli erbaş
ve erler” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu bentte yer alan “polis,” ibaresi, 16/6/2010 tarihli ve 5997 sayılı Kanunun
6 ncı maddesiyle “polis memuru, başpolis memuru ve kıdemli başpolis memuru,”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sigortalıların borçlanabileceği süreler
MADDE 41- Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;
a) (Değişik: 17/4/2008-5754/67 md.) Kanunları gereği verilen ücretsiz
doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak
üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla
hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması
şartıyla talepte bulunulan süreleri,
b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda
geçen süreleri,
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların,
personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri,
d) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için
yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya
uzmanlık öğrenim süreleri,
e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj
süreleri,
f) Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına
alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya
gözaltında geçen süreleri,
g) Grev ve lokavtta geçen süreleri (…) (1) ,
h) Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri,
ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa
ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına
kadar açıkta geçirdikleri süreleri,
i) (Ek: 13/2/2011-6111/30 md.) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarihten
sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi
süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları
aylara ait eksik süreleri,
kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve
talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük
kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince
belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini
borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı
ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına
sayılır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/30 md.) (i) bendi kapsamında
borçlanılacak sürelere ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin
ödenmiş olması halinde, genel sağlık sigortası primi ödenmiş bu
sürelere ilişkin borçlanma tutarı % 20 oranı üzerinden hesaplanır.
Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı
aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
Borçlanma sürelerinin ne şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum
yetkilidir.
Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden
önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç
tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık
borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere
borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
–
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle;
bu arada yer alan “ve Kurumca kabul edilecek sektörel veya genel
ekonomik kriz dönemlerinde işvereni tarafından ücretsiz izinli
sayılanların, her yıl için 3 ayı geçmemek üzere bu süreleri” ibaresi
yürürlükten kaldırılmıştır.
Borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası
bakımından;
a) Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri
gereği borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının ilgili bendine göre,
b) (Değişik: 13/2/2011-6111/30 md.) Birinci fıkranın (c) ve (ı)
bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendine, (i) bendine göre borçlananlar ise 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendine göre,
sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda;
borçlanılan prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal
edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime
esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime
esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime
esas kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir
suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez.
Bildirim (1)
MADDE 42- Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir,
aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin
tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit
ederek sonuçlarını yazı ile bildirir. (Mülga son iki cümle: 17/4/2008-5754/67
md.)
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Görevlilerine İlişkin Hükümler
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık
görevinde bulunanların aylıkları
MADDE 43- Cumhurbaşkanı iken bu görevinden herhangi bir nedenle
ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini takip eden ay
başından itibaren, istek tarihinde Cumhurbaşkanına ödenmekte olan
aylık ödeneğin % 40'ı oranında yaşlılık aylığı bağlanır.
Ancak, herhangi bir nedenle görevden ayrılan Cumhurbaşkanı, 28
inci maddeye göre yaşlılık aylığına hak kazanıyorsa, 29 uncu maddeye
göre yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır ve aylıklardan yüksek olanı
yaşlılık aylığı olarak bağlanır. 28 inci maddeye göre aylığa hak
kazanamaması halinde birinci fıkraya göre bağlanan aylığın tümü,
28 inci maddeye göre aylığa hak kazanması halinde ve 29 uncu maddeye
göre hesaplanan aylık, birinci fıkraya göre bağlanan aylıktan düşükse
aradaki fark, Hazineden tahsil edilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken bu görevinden
herhangi bir nedenle ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat tarihini
takip eden ay başından itibaren, istek tarihindeki Cumhurbaşkanına
ödenmekte olan aylık ödeneğin % 40'ı esas alınarak Cumhurbaşkanına
bağlanacak yaşlılık aylığının % 75'i oranında yaşlılık aylığı bağlanır.
(1) Bu madde başlığı “Bildirim ve itiraz” iken, 17/4/2008 tarihli
ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
Ancak herhangi bir nedenle görevden ayrılan Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı veya Başbakan, 28 inci maddeye göre yaşlılık aylığına
hak kazanıyorsa, 29 uncu maddeye göre yaşlılık aylığı ayrıca hesaplanır
ve aylıklardan yüksek olanı yaşlılık aylığı olarak bağlanır. 28
inci maddeye göre aylığa hak kazanılamıyorsa üçüncü fıkraya göre
bağlanan aylığın tümü, 28 inci maddeye göre aylığa hak kazanılıyor
ve 29 uncu maddeye göre hesaplanan aylık, üçüncü fıkraya göre bağlanan
aylıktan düşükse aradaki fark Hazineden tahsil edilir.
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken veya
bu görevlerden ayrıldıktan sonra ölenlerin hak sahiplerine, bu maddeye göre
hesap edilen aylık 34 üncü madde hükümlerine göre ölüm aylığı olarak bağlanır.
Bu madde kapsamında bağlanan gelir ve aylıklar, 55 inci maddenin ikinci fıkrası
hükümlerine göre artırılır.
Bazı kamu görevlilerine yaşlılık aylığı bağlanacak haller
MADDE 44- Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan bazı kamu görevlilerine
yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesi
gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400 gün prim ödeme gün sayısı
olması halinde,
b) Özel kanunları gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere
yaş şartı aranmaksızın, prim ödeme gün sayısı 9000 gün olması halinde,
yaşlılık aylığı bağlanır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlardan subay, astsubay,
askerî memurlarla uzman jandarma ve uzman erbaşlar ahlâk noktasından hükümle
veya yetersizlik ya da disiplin sebeplerinden dolayı sicilleri üzerine veyahut
askerî mahkemelerce verilecek kararlar üzerine kurumlarınca re'sen, bunlar
dışında kalanlar ise ahlâk ve yetersizlik sebeplerinden dolayı yönetmeliğine
göre sicilleri üzerine kurumlarınca re'sen emekliye sevk edilenlere ise, 28
inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen yaş ve prim ödeme gün
sayısını tamamlamaları halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri gereğince bağlanan yaşlılık aylıkları,
28 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün sayısı
tamamlanıncaya kadar bunları çalıştıran kamu idarelerinden tahsil edilir.
Kanunları gereğince görevden uzaklaştırılanlar, tutuklananlar
veya görevine son verilenlerin sigortalılıkları ve primleri
MADDE 45- Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
olan sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun veya
olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan, kanunları
gereğince eksik aylığa müstahak bulunanların prime esas kazançlarının yarısı;
kanunlarına göre bu müddetler için sonradan görevlerine iade edilerek tam aylığa
hak kazananların ise prime esas kazançlarının tamamı üzerinden prim alınır.
(Ek cümle: 17/4/2008-5754/66 md.) Prime esas kazançların yarısı üzerinden prim
alınanların prim ödeme gün sayısı bu sürelerin yarısı olarak hesap edilir.
Görevine son verilenlerden yargı kararı ile görevlerine iade
edilenlerin primleri, göreve son verildiği tarihten görevine başladığı
tarihe kadar kendi kadrosunun veya emsali kadronun prime esas kazancına
göre hesaplanır. Bu durumdakilerin primlerine ait sigortalı ve
işveren hisselerinin gecikme cezası ve gecikme zamları kurumlarınca
ödenir ve bu süreler sigortalılık süresinden sayılır.
Birinci ve ikinci fıkraya göre sigortalılık durumu değişenler için ek bildirge
düzenlenerek Kuruma verilir ve bu durumda 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, ilgili kanunları gereğince kullandıkları aylıksız izin sürelerinin
bitiminden sonra göreve başlayanlar ile göreve başlaması için tanınan süreler
ile bir yıl ve daha az süreyle aylıksız izne ayrılanların aylıksız izin sürelerinde
bu Kanunun 67 nci maddesinde aranan 30 günlük prim ödeme şartı aranmaz. (Ek
cümleler: 13/2/2011-6111/31 md.) Bu durumdaki sigortalıların aylıksız izinli
oldukları süreler için prime esas kazanç alt sınırının altında olmamak kaydıyla
aylıksız izne ayrıldıkları tarihteki prime esas kazançları üzerinden % 12 oranında
genel sağlık sigortası primi işverenlerince ödenir. Ancak askerlik hizmeti
nedeniyle aylıksız izne ayrılanların genel sağlık sigortası priminin ödenmesinde,
bir yıllık süre sınırı uygulanmaz. (1)
Bazı kamu görevlilerinin prime esas kazançları ve prime esas kazanç üst sınırı
MADDE 46- (Değişik: 17/4/2008-5754/26 md.)
Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda silâhlı kuvvetler hesabına okuyanların
ve astsubay meslek yüksek okulu öğrencileri ile astsubay nasbedilmek üzere
temel askerlik eğitimine tabi tutulan adayların öğrenci harçlıkları ile ilgisine
göre en az aylık alan teğmen veya astsubay çavuşun prime esas kazançları arasındaki
farkın primi; polis akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan öğrencilerin öğrenci harçlıkları ile komiser yardımcısı
veya polis memuru prime esas kazançları arasındaki farkın primi, öğrenciler
adına kurumlarınca ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa
nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile
fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser yardımcısı
veya polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın
yapıldığı tarihte ilgisine göre en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun
veya polis memuru ya da komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden,
bu sürelere ait primler kendilerince ödenerek borçlandırılmak suretiyle hizmetten
sayılır. Bu şekilde hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki yıl
içinde eşit taksitler halinde ödenir.
Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken Türk Silahlı Kuvvetleri
veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerin, daha
önce kendi hesabına okudukları normal okul süreleri hakkında, ikinci fıkra
hükümleri uygulanır.
Talim ve manevra için rütbe ile silâh altına alınan 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında olan sigortalılardan rütbelerinin prime esas
kazançları, vazifelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime esas
kazanç farklarına ait primleri vazife gördükleri kurumlarınca ve seferberlik
ve harp için silâh altına alınanlardan vazifelerinin prime esas kazançları,
rütbelerinin prime esas kazancından fazla olanların prime esas kazançları arasındaki
farkın primleri de, rütbelerinin prime esas kazancını ödeyen kamu idaresince
kesilerek Kuruma ödenir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına giren sigortalıların
prime esas kazançlarının tespitinde 82 nci maddede belirtilen
üst sınır aranmaz. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamına giren sigortalılardan,
aylıksız izinli sayılmaksızın ve tabi olduğu personel kanunu
ile ilgisi devam edecek şekilde yurt dışına geçici ya da sürekli
görevle gönderilenlerin prime
esas kazancının hesabında; geçici görevle gönderilenlerin bulundukları
kadroya ilişkin prime esas kazancı, yurt dışı kadrolarına atananların
ise yurt dışına
atanma tarihi itibarıyla, atandıkları kadro ile atanmadan önceki
yurt içi kadrosuna ilişkin prime esas kazançtan yüksek olanı esas
alınır. Sürekli görevle atananların
yurt dışı kadrolarına ilişkin prime esas kazancın hesabında dikkate
alınacak ödeme unsurlarından, ilgili mevzuatı uyarınca söz konusu
kadroya bağlı olarak
belirleme yapılmamış ödeme unsur ve tutarlarını, kadrosunun bulunduğu
kurum personelinin yararlanmakta olduğu ödeme unsurlarıyla sınırlı
olmak ve aynı
veya benzer nitelikteki kadroya ilişkin prime esas kazanca tabi
ödemeleri gözönünde bulundurmak suretiyle belirlemeye ilgili kamu
idaresinin görüşü üzerine Kurum
ve Maliye Bakanlığı müştereken yetkilidir.
–
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle; bu fıkrada
yer alan “göreve başlaması için tanınan sürelerde” ibaresi “göreve başlaması
için tanınan süreler ile bir yıl ve daha az süreyle aylıksız izne ayrılanların
aylıksız izin sürelerinde” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Vazife Malûllüğü (1)
MADDE 47- (Değişik: 17/4/2008-5754/27 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife
malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların
vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri
herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının
menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir
taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan
doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü
denir.
Vazife malûllükleri;
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan,
b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
d) İntihara teşebbüsten,
e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya
zarar verme amacından,
doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz.
Kamu idareleri vazife malûllüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine
veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhal, Kuruma da en geç onbeş
iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre içerisinde
sigortalılar veya hak sahiplerince de yapılabilir. Vazife malûllüğüne sebep
olan olaydan kamu idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar edilmemiş olması
hali dışında; ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu
ortadan kaldırmaz.
Kuruma bildirim süresi;
a) Vazife malûllüğüne sebep olan olayın meydana geldiği tarihten,
b) Hastalıklarının sebep ve mahiyetleri dolayısıyla haklarında vazife malûllüğü
hükümleri uygulanacaklar için, hastalıklarının tedavisinin imkânsız olduğuna
dair düzenlenen kati raporun onay tarihinden,
c) Esirlik ve gaiplik hallerinde ise, bu hallerin sona erdiği tarihten,
başlar.
Süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının
ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip
eden aybaşından itibaren bağlanır.
Vazife malûllüğü süresi içerisinde bildirilmeyen sigortalılara; kamu idareleri
ya da sigortalılar veya hak sahiplerince sonradan yapılacak bildirim üzerine,
vazife malûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmaları şartıyla, bu Kanunun
zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak suretiyle vazife malûllüğü aylığı bağlanır
veya bağlanmış olan aylıklar düzeltilir. Bu durumda sigortalı veya hak sahiplerine
bağlanacak aylık ya da aylık farklarının, vazife malûllüğünün bildirildiği
tarihe kadar olan toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir.
–
(1) Bu madde başlığı "Vazife malûllüğü, harp malûllüğü ile harp malûllerine
verilecek malûllük zammı ve vazife malûllerine verilecek sürekli iş göremezlik
geliri karşılığı " iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 27
nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Vazife malûllüğü aylığı, vazife malûllerinden itibari hizmet süreleri
eklenmek suretiyle bulunacak prim ödeme gün sayısı toplamı;
a) 10800 güne kadar olanlara 10800 gün üzerinden,
b) 10800 günden fazla olanlara, toplam prim ödeme gün sayıları
üzerinden,
en son prime esas kazancı esas alınmak suretiyle 29 uncu maddeye
göre hesaplanacak aylıklara, malûllük derecelerine göre aşağıda
yazılı oranlarda ayrıca zam yapılmak suretiyle bağlanır:
Malûllük Derecesi Zam nispeti
1 % 30
2 % 23
3 % 15
4 % 7
5 % 3
6 % 2
Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile Türk
Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamındaki sigortalılardan; (1)
a) Harpte fiilen ateş altında,
b) Harpte, harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât
ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle,
c) Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman silâhlarının etkisiyle,
d) Askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin
sebep ve etkisiyle,
e) Barışta veya olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla
hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan
uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan
dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı
gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya dalgıçlığın
çeşitli sebep ve etkileriyle,
f) Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler
uyarınca Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesini gerektiren
durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt
içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında,
vazife malûlü olanlara harp malûlü denir.
Bunlardan uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere bulundukları kademenin
üç ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara bulundukları rütbenin bir üst
rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarla yarbay rütbesine kadar (yarbay hariç)
bir üst rütbenin aynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay,
kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbenin, bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılara ise
bir üst derecesine veya kademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerinden
aylık bağlanır. (1)
(1) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle,
sekizinci fıkrada yer alan “uzman erbaş” ibaresinden sonra gelmek
üzere “, sözleşmeli erbaş ve er” ibaresi eklenmiş ve dokuzuncu
fıkrada yer alan “uzman erbaşlara” ibaresi “uzman erbaş ve sözleşmeli
erbaş ve erlere” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Bulundukları derecenin bir üst derecesi olmayanlar için o derecenin
üç ilerisindeki kademe göstergesi, üç ilerisindeki kademe göstergesi
olmayanlar için de o derecenin son kademe göstergesinin prime
esas kazancı esas alınır.
Harp malûllerinin, malûllük derecesine göre aşağıdaki yazılı
göstergelerin, memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak
miktar "Harp
malûllüğü zammı" olarak ayrıca eklenir.
Malûllük Derecesi Göstergeler
1 1100
2 950
3 800
4 600
5 500
6 400
Harp malûlü sayılanlardan bir harekâtın başarıyla sonuçlanmasını şahsen sağladığı
ve örnek tutulacak cesaret ve fedakârlık gösterdiği sıralarda bu malûllüğe
uğradıkları usûlüne göre sıralı üstlerince saptanan Türk Silâhlı Kuvvetleri
mensupları ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen sivil görevlilere,
Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi ve Millî Savunma Bakanının onayı ile
harp malûllüğü zamları % 25 fazlasıyla bağlanır.
Bu madde gereğince vazife malûllüğü aylığı almakta iken veya vazife malûllüğü
aylığı bağlanması gerekirken ölenlerin, hak sahiplerine, müstahak olmaları
halinde harp malûllüğü zammı da dahil olmak üzere prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın
ölüm aylığı bağlanır.
Harp malûlü olanlara verilecek harp malûllüğü zammı tutarının Kurumca belirlenecek
peşin sermaye değeri toplamı en geç bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığı veya
İçişleri Bakanlığı tarafından Kurumun göstereceği hesaplara yatırılır. Süresinde
yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde hükümleri uygulanır.
Vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan;
a) 5 inci maddenin (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı
bağlanmış olanlardan harp malûllüğü zammı hariç Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya
başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar
hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır. Bunlardan çalıştıkları süre
zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81
inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına
ait prim alınır. Bunlar ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
çalışmaları nedeniyle istekleri üzerine haklarında uzun vadeli sigorta kolları
uygulananlardan; yeniden aylık bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da
emekliye ayrılan veya herhangi bir nedenle görevi sona erenler hakkında sonraki
çalışmaları karşılığında aylığa hak kazanmaları halinde bu süre için, 29 uncu
maddeye göre aylık hesaplanır. Sonradan geçen çalışmalarından dolayı yaşlılık
aylığına hak kazanamayanların kendilerine toptan ödeme, vefatı halinde ise
hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır veya toptan ödeme yapılır.
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaları
sırasında malûllük derecelerinin değişmesi halinde aylığı yeni
malûllük derecesi de dikkate alınarak son prime esas kazancı üzerinden
ilk vazife malûllüğü aylığından az olmamak kaydıyla yeniden hesaplanır.
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin 4 numaralı alt
bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlar
hakkında 30 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi hükmü uygulanır.
Vazife malûllüğüne bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak
sahiplerine, bu madde gereğince tespit edilecek aylık, 34 üncü
ve 35 inci madde hükümlerine göre bağlanır. Ayrıca 37 nci madde
hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği de verilir.
Bu maddeye göre bağlanacak vazife veya harp malûllüğü aylıkları,
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre emsali iştirakçiye bağlanacak harp veya vazife
malûllüğü aylığından az olamaz.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,
uluslararası barışı koruma ve destekleme operasyonlarında Türkiye
Cumhuriyetince görevlendirilenlere, bu görevleri esnasında veya
bu görevleri nedeniyle vazife malûlü aylığı ödendiği sürece harp
malûllüğü zammı ayrıca verilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumca çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları
MADDE 48- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/28 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık, malûllük veya vazife malûllüğü
işlemleri;
a) Re'sen emekliye sevk hallerinde, sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki
usûle göre atamaya yetkili makamın,
b) İstek üzerine veya yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü hallerinde
kamu idaresinin en yüksek amirinin,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri için Meclis Başkanlığının, belediye
başkanları için belediye encümeninin, illerin daimi komisyon üyeleri için il
valiliğinin, çalıştıkları kamu idareleri ile ilişikleri kesilmiş olup da bir
kanunla sigortalılık hakkı devam edenler için daha önce görev yaptıkları son
kamu idaresinin en yüksek amirinin,
d) Kurumların yönetim kurulu üyelerinin istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde,
atanmalarında atamayı yapan kurumun en yüksek amirinin,
e) Danıştay Başkanının istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde Başbakanlık,
Sayıştay Başkanının aynı halleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı,
onayı ile tekemmül eder.
Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı,
talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez. Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek
kararname ile atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın
onayı ile tekemmül eder.
Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı % 50'nin altına düşen kuruluşlar
ile satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlar
için emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b) bendine göre emekliye
ayrılmak isteyenler için her durumda, istek tarihinden itibaren bir aylık süre
sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır.
İtibarî hizmet süreleri ve itibarî hizmet süresi primi
MADDE 49- (Değişik: 17/4/2008-5754/29 md.)
İtibarî hizmet süresi, bu Kanuna göre bağlanacak aylıklar ve yapılacak toptan
ödemelerin hesabında dikkate alınan ancak hiçbir şekilde bu Kanunla tanınan
hakları kazanma bakımından gerekli prim ödeme gün sayısı, yaş ve emeklilik
ikramiyesinin hesabında nazara alınmayan süredir. Sigortalıların aşağıda yazılı
görevlerde geçen zamlar hariç, fiilî hizmet sürelerinin her yılı için;
a) Subay (yedek subay dahil), astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli
erbaş ve erlerden; (1)
1) Harbi doğuran genel ve kısmî seferberliğe katılanların, harbin ilânından
seferberliğin bitim tarihine,
2) Seferberliği gerektiren iç tedip hareketlerine fiilen katılan birliklerde
görevli olanların, çarpışmaların başlangıcından seferberliğin sona erdiği tarihe,
3) Harp veya seferberlik ilân edilmeden, Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin
taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca, yabancı ülkelere gönderilen
Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görev yapanların çarpışma meydana gelmesi halinde,
çarpışma süresince veya çarpışma bitmeden dönenler için Türkiye'ye dönüş tarihine,
kadar geçen tutsaklık süreleri dahil fiilî hizmet sürelerinin,
b) 4 üncü madde gereği sigortalı sayılanlardan bu fıkranın (a) bendinin (1),
(2) ve (3) numaralı alt bentlerinde yazılı hareketlere sivil görevli, er veya
erbaş olarak katılanların, bu durumlarda geçen fiilî hizmet sürelerinin, bu
tarihlerden sonra devam eden tutsaklık sürelerinin,
c) Harp halinde düşmana tutsak düşen veya düşman tarafından enterne edilen
sigortalılardan kanunları gereğince, aylıkları ödenmek suretiyle, sözleşmeli
personel hariç olmak üzere kurumları ile ilgileri kesilmeyenlerin, bu durumlarda
geçen fiilî hizmet sürelerinin,
her yılı için altı ay itibarî hizmet süresi olarak eklenir. Bu nedenlerle eklenecek
itibarî hizmet sürelerinin toplamı, üç yıldan fazla olamaz.
Kamu idarelerinde pilot olan ve olmayan uçucu, denizaltıcı, dalgıç, kurbağa
adam ve paraşütçülerin bu görevlerde geçirdikleri fiilî hizmet sürelerinin
her yılı için üç ay itibarî hizmet süresi eklenir. Bunlardan bu maddenin birinci
fıkrasının (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde gösterilenler için
itibarî hizmet süresi zamları ayrıca eklenir.
Her yıl sonunda, sigortalının fiilî hizmet süresine bu maddenin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (c) bentleri ile ikinci fıkrası hükümleri uyarınca eklenen itibarî
hizmet süresinin her otuz günü için, yılın son ayında sigortalı adına ödenen
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren prim toplamı
kadar ayrıca itibarî hizmet süresi primi işverenden tahsil edilir. Süresinde
yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde hükümleri uygulanır.
–
(1) 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu bentte
yer alan “ve uzman erbaşlardan” ibaresi “, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş
ve erlerden” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
ALTINCI BÖLÜM
İsteğe Bağlı Sigorta Hükümleri
İsteğe bağlı sigorta ve şartları
MADDE 50- İsteğe bağlı sigorta; kişilerin isteğe bağlı olarak
prim ödemek suretiyle uzun vadeli sigorta kollarına ve genel
sağlık sigortasına tâbi olmalarını sağlayan
sigortadır.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/30 md.) İsteğe bağlı sigortalı olabilmek
için Türkiye'de ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken sosyal
güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından;
a) Bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmamak
veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışmak
ya da tam gün çalışmamak,
b) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
c) 18 yaşını doldurmuş bulunmak,
d) İsteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma başvuruda bulunmak,
şartları aranır.
İsteğe bağlı sigorta başlangıcı ve sona ermesi
MADDE 51- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/31 md.) İsteğe bağlı sigortalılık,
müracaatın Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren
başlar.
İsteğe bağlı sigortalı olarak prim ödenen tarihlerde, 4 üncü maddeye göre
sigortalı olmayı gerektirecek çalışması bulunduğu tespit edilenlerin, zorunlu
sigortalılıkla
çakışan isteğe bağlı prim ödenen süreleri iptal edilerek, bu süreye ilişkin
ödedikleri primler ilgililere iade edilir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/31 md.) Ay içerisinde 30 günden az çalışan veya
80 inci madde uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma
saatinin
4857 sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi
suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içerisinde isteğe bağlı sigortaya
prim ödemeleri halinde, primi ödenen süreler zorunlu sigortalılığa ilişkin
prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir ve eklenen bu
süreler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık
süresi
olarak kabul edilir. (1)
İsteğe bağlı sigortalılık;
a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde bulunanların, primi
ödenmiş son günü takip eden günden,
b) Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep
tarihinden,
c) Ölen sigortalının ölüm tarihinden,
itibaren sona erer.
İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları ile genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate
alınır ve söz
konusu süreler, bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklı olmak üzere 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak
kabul edilir.
(1)
–––
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle, bu maddenin
üçüncü fıkrasında yer alan “(b) bendi” ibaresi “(a) bendi”, beşinci fıkrasında
yer alan “bu süreler” ibaresi “söz konusu süreler, bu maddenin üçüncü fıkrası
hükmü saklı olmak üzere” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
İsteğe bağlı sigorta primleri ve ödenmesi
MADDE 52- (Değişik: 17/4/2008-5754/32 md.)
İsteğe bağlı sigorta primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın
alt sınırı ile üst sınırı arasında, sigortalı tarafından belirlenen prime esas
aylık kazancın % 32'sidir. Bunun % 20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi, % 12'si genel sağlık sigortası primidir. 51 inci maddenin üçüncü fıkrasında
belirtilenler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı
ile üst sınırı arasında olmak kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün sayısı
üzerinden malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası
primi alınır.
İsteğe bağlı sigortalı olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi olsa dahi, 60
ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı
sayılır ve genel sağlık sigortası primini de ödemekle yükümlüdürler. Yabancı
ülke vatandaşlarından Türkiye’de yerleşik olma hali bir yılı doldurmadıkça
genel sağlık sigortası primi alınmaz ve bu kişiler genel sağlık sigortalısı
sayılmaz.
Ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde 89 uncu maddenin ikinci fıkrasına
göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte primi ödenmeyen
süreler, sigortalılık süresinden sayılmaz. Bu 12 aylık süreden sonra ödenen
primler 89 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade edilir.
İsteğe bağlı sigortalıların zorunlu sigortalılık nedeniyle prim borcunun bulunması
halinde, isteğe bağlı sigortaya tâbi ödenen primler öncelikle zorunlu sigortalılık
nedeniyle Kuruma olan borçlarına mahsup edilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına
İlişkin Ortak Hükümler
Sigortalılık hallerinin birleşmesi
MADDE 53- (Değişik birinci fıkra: 13/2/2011-6111/33 md.) Sigortalının
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer
alan sigortalılık statüleri
ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak
şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin
birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine
tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak,
sigortalılık
hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve
Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt
sınırı ve üst sınırına
ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü
kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen
primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar
yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalılık
statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar
ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden
ise
Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir.
Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu
ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı
düşer. 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin
birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine
aynı anda tabi olacak
şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki
diğer sigortalılık durumu dikkate alınır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları
işyerlerinden
dolayı,
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) İsteğe bağlı sigortalı olanların 4
üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamına tabi
olacak
şekilde çalışmaya
başlamaları halinde, bu Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası saklı
kalmak kaydıyla isteğe bağlı sigortalılık hali sona erer.
Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve
(c) bentlerinde yer alan sigortalılık halleri ile 5 inci maddenin
(a) ve (e) bentlerine tâbi
sigortalılık hallerinin çakışması halinde, 4 üncü madde kapsamında sigortalı
sayılır ve birinci fıkra hükmü uygulanır.
Birinci fıkra hükmü saklı olmak üzere sigortalının, bu madde hükmüne göre sigortalı
sayılması gereken sigortalılık halinden başka bir sigortalılık hali için prim
ödemiş olması durumunda, ödenen primler birinci fıkraya göre esas alınan sigortalılık
hali için ödenmiş ve esas alınan sigortalılık halinde geçmiş kabul edilir.
(1)
(Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/33 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların
yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık
hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden
re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme
ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise
son sigortalılık hali esas alınır.
Aylık ve gelirlerin birleşmesi
MADDE 54- Bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda;
a) Uzun vadeli sigorta kollarından;
1) Hem malûllük hem de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan
yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı,
2) Malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden
dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığı, (2)
3) Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın
tamamı, az olan aylığın yarısı,
4) Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye
imkân veren ilk iki dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın
yarısı,
5) (Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından
ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından
bağlanacak aylığı,
6) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Bu Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta
iken, tekrar sigortalı olanlardan hem vazife malûllüğüne hem de malûllük aylığına
hak kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife
malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak
kazananlara, bu aylıkların her ikisi,
7) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda
sonraki eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği aylığı,
bağlanır.(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “Sigortalının,” ibaresi “Birinci fıkra hükmü
saklı olmak üzere sigortalının,” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenimştir.
(2) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 34 ücü maddesiyle;
bu bentte yer alan “Malûllük” ibaresinden sonra gelmek üzere “,vazife
malûllüğü” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
b) Kısa vadeli sigorta kollarından;
1) Sürekli iş göremezlik geliriyle birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak
kazanan eşe her iki geliri,
2) Ana ve babadan ayrı ayrı gelire hak kazananlara, yüksek olan gelirin tamamı,
az olanın yarısı,
3) (Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.) Birden fazla çocuğundan gelire hak kazanan
ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk iki dosyadan yüksek olan gelirin
tamamı, düşük olan gelirin yarısı,
4) (Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından
ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından
bağlanacak geliri,
5) (Ek: 17/4/2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda
sonraki eşinden de gelire hak kazananlara tercih ettiği geliri,
bağlanır.
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/34 md.)Malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve
vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan
aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden
yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek
hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık
aylığının yarısı bağlanır.
Birinci fıkradaki sıralamaya göre yapılacak değerlendirmeler sonucunda, bir
kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan
en fazla ödemeye imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanır,
diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve aylık hakları durum değişikliği veya
diğer bir dosyadan gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşer.
Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama
işlemleri (1)
MADDE 55- Bu Kanuna göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi
kişilerin durumlarının, kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan
gelir veya aylık tutarının düzeltilmesini gerektirir bir şekilde değişmesi
halinde gelir veya aylık tutarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki
ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre düzeltilir.
(Değişik: 17/4/2008-5754/35 md.) Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar,
her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki
altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son
temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak
belirlenir.
(1) Bu madde başlığı “Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, ödenmesi
ve yoklama işlemleri” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 35 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(Ek: 17/4/2008-5754/35 md.) Bu Kanuna göre sigortalıya bağlanacak
aylıklar ile ölen sigortalının hak sahiplerinin aylıklarının hesabına
esas tutar, çalışma sürelerindeki her yıl için 82 nci maddeye göre
tespit edilen prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak,
talep veya ölüm yılına ait Ocak ayı itibariyle 29 uncu maddenin
ikinci fıkrasına göre belirlenen ortalama aylık kazancın % 35'inden,
sigortalının bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40'ından
az olamaz. Hak sahibi kimselerin aylıkları; hak sahibi bir kişi
ise bu fıkraya göre hesaplanan alt sınır aylığının % 80'inden,
hak sahibi iki kişi ise % 90'ından az olamaz. Uluslararası sosyal
güvenlik sözleşmeleri gereğince bağlanan kısmı aylıklar için bu
fıkra hükümleri uygulanmaz.
(Ek: 17/4/2008-5754/35 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılar için ayrı ayrı
olmak üzere, malûllük sigortasından dosya bazında her yıl bağlanan
aylıkların aylık başlangıç tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayı
itibarıyla yıl içine ait artışlar uygulanmaksızın hesaplanacak
tutarları, yaşlılık sigortasından bir önceki yılın son ödeme ayında
söz konusu sigortalılar için ayrı ayrı dosya bazında ödenen en
düşük yaşlılık aylığından az olamaz.
(Ek: 17/4/2008-5754/35 md.) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu
başka birinin sürekli bakımına muhtaç duruma gelen sigortalı için
bu Kanunun 19 uncu maddesine göre hesaplanacak sürekli iş göremezlik
geliri, 82 nci maddeye göre tespit edilen prime esas kazanç alt
sınırının aylık tutarının %85'inden az olamaz.
Sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelir veya aylıklar,
her ay peşin olarak ödenir. Gelir ve aylıkların ödeme dönemleri,
ödeme tarihleri, ödeme şekli ve ödeme merkezleri Kurumca belirlenir.
Gelir ve aylık alma şartlarının devam edip etmediğine yönelik yoklama
işlemlerine ilişkin usûl ve esaslar ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik
ile düzenlenir.
Gelir ve aylık bağlanmayacak haller
MADDE 56- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/36 md.) Ölen sigortalının
hak sahiplerinden;
a) Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı veya gelir ya da aylık
bağlanmış olan sigortalıyı kasten öldürdüğü veya öldürmeye teşebbüs
ettiği veya bu Kanun gereğince sürekli iş göremez hale veya malûl
duruma getirdiği,
b) Kendisinden aylık bağlanacak sigortalıya veya gelir ya da aylık
bağlanmamış olan sigortalıya veya hak sahibine karşı ağır bir suç
işlediği veya bunlara karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini
önemli ölçüde yerine getirmemesi nedeniyle ölüme bağlı bir tasarrufla
mirasçılıktan çıkarıldıkları,
hususunda kesinleşmiş yargı kararı bulunan kişilere gelir veya
aylık ödenmez. Ödenmiş bulunan gelir ve aylıklar, 96 ncı madde
hükümlerine göre geri alınır.
Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı
belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları
kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine
göre geri alınır.
Yaş
MADDE 57- İş kazasıyla meslek hastalığı halinde, hak sahiplerine bağlanacak
gelirlerin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim veya
sağlık kurulu raporu ile ilk defa tespit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı
bulunan doğum tarihleri esas alınır.
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin
uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949 tarihli
ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1rihli ve 2925
sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1rihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve
5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci
maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve
ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum
tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten
sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri
esas alınır.
İş kazası, meslek hastalığı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir
ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya
meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların
bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa
çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.
Nüfus kayıtlarında doğum ay ve günleri yazılı olmayanlar 1 Temmuz’da, doğum
ayı yazılı olup da günü yazılı olmayanlar o ayın birinde doğmuş sayılır.
Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarının 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesinde belirlenen yaş hadleri sebebiyle emeklilik
işlemleri, doğum tarihlerinde ay ve gün yazılı olmayanlar ile doğum günleri
1 Eylülden önce olanlar için 1 Eylül, doğum günleri 1 Eylül ve daha sonra olanlar
için müteakip yılın 1 Eylül tarihinde yapılır.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu (1)
MADDE 58- Bu Kanunda yazılı olan görevleri yerine getirmek üzere
branşları Kurum tarafından belirlenecek uzman hekimlerden oluşan
Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulu kurulur. Kurul; Millî Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, en fazla
üyeye sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar,
Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu,
Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Kurum tarafından
görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur. Aynı usûlle birden fazla
Kurul oluşturmaya Bakanlık yetkilidir.
Kurula, kendi aralarından seçecekleri üye başkanlık eder. Başkan, yokluğunda
yerine bakacak üyeyi belirler. Kurul, haftada en az bir kez ve en az yedi
üye ile toplanır, kararlar salt çoğunlukla alınır. (Ek cümle: 17/4/2008-5754/37
md.) Oylarda eşitlik olması halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.Kurulda
görevlendirilecek olan hekimlerin hizmet süreleri üç yıl olup, üç yıl sonunda
yeniden görevlendirilebilirler. Bir takvim yılı içerisinde mazeretsiz olarak
birbirini izleyen beş veya toplam on toplantıya katılmayan üyelerin üyelikleri
kendiliğinden sona erer. Bu şekilde üyeliği sona eren üyenin yerine bir
başka
kişi, aynı usûlle görevlendirilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/37 md.) Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kuruluna iştirak edenlerden; katıldıkları her toplantı günü için 4000 gösterge
rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda ve
ayda sekiz toplantıyı geçmemek üzere huzur hakkı ödenir. Kurulun çalışmaları
ile
ilgili her türlü giderler Kurumca ödenir. Kurul gerek gördüğü hallerde
dışarıdan uzman kişilerin görüşüne başvurabilir. Bu kişilere de aynı miktar
ve şartlarda
huzur hakkı ödenir.
Kurul, sigortalılar hakkında vazife malûllük derecesi, iş kazası ve meslek
hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün
malûliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan
itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul, sigortalı veya
hak sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi dinlemek
zorundadır.
Kurul, bu Kanunda yazılı görevlerle sınırlı olmak kaydıyla, mahkemelerden
intikal eden ve bilirkişi sıfatıyla rapor düzenlenmesi talep edilen dava
dosyaları
hakkında, gerekli incelemeleri yaparak görüş bildirir. Mahkemeler, bahse
konu dosyalar için belirlediği bilirkişi ücretini kurul üyelerine iletilmek
üzere
Kuruma gönderir.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun hizmetlerini ifa etmesi için gerekli
sekretarya işlemleri Kurumca yerine getirilir. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunun görev, yetki, çalışma usûl ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi
MADDE 59- Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun
denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür. Askerî
işyerlerine
ait sigorta işlemlerinin denetim ve kontrolü, askerî iş müfettişleri tarafından
da yapılabilir.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle;
bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Türk Tabipleri Birliği,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “Türkiye Ziraat Odaları Birliği”
ibaresi, dördüncü fıkrasına “sigortalılar hakkında” ibaresinden
sonra gelmek üzere “vazife malûllük derecesi,” ibaresi eklenmiş
ve metne işlenmiştir.
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının
görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay
ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir.
Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar
geçerlidir. İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri, tasfiye
ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler,
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi
verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter,
belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak
için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin
yerine getirmekle yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilmiş memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri
gerekli kolaylığı gösterir ve yardımcı olurlar.
Bu Kanunun uygulanması bakımından, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol yetkisini
de haizdir.
İhaleli işler ile özel bina inşaatı işyerleri işverenlerine, Kuruma prim borçlarının
bulunmadığını gösteren ilişiksizlik belgesinin verilmesinde, 1/6/1989 tarihli
ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve
Yeminli Malî Müşavirlik Kanununa göre yetki verilmiş serbest muhasebeci malî
müşavirler ile yeminli malî müşavirler tarafından işyeri kayıtlarının incelenmesi
sonucunda Kuruma bildirildiği tespit edilen işçilik tutarlarının uygunluğu,
Kurumun denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, esas alınabilir.
Usûl ve esasları Kurumca belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun olarak serbest
muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen rapor ile
Kuruma yeterli işçilik bildirilmediği anlaşılan işyeri ve işverenlerinin, tespit
edilen fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak prim, gecikme cezası ve gecikme
zammı tutarını 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile (e) bendinin
(4) numaralı alt bendi uyarınca verilecek idarî para cezaları ile birlikte
ödemeleri kaydıyla ilişiksizlik belgesi verilebilir.
Kurumca belirlenen usûl ve esaslara aykırı hareket ederek Kurum zararına sebebiyet
verdiği anlaşılan serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler
tarafından düzenlenen raporlar dikkate alınmaz ve bunların daha sonra düzenleyecekleri
raporlar Kurumca işleme konulmaz. Gerçeğe aykırı rapor düzenleyen serbest muhasebeci
malî müşavirler ile yeminli malî müşavirler, Kurumun bu nedenle uğradığı zarardan
işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, bunlar hakkında,
genel hükümlere göre Kurumun takip hakkı saklıdır. Meslek mensupları, işverenlerin
devamlı işyerlerinin sigortalıları ile yaptıkları işler ile Kurumda tescil
edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla birlikte işçilik bildiriminde bulunulmamış
olan yukarıdaki işler hakkında inceleme yapamazlar.
Kamu idarelerinin denetim elemanları kendi mevzuatı gereğince işyerlerinde
yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların
sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları Kuruma
bildirmek zorundadır. Bu kurumlar ayrıca kendi mevzuatları gereğince yaptıkları
inceleme ve tespitler sırasında bu Kanuna göre sigortalı sayılanların prime
esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu
doğuran tespitlerini de en geç bir ay içinde Kuruma bildirirler. Kurum bu bildirimleri
esas almak üzere gerekli yasal işlemi yapar. İlgililerin itiraz hakları saklıdır.
(1)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
–
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle; bu fıkrada
yer alan “denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları,” ibaresi “denetim
elemanları” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Genel Sağlık Sigortası Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Kapsamdaki Kişiler ve Tescili
Genel sağlık sigortalısı sayılanlar
MADDE 60- (Değişik: 17/4/2008-5754/38 md.)
İkametgahı Türkiye'de olan kişilerden;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
1) (a) ve (c) bentleri gereğince sigortalı sayılan kişiler,
2) (b) bendi gereğince sigortalı sayılan kişiler,
b) İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,
c) Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılmayanlardan;
1) Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları
da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve
veriler kullanılarak tespit
edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin
üçte birinden az olan vatandaşlar,
2) Vatansızlar ve sığınmacılar,
3) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve
Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine
göre aylık
alan kişiler,
4) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara
Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine
göre şeref aylığı alan kişiler,
5) 28/5/1rihli ve 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi Aylıklarının Bağlanması
Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,
6) 3/11/1rihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,
7) 24/5/1rihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu
Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden
ücretsiz
faydalanan kişiler,
8) Harp malûllüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında
aylık alanlar,
9) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci
fıkrasına göre görevlendirilen kişiler ile aynı Kanunun ek 16 ncı maddesine
göre aylık alan kişiler,
10) 11/10/1rihli ve 2913 sayılı Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu
Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun
hükümlerine
göre aylık alan kişiler,
d) Mütekabiliyet esası da dikkate alınmak şartıyla, oturma izni almış yabancı
ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan
kişiler,
e) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve
ilgili kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler,
f) Bu Kanun veya bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına
göre gelir veya aylık alan kişiler,
g) Yukarıdaki bentlerin dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından
yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar,
genel sağlık sigortalısı sayılır.
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g), (h),
(ı) ve (k) bentlerinde sayılanların öncelikle, genel sağlık sigortalısının
bakmakla yükümlü olduğu kişi olup olmadığına bakılır. Genel sağlık
sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi ise tescili yapılmaz.
Aksi takdirde birinci fıkra hükümlerinden durumuna uyan bende göre
genel sağlık sigortalısı sayılır. Birinci fıkranın (f) bendi kapsamında
gelir alması nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanlar, aynı
zamanda diğer bentler gereği de genel sağlık sigortalısı sayılması
halinde (f) bendi dışındaki bentler kapsamında genel sağlık sigortalısı
sayılır.
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (l) bentleri kapsamında
olanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde bulunan
hükümlü ve tutuklular, birinci fıkranın (d) bendi kapsamına girenlerden
Türkiye'de bir yıldan kısa süreyle yerleşik olanlar, (f) bendi
kapsamında olup mülga 30/5/1tarihli ve 2147 sayılı ve 8/5/1rihli
ve 3201 sayılı kanunlara göre borçlanarak aylık bağlanan kişilerden
ise Türkiye’de ikamet etmeyenler genel sağlık sigortalısı ve genel
sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılmazlar.
Birinci fıkranın (d) ve (g) bentlerinin uygulanmasında evli olanlar
için, eşlerden hangisinin bu maddeye göre genel sağlık sigortalısı,
hangisinin bakmakla yükümlü olunan kişi olacağının tespiti kendi
tercihlerine bırakılır. Diğer bentler gereği eşlerin her ikisinin
de genel sağlık sigortalılık şartlarının oluşması halinde her ikisi
de ayrı ayrı genel sağlık sigortalısı sayılır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, ilgili kanunları gereğince bir yıldan fazla aylıksız
izin kullanan eşler, genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü
olduğu kişi sayılır.
Bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi
ile 80 inci maddede belirtilen aile; aynı hane içerisinde yaşayan
eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşur.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/34 md.) 4/11/1rihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununa göre üniversitelerde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu
öğrenciler, yükseköğrenimlerinin devam ettiği sürelerle sınırlı
olarak birinci fıkranın (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci
fıkrasının ikinci cümlesindeki şartlar aranmaksızın, 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının 30 günlük
tutarı üzerinden kendilerince genel sağlık sigortası primi ödenmek
suretiyle genel sağlık sigortalısı olurlar. Ancak bunlardan kamu
idareleri, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, kamu yararına faaliyet
gösteren dernekler ile vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından
tam burs sağlanan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrılan kontenjanlar
dâhilinde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler genel
sağlık sigortalısı sayılmaz ve bunların sağlık giderleri 2547 sayılı
Kanunun 46 ncı ve 47 nci maddeleri çerçevesinde üniversitelerin
bütçelerine konulacak ödenekten karşılanır.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/34 md.) 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık stajı yapmakta olanlardan bu
Kanuna göre genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olunan
kişi durumunda olmayanlar staj süresi ile sınırlı olmak üzere genel
sağlık sigortalısı sayılır. Bu şekilde genel sağlık sigortalısı
sayılanların genel sağlık sigortası primleri Kanunun 82 nci maddesine
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük
tutarının % 6'sıdır. Bu primler Türkiye Barolar Birliği tarafından
ödenir.
Genel sağlık sigortalılığının başlangıcı, bildirimi ve tescili
MADDE 61- Genel sağlık sigortalılığı başlangıcının tespiti ve
tescil işlemleri aşağıdaki hükümlere göre yürütülür. 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar; sigortalı veya isteğe bağlı
sigortalı olarak tescil edildikleri tarihten itibaren genel sağlık
sigortalısı sayılır ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın
tescil edilmiş sayılır.
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/39 md.) (c) bendinde sayılanlardan;
(1) numaralı alt bentte belirtilenler Kurumca tescil edildiği,
(3), (4), (5), (6), (8), (9) ve (10) numaralı alt bentlerde belirtilenler
ise aylığa hak kazandıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı
sayılır. Yukarıdaki alt bentler kapsamı dışında kalanlar ise
vatansız ve sığınmacı sayıldıkları, korunma, bakım ve rehabilitasyon
hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılır ve ilgili kurumlarca kapsama
alındığı tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirilir. (1)
numaralı alt bentte belirtilenlerin taleplerinin Kurumca değerlendirilmesi
sonucu talep tarihi itibariyle müstahak olduğu anlaşılanların
talep tarihi; daha sonra müstahak olanların ise müstahak oldukları
tarih, Kurumca tescil edildikleri tarih olarak kabul edilir.
c) (d) bendinde sayılanlar; Türkiye'deki yerleşim süresinin bir
yılı geçtiği tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır
ve bu tarihten itibaren bir ay içinde verecekleri genel sağlık
sigortası giriş bildirgesi ile tescil edilirler.d) (Değişik: 17/4/2008-5754/39
md.) (e) bendinde sayılanlar, işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden
yararlanmaya başladıkları tarihten
itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu
tarafından işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir
ay içinde Kuruma bildirilir.
e) (f) bendinde sayılanlar; gelir veya aylıktan yararlanmaya başladıkları
tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve ayrıca bir
bildirime gerek olmaksızın tescil edilmiş sayılır.
f) (Değişik: 13/2/2011-6111/35 md.) (g) bendinde sayılanlar; diğer
bentlere göre genel sağlık sigortalısı olmadıkları veya diğer bentlere
göre genel sağlık sigortasından yararlanma haklarının sona erdiği
tarihten itibaren bu bent kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar
ve Kurumca resen tescil edilirler.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/39 md.) 60 ıncı madde gereği
genel sağlık sigortalısı sayılanların çocukları, ana ya da babanın
tescil edilmiş olmasına bakılmaksızın ve ayrıca bir işleme gerek
olmaksızın 18 yaşını dolduruncaya kadar genel sağlık sigortalısı
veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak
sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlandırılır. 18 yaşından
küçük çocuğun ana ve babası da yok ise 18 yaşını dolduruncaya kadar
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (7) numaralı alt
bendi kapsamında primi Devlet tarafından ödenmek üzere genel sağlık
sigortalısı sayılır.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/39 md.) 60 ıncı madde gereği
genel sağlık sigortalısı iken durumunda değişiklik olan kişilerden,
aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt
bendine veya (g) bendi kapsamına giren kişiler durumlarında değişiklik
olduğu tarihten itibaren en geç bir ay içinde Kuruma başvurmak
zorundadır. Bu kişilerin 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c)
bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamına girmediğinin tespit edilmesi
halinde, durumlarında değişiklik olduğu tarihten başlamak üzere
(g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar.
Genel sağlık sigortalılığı, yerleşim yerinin Türkiye olmadığı veya
60 ıncı maddenin üçüncü fıkrası gereği genel sağlık sigortası kapsamı
dışına çıkılan tarihten itibaren sona erer.
Bu maddede belirtilen genel sağlık sigortası giriş bildirgesini
süresi içinde vermeyenler hakkında 102 nci maddenin birinci fıkrasının
(a) bendine göre idarî para cezası uygulanır.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/35 md.) 60 ıncı maddenin yedinci fıkrası
kapsamında sayılanlar yükseköğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve yükseköğrenimlerinin devam
ettiği sürece genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki
öğrenciler yüksek öğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren bir
ay içerisinde ilgili üniversitelerce genel sağlık sigortası giriş
bildirgesiyle Kuruma bildirilir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/35 md.) 60 ıncı maddenin sekizinci fıkrası
kapsamında sayılanlar avukatlık stajına başladıkları tarihten itibaren
genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve avukatlık stajları devam
ettiği sürece genel sağlık sigortalılıkları devam eder. Bu kapsamdaki
stajyerler, staja başladıkları tarihten itibaren bir ay içerisinde
Türkiye Barolar Birliğince genel sağlık sigortası giriş bildirgesi
ile Kuruma bildirilir.
Genel sağlık sigortası giriş bildirgesinin içerik ve şekli ile
bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık hizmetleri ve diğer haklar ile bunlardan yararlanma
MADDE 62- Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortasından sağlanacak
sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanmak, genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için bir hak, Kurum
için ise bu hizmet ve hakların finansmanını sağlamak bir yükümlülüktür.
Sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan genel sağlık sigortalısı
ile bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararlandırılır.
Bu Kanun kapsamındaki kişilere sağlanacak sağlık hizmetleri ve
diğer haklar ile kişilerden alınan primlerin tutarı arasında ilişki
kurulamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Sağlanan Sağlık Hizmetleri ve Diğer Haklar
Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi
MADDE 63- Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş
kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen
sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını
veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık
hizmetleri şunlardır:
a) Kişilerin hastalanmalarına bakılmaksızın kişiye yönelik koruyucu sağlık
hizmetleri ile insan sağlığına zararlı madde bağımlılığını önlemeye yönelik
koruyucu sağlık hizmetleri.
b) Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak
muayene, hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler,
laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise
dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi ve rehabilitasyon
hizmetleri, organ, doku ve kök hücre nakline ve hücre tedavilerine yönelik
sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık
meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım
ve tedaviler.
c) Analık sebebiyle ayakta veya yatarak; hekim tarafından yapılacak muayene,
hekimin göreceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik muayeneler, doğum,
laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise
dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, hasta takibi, rahim tahliyesi,
tıbbî sterilizasyon ve acil sağlık hizmetleri, ilgili kanunları gereğince sağlık
meslek mensubu sayılanların hekimlerin kararı üzerine yapacakları tıbbî bakım
ve tedaviler.
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/40 md.) Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta
veya yatarak; ağız ve diş muayenesi, diş hekiminin göreceği lüzum üzerine ağız
ve diş hastalıklarının teşhisi için gereken klinik muayeneler, laboratuvar
tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak
yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, diş çekimi, konservatif diş tedavisi
ve kanal tedavisi, hasta takibi, diş protez uygulamaları, ağız ve diş hastalıkları
ile ilgili acil sağlık hizmetleri, 18 yaşını doldurmamış kişilerin ortodontik
diş tedavilerinin 72 nci maddeye göre belirlenen tutarı,
e) Evli olmakla birlikte çocuk sahibi olmayan genel sağlık sigortalısı kadın
ise kendisinin, erkek ise karısının;
1) Yapılan tıbbî tedavileri sonrasında normal tıbbî yöntemlerle çocuk sahibi
olamadığının ve ancak yardımcı üreme yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğinin
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından
tıbben mümkün görülmesi,
2) 23 yaşından büyük, 39 yaşından küçük olması,
3) Son üç yıl içinde diğer tedavi yöntemlerinden sonuç alınamamış olduğunun
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından
belgelenmesi,
4) Uygulamanın yapıldığı tıbbî merkezin Kurum ile sözleşme yapmış olması,
5) En az beş yıldır genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü
olunan kişi olup, 900 gün genel sağlık sigortası prim gün sayısının
olması,
şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde en fazla iki deneme ile sınırlı
olmak üzere yardımcı üreme yöntemi tedavileri ile bir hastalığın tedavisinin
başka tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması ve Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmet sunucuları sağlık kurulları tarafından tıbben zorunlu görülmesi halinde
yardımcı üreme yöntemi tedavileri.
f) Yukarıdaki bentler gereğince sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis
ve tedavileri için gerekli olabilecek kan ve kan ürünleri, kemik iliği, aşı,
ilaç, ortez, protez, tıbbî araç ve gereç, kişi kullanımına mahsus tıbbî cihaz,
tıbbî sarf, iyileştirici nitelikteki tıbbî sarf malzemelerinin sağlanması,
takılması, garanti süresi sonrası bakımı, onarılması ve yenilenmesi hizmetleri.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/40 md.) Kurum, finansmanı sağlanacak
sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen
sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme
usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir.
Kurum, bu amaçla komisyonlar kurabilir, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle
işbirliği yapabilir. Komisyonların çalışma usûl ve esasları Maliye Bakanlığı
ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir.
60 ıncı maddede sayılan genel sağlık sigortalısı sayılma şartlarının yitirilmesi
halinde, devam etmekte olan tedavi nedeniyle sağlanacak sağlık hizmetleri kişinin
iyileşmesine kadar sürer.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü
üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri (1)
MADDE 64- Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri şunlardır:
a) Vücut bütünlüğünü sağlamak amacıyla yapılan ve iş kazası ile meslek hastalığına,
kazaya, hastalıklara veya konjenital nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan durumlarda
yapılacak sağlık hizmetleri dışında estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık
hizmeti ile estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri.
b) Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmetleri ile Sağlık
Bakanlığınca tıbben sağlık hizmeti olduğu kabul edilmeyen sağlık hizmetleri.
c) (Ek: 17/4/2008-5754/41 md.) Yabancı ülke vatandaşlarının; genel sağlık sigortalısı
veya genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayıldığı tarihten
önce mevcut olan kronik hastalıkları,
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığının uygun
görüşü alınarak, Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yol gideri, gündelik ve refakatçi giderleri
MADDE 65- Hekimin veya diş hekiminin muayene veya tedavi sonrası tıbben göreceği
lüzum üzerine genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
sağlık hizmetinden yararlanmaları için muayene ve tedavi edildikleri yerleşim
yeri dışına yapılan sevkinde, ayakta tedavilerde kendisinin ve bir kişi ile
sınırlı olmak üzere refakatçisinin gidiş ve dönüş yol gideri ve gündelikleri;
yatarak tedavilerde ise gidiş ve dönüş tarihleri için gündelikleri ile yol
gideri Kurumca karşılanır.
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yatarak tedavileri
sırasında, hekimin veya diş hekiminin tıbben göreceği lüzum üzerine yanında
kalan refakatçinin yatak ve yemek giderleri bir kişi ile sınırlı olmak üzere
Kurumca karşılanır.
–
(1) Bu madde başlığı “Kurumca sağlanmayacak sağlık hizmetleri “ iken, 17/4/2008
tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş
ve birinci fıkrasına “Kurumca” ibaresinden sonra gelmek üzere “finansmanı”
ibaresi eklenmiştir.
Yurt içinde veya yurt dışına yapılan sevkler nedeniyle ödenecek
gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin tutarı 72 nci maddede
belirtilen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından
belirlenir.
Sürekli iş göremezlik veya malûllük durumlarının tespiti, kontrolü veya periyodik
sağlık muayenesi amacıyla yapılan sağlık hizmeti giderleri ile yol ve gündelik
giderleri de bu madde hükümlerine göre ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Yurt dışında tedavi
MADDE 66- 63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinin yurt içindeki sağlık
hizmet sunucularından sağlanması esastır. Ancak;
a) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde
sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca belirlenen
usûle uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen
usûle uygun olarak geçici görevle yurt dışına gönderilenlere, acil hallerde,
b) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde
sayılan genel sağlık sigortalılarından; işverenleri tarafından Kurumca belirlenen
usûle uygun olarak veya kamu idareleri için özel mevzuatlarında belirtilen
usûle uygun olarak sürekli görevle yurt dışına gönderilenler ile bunların yurt
dışında birlikte yaşadıkları bakmakla yükümlü olduğu kişilere,
c) Sağlık Bakanlığının uygun görüşü üzerine yurt içinde tedavisinin yapılamadığı
tespit edilen kişilerin, (1)
sağlık hizmetleri yurt dışında sağlanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/66 md.) Yurt içinde yapılması mümkün olmayan tetkiklerin
de yurt dışında yapılması sağlanabilir.
Ancak, yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentleri gereği yurt dışında sağlanan
sağlık hizmetlerinin Kurumca karşılanacak bedelleri, yurt içinde sözleşmeli
sağlık hizmet sunucularına ödenen tutarı geçemez. Bu tutarı aşan kısım işverenler
tarafından ödenir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bakanlar Kurulu kararı ile birlik halinde ya da kamu idarelerinin yetkili makamlarınca
yurt dışına askerî veya güvenlik amaçlı görevlendirilenlerin, bu Kanun kapsamına
giren sağlık hizmetlerinin sağlanması ile bu hizmetlere ilişkin giderlerin
yurt içindeki sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına ödenen tutarı aşan kısmı,
kurumlarınca karşılanır.
Kurum, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamındaki kişilerin sağlık hizmetlerini,
bu kişilerin geçici veya sürekli görev süresince genel sağlık sigortası için
Kuruma ödenen prim tutarını geçmemek kaydıyla, ilgili ülkede sağlık sigortası
yaptırmak suretiyle de sağlayabilir.
Birinci fıkranın (c) bendi gereğince yurt dışına sevk edilen kişilerin sağlık
hizmeti bedelinin tümü ödenir. Ancak bu tutar varsa Kurumun yurt dışında sevke
konu tedaviye ilişkin sözleşmeli olduğu sağlık hizmet sunucularına ödenen tutarı
geçemez. Bu kişilerin 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak giderleri ayrıca
karşılanır.
–
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle; bu bentte
“tedavisi mümkün olmadığı” ibaresi “tedavisinin yapılamadığı” yer alan şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Yukarıdaki haller dışında, yurt dışında sağlık hizmetlerine ilişkin
giderler Kurumca ödenmez.
Bu maddenin uygulanmasında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı olması nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanların daimi olarak
altı aydan fazla süreyle yurt dışında görevlendirilmeleri durumu, sürekli görevle
yurt dışına gönderilme sayılır.
Kamu idarelerinde çalışan sigortalılar dışında 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalıların geçici veya sürekli görevlendirilmesine
ilişkin usûller ve süreler ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl
ve esaslar, ilgili Bakanlıkların görüşü alınarak Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma Şartları ve Katılım Payı
Sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları
MADDE 67- (Değişik: 17/4/2008-5754/42 md.)
18 yaşını doldurmamış olan kişiler, tıbben başkasının bakımına muhtaç olan
kişiler, trafik kazası halleri, acil haller, iş kazası ile meslek hastalığı
halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, 63 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) ve (c) bentleri gereğince sağlanan sağlık hizmetleri, 75 inci maddede sayılan
afet ve savaş ile grev ve lokavt hali hariç olmak üzere sağlık hizmetlerinden
ve diğer haklardan yararlanabilmek için; (1)
a) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) ve (f) bentleri hariç diğer bentleri
gereği genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık
hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl içinde toplam 30
gün genel sağlık sigortası prim ödeme gün sayısının olması,
b) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi
ile (g) bendine tabi olan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin yukarıdaki bentte sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna
başvurduğu tarihte 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilerek tecil
ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin
her türlü borcunun bulunmaması, (2)
c) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentlerine tabi olan genel
sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yukarıdaki bentlerde
sayılan şartla birlikte, sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte prim
ve prime ilişkin her türlü borcunun bulunmaması,
d) (Ek: 13/2/2011-6111/36 md.) 60 ıncı maddenin yedinci fıkrasına göre genel
sağlık sigortalısı sayılanlar, (c) bendinde sayılan şartlarla birlikte, bir
öğretim dönemine ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin tamamını öğrenim
gördükleri üniversitenin öğrenim dönemi başından itibaren bir ay içinde ödemeleri,
şarttır.
––––
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “acil haller” ibaresinden önce gelmek üzere “trafik kazası halleri,”
ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 16/6/2010 tarihli ve 5997 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle, bu bentte yer
alan “60 günden fazla prim ve prime ilişkin” ibaresi “21/7/1953 tarihli ve
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine
göre tecil ve taksitlendirilerek tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler
hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Ancak, genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi
kapsamından çıkanların genel sağlık sigortalısı olduğu tarihten
itibaren otuz gün içinde sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi
için bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki prim ödeme gün
sayısı aranmaz. Ayrıca 60 ıncı madde kapsamında genel sağlık sigortalısı
sayılanların;
a) Herhangi bir sebeple silâh altına alınan sigortalının askerlikte
geçen hizmet süresi,
b) Hükümlülükle sonuçlanmayan tutuklulukta geçen süre,
c) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortalarından
geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalının iş göremediği süre,
d) Sigortalının greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt yapması
hallerinde geçen süre,
sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihten önceki son bir yıl
içinde toplam 30 gün genel sağlık sigortası primi ödeme gün sayısı
hesabında dikkate alınmaz.
Ayrıca genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanabilmeleri için
sağlık hizmet sunucularına başvurduklarında acil haller hariç olmak
üzere (acil hallerde ise acil halin sona ermesinden sonra); nüfus
cüzdanı, sürücü belgesi, evlenme cüzdanı, pasaport veya Kurum tarafından
verilen resimli sağlık kartı belgelerinden birinin gösterilmesi
zorunludur.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılanlar, zorunlu sigortalıklarının sona erdiği
tarihten itibaren on gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanırlar.
Bu kişilerin sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye
doğru bir yıl içinde 90 günlük zorunlu sigortalılıkları varsa,
sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle
(…)(1) bakmakla yükümlü olduğu kişiler dahil sağlık hizmetlerinden
yararlandırılırlar. (1)
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/36 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalıların 4857 sayılı İş Kanununun
56 ncı ve 74 üncü maddeleri ile diğer iş kanunlarında ücretsiz
izin sayılan süreler haricinde ayrıca bir takvim yılı içerisinde
toplam bir ayı aşmayan ve işverenlerince belgelendirilen ücretsiz
izin sürelerinde genel sağlık sigortalılıkları devam eder.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Katılım payı alınması
MADDE 68- 63 üncü maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınacak
olanlar şunlardır:
a) Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi.
b) (Değişik: 25/6/2009-5917/40 md.) Vücut dışı protez ve ortezler
c) Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar.
d) (Ek: 25/6/2009-5917/40 md.) Kurumca belirlenecek hastalık gruplarına göre
yatarak tedavide finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri.
––––
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle, bu fıkranın
ikinci cümlesinde yer alan “zorunlu sigortalılıklarından sonraki genel sağlık
sigortalılıklarından dolayı prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.
(Değişik ikinci fıkra: 25/6/2009-5917/40 md.) Katılım payı, birinci fıkranın
(a) bendindeki sağlık hizmetleri için 2 Türk Lirası olarak uygulanır. Katılım
payı, (b) ve (c) bentlerindeki sağlık hizmetleri için gereksiz kullanımı
azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup
olmaması, kişilerin prime esas kazançlarının, gelir ve aylıklarının tutarı
ve benzeri ölçütler dikkate alınarak % 10 ilâ % 20 oranları arasında olmak
üzere Kurumca belirlenir. Kurum, birinci fıkranın (a) bendi gereği belirlediği
katılım payını; birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayenelerde
almamaya ya da daha düşük tutarlarda belirlemeye veya tekrar birinci fıkranın
(a) bendi için belirlenen tutara getirmeye, ikinci ve üçüncü basamak sağlık
hizmet sunucularında yapılan muayenelerde ise müracaat edilen sağlık hizmeti
sunucusunun yer aldığı basamak, sağlık hizmeti sunucusunun resmi ve özel
sağlık hizmeti sunucusu niteliğinde olup olmaması, önceki basamaklardan sevkli
olarak başvurulup başvurulmadığı gibi hususları göz önünde bulundurarak on
katına kadar artırmaya ve sağlık hizmeti sunucuları için farklı belirlemeye
yetkilidir. Birinci fıkranın (a) bendindeki sağlık hizmetleri için belirlenen
katılım payı tutarı, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca
belirlenen yeniden değerleme oranı kadar her yıl artırılır. Birinci fıkranın
(d) bendinde belirtilen sağlık hizmetleri bedelinin yüzde birine kadar katılım
payı alınabilir. Yüzde birine kadar tespit edilen katılım payını almamaya,
yarısına kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya, gerektiğinde bu
tutarları kanuni tutarlarına getirmeye veya indirmeye Kurum yetkilidir.
(Mülga üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/43 md.)
(Değişik dördüncü fıkra: 25/6/2009-5917/40 md.) Genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü olduğu kişilerin birinci fıkranın (b) bendi gereği ödeyecekleri
katılım payının tutarı, sağlık hizmetinin alındığı tarihteki asgarî ücretin
% 75’ini, (d) bendi gereği ödeyecekleri katılım payının tutarı ise bir takvim
yılında asgari ücret tutarını geçmemek kaydıyla her bir yatarak tedavi için
asgari ücretin dörtte birini geçemez.
63 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince sağlanan ve bir hastalığın
tedavisinin başka tıbbî bir yöntemle mümkün olmaması nedeniyle yapılacak yardımcı
üreme yöntemi tedavisi dışındaki, yardımcı üreme yöntemi tedavisinde katılım
payı ilk denemede % 30, ikinci denemede % 25 oranında uygulanır. Ancak katılım
payında dördüncü fıkra gereği uygulanan üst limit dikkate alınmaz.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt
bentleri gereği genel sağlık sigortalısı sayılanlar ile bunların bakmakla yükümlü
olduğu kişilerin ödemiş oldukları katılım payları, talepleri halinde, 29/5/1rihli
ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerine
göre kendilerine geri ödenir.
(Değişik yedinci fıkra: 25/6/2009-5917/40 md.) Katılım paylarını, gelir veya
aylık alan kişilerin gelir veya aylıklarından, çalışanların ücret veya maaşlarından
mahsup edilmek suretiyle veya eczaneler ile diğer kurum ve kuruluşlar aracılığı
ile tahsile ve katılım paylarının ödenme usulünü belirlemeye Kurum yetkilidir.
Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularına, tahsil ettikleri katılım payı düşüldükten
sonra kalan tutar ödenir.
(Değişik sekizinci fıkra: 17/4/2008-5754/43 md.) Katılım paylarının hesaplanmasında
72 nci maddeye göre tespit edilen sağlık hizmeti tutarları esas alınır.
Katılım paylarının ödenme usûlleri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer
usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Katılım payı alınmayacak haller, sağlık hizmetleri ve kişiler
(1)
MADDE 69- 68 inci maddede sayılan sağlık hizmetlerinden katılım payı alınmayacak
haller, sağlık hizmetleri ve kişiler şunlardır:
a) İş kazası ile meslek hastalığı halleri ile askerî tatbikat ve manevralarda
sağlanan sağlık hizmetleri.
b) 75 inci maddede yer alan afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri.
c) Aile hekimi muayeneleri ve kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri.
d) Sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla; Kurumca belirlenen kronik hastalıklar
ve hayati önemi haiz 68 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki
sağlık hizmetleri ile organ, doku ve kök hücre; nakli. (2)
e) (Değişik: 17/4/2008-5754/65 md.) 94 üncü maddede tanımlanan kontrol muayeneleri,
f) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c ) bendinin (4) numaralı alt bendinde
belirtilen kişiler ile bunların eşleri, (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentleri
kapsamında sayılanlar, vazife malûlleri ile 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının,
(d) ve (e) bentlerinde sayılanlar. (Ek cümle: 17/4/2008-5754/66 md.) Ayrıca,
3713 sayılı Kanuna göre aylık bağlanmış malûller ile aynı Kanun kapsamına giren
olaylar sebebiyle vazife malûllüğü aylığı alan er ve erbaşların sağlık kurulu
raporuyla ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez ve diğer iyileştirici araç/gereçler
herhangi bir katılım payı veya fark alınmaksızın ve kısıtlama getirilmeksizin
karşılanır.
Bu madde gereğince katılım payı alınmayacak sağlık hizmetlerini tek tek veya
gruplandırarak tespite Kurum yetkilidir.
Hizmet basamakları ve sevk zinciri (1)
MADDE 70- Bu Kanunun uygulanması bakımından sağlık hizmeti sunucuları birinci,
ikinci ve üçüncü basamak olarak Sağlık Bakanlığı tarafından basamaklandırılır.
Bu basamaklar ve sağlık hizmet sunucuları arasında sevk zinciri; tanı, ön tanı,
hekimlerin ve diş hekimlerinin uzmanlıkları dikkate alınmak suretiyle tüm yurtta
veya il ya da ilçe bazında Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurum tarafından
belirlenir. Aile hekimleri birinci basamak hizmet sunucuları içinde yer alır.
Kurumca sağlık hizmetlerinin sağlanabilmesi için, genel sağlık sigortalısı
ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler sevk zinciri kurallarına uygun hareket etmek
zorundadır.
(Mülga üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/67 md.)
Kimlik tespiti ve acil haller (1)
MADDE 71- Sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişilere sağlık hizmeti sunumu aşamasında (acil hallerde ise acil halin
sona ermesinden sonra), 67 nci maddenin üçüncü fıkrasında sayılan belgeleri
ve bu belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığını kontrol etmek zorundadır.
(Mülga son cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)
–––––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle; 69 uncu maddenin
birinci fıkrasının (f) bendinde geçen “4 üncü maddenin üçüncü fıkrasının” ibaresi
“4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının,”, 70 inci maddenin birinci fıkrasında
yer alan “sınıflandırılır” ibaresi “basamaklandırılır”, 71 inci maddesinin
birinci fıkrasındaki “ikinci” ibaresi “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş; aynı
Kanunun 66 ncı maddesiyle (d) bendine “ile organ” ibaresinden sonra gelmek
üzere “, doku ve kök hücre;”, (f) bendine “(c) bendinin (4)” ibaresinden sonra
gelmek üzere “numaralı alt bendinde belirtilen kişiler ile bunların eşleri”
ibareleri eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu bentte yer alan "sağlık kurulu raporu" ibaresi, 9/5/2007 tarihli
ve 5655 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "sağlık raporu" olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
kendi adına bir başkasının sağlık hizmeti almasını veya Kurumdan
haksız bir menfaat temin etmesini sağlaması yasaktır. Bu fiilleri
işleyenlerden Kurumun uğradığı zararın iki katı kanunî faiziyle
birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilir ve ilgililer
hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri
uygulanır.
Bu Kanunun uygulamasında acil hallerin ve acil sağlık hizmetlerinin neler olduğuna,
hangi yöntem ve ölçütlerle tespit edileceğine ilişkin hususlar, Sağlık Bakanlığının
uygun görüşü üzerine Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Malî ve Çeşitli Hükümler
Sağlık hizmetlerinin ödenecek bedellerinin belirlenmesi
MADDE 72- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/44 md.) 65 inci madde gereği
ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini
belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir. Komisyon,
tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet
unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas
olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilir. Komisyon, 63 üncü madde hükümlerine
göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini;
sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak
sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati
öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik
ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her
sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkilidir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/44 md.) Komisyon; Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığını, Maliye Bakanlığını, Sağlık Bakanlığını, Devlet Planlama Teşkilâtı
Müsteşarlığını, Hazine Müsteşarlığını temsilen birer üye ve Kurumu temsilen
iki üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Komisyon kararlarını salt çoğunluk
ile alır, kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Komisyonca gerekli görülen hallerde
sağlık hizmetlerinin türlerine göre birden fazla alt komisyon kurulabilir.
Komisyonun sekreterya işlemleri Kurumca yerine getirilir.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna iştirak edenlere, ayda iki defadan
fazla olmamak üzere katıldıkları her toplantı günü için (3000) gösterge rakamının
memur aylık katsayısı ile çarpılarak bulunacak tutarı üzerinden toplantı ücreti
ödenir. Komisyon çalışmaları ile ilgili her türlü giderler Kurumca ödenir.
(Değişik dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/44 md.) Kurum, ilgili kamu kurum ve
kuruluşları ile dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon ve kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarının görüşlerini alabilir.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun çalışmasına, görev
ve yetkileri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Komisyon üyesi kurumların görüşleri alınarak Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi
MADDE 73- (Değişik: 17/4/2008-5754/45 md.)
Bu Kanuna göre sağlık hizmetleri, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki
sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun
hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık
hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanır.
Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları dışındaki vakıf üniversiteleri dahil
sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca
belirlenen sağlık hizmetleri bedeline ek olarak, genel sağlık sigortalısı ve
bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmeti sunucularının giderleri
ve ürettikleri sağlık hizmetlerinin maliyetleri, yapılan sübvansiyonlar gibi
kriterler dikkate alınarak bu bedellerin bir katına kadar alınabilecek ilave
ücretin tavanını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu tavan dahilinde
alınabilecek ilave ücret oranları Kurumca belirlenir. Ancak kamu idaresi sağlık
hizmeti sunucuları tarafından sevk edilmesi halinde 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinin (4), (6) ve (8) numaralı alt bentleri kapsamında sayılanlar
ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerden ilave ücret alınamaz. Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen eşdeğer ilaçların, azami fiyatı ile kişinin
talep ettiği eşdeğer ilacın fiyatı arasında oluşacak fark ve optik için tavan
uygulanmaz ve bu fıkra kapsamında değerlendirilmez.
Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları ise otelcilik hizmeti ile dördüncü fıkrada
belirtilen istisnai sağlık hizmetleri dışında, sağladıkları sağlık hizmetleri
için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden ilave ücret
talep edemez. (Mülga ikinci cümle: 21/1/2010-5947/19 md.)
Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları, Kurumca belirlenmiş standartların üstündeki
talepleri karşılayan otelcilik hizmetleri ile hayati öneme sahip olmama ve
alternatif tedavilerin bulunması gibi hususlar göz önüne alınarak Sağlık Hizmetleri
Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenen istisnai sağlık hizmetleri için,
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden belirlenen hizmet
fiyatlarının üç katını geçmemek üzere ilâve ücret alabilir. Sözleşmeli sağlık
hizmeti sunucuları, Kurumca ödenecek sağlık hizmeti bedellerinin yayımlanmasını
takiben otuz gün içinde ilâve ücret ödemeleri için belirlenen tavanlar dahilinde
belirledikleri sağlık hizmeti fiyatlarını kuruma bildirmek zorundadır. Sözleşmeli
sağlık hizmeti sunucuları fiyat değişikliklerini 5 iş günü içinde Kuruma bildirirler.
Tavanlar dahilinde de olsa Kurumca belirlenen süreden önce bu fiyatlarını artıramazlar.
Kurum, provizyon işlemlerini yürütmek üzere sağlık hizmeti sunucularının mahallinde
provizyon merkezi açabilir ve personel çalıştırabilir. Sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucuları, bu amaçla Kuruma uygun bağımsız mekân tahsis etmek zorundadır.
Acil haller dışında sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından kişilerce satın
alınan sağlık hizmeti bedelleri Kurumca ödenmez.
Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından acil hallerde alınan
sağlık hizmeti bedeli, 72 nci madde gereği sözleşmeli sağlık hizmeti
sunucuları için belirlenen bedeller esas alınarak genel sağlık
sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere fatura karşılığı
ödenir. Sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları, acil
hallerde, sözleşmeli sağlık hizmetleri sunucuları ise Kurumun belirlediği
sağlık hizmetleri için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü
olduğu kişilerden veya Kurumdan herhangi bir ilave ücret talep
edemez.
Kurum, bu Kanunun birinci fıkrasında belirtilen yöntemler dışında,
kamu idarelerince verilecek sağlık hizmetlerini götürü bedel üzerinden
hizmet alım sözleşmesiyle de sağlamaya yetkilidir. Kamu idaresi
sağlık hizmeti sunucuları, sözleşmede belirtilen götürü bedel karşılığında
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sözleşme
kapsamında verilmesi gereken her türlü sağlık hizmetini sunmakla
yükümlüdür ve sözleşmede belirtilen götürü bedel dışında Kurumdan
veya genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden
Kanunda belirtilen ilave ücretler ve katılım payları dışında ayrıca
bir bedel talep edemez. Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesiyle
temin edilen hizmetler için Kuruma ayrıca fatura ve dayanağı belge
gönderilmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Sağlık Bakanlığı ile müştereken belirlenir.
Sağlık hizmeti sunucuları, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmaya müstahak
olup olmadığını, Kurumun elektronik veya diğer ortamlarda sağlayacağı
yöntemlere uygun olarak kontrol etmek ve belgelemek zorundadır.
Sağlık hizmeti satın alma sözleşmelerinin hazırlanması ve akdedilmesi,
sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Genel sağlık sigortası gelirlerinin kullanım amacı, kısa ve uzun vadeli sigorta
kolları için yapılan sağlık harcamaları
MADDE 74- Genel sağlık sigortası prim gelirleri; yönetim giderleri, genel sağlık
sigortasından sağlanan sağlık hizmetleri ve diğer haklar dışında başka bir
amaçla kullanılamaz.
Uzun ve kısa vadeli sigorta kolları bakımından sürekli iş göremezlik, malûllük,
çalışma gücü kaybı hallerinin tespiti veya bu amaçla yapılan kontroller nedeniyle
oluşan sağlık hizmeti giderleri ile 72 nci maddeye göre, usûl ve esasları Kurumca
belirlenecek gündelik ve yol giderleri, refakatçı giderleri, kısa ve uzun vadeli
sigorta kolları prim gelirlerinden karşılanır.
Doğal afetler veya savaş hali
MADDE 75- 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle
Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamındaki afetler ile
4/11/1rihli ve 2941 sayılı Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu gereğince ilân
edilen savaş halinde genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin
sağlık hizmetleri Kurum tarafından sağlanmaya devam edilir. Ancak, afet veya
savaş hallerine bağlı nedenlerden dolayı Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri,
giderlerin ödendiği takvim yılı sonu esas alınarak genel bütçeden Kuruma bir
yıl içinde transfer edilir.
İşverenin, genel sağlık sigortalısının ve üçüncü kişilerin sorumluluğu
MADDE 76- İşveren, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan genel
sağlık sigortalısına sağlık durumunun gerektirdiği sağlık hizmetlerini derhal
sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla işveren tarafından yapılan ve belgelere dayanan
sağlık hizmeti giderleri ve 65 inci madde hükümlerine göre yapılacak masraflar
Kurum tarafından karşılanır.
Birinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesindeki ihmalinden
veya gecikmesinden dolayı, genel sağlık sigortalısının tedavi süresinin uzamasına
veya malûl kalmasına veya malûllük derecesinin artmasına sebep olan işveren,
Kurumun bu nedenle yaptığı her türlü sağlık hizmeti giderini ödemekle yükümlüdür.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.) İlgili kanunları
gereğince sağlık raporu alınması gerektiği halde sağlık raporuna
dayanmaksızın veya alınan raporlarda söz konusu işte çalışması
tıbbî yönden elverişli olmadığı belirtildiği halde genel sağlık
sigortalısını çalıştıran işverenlere, bu nedenle Kurumca yapılan
sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir. Sağlık kurulu raporu
ile belli bir işte çalışamayacağı belgelenen 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kişiler bu işte çalıştırılamaz.
Bu kişileri çalıştıran işverenler, genel sağlık sigortalısının
aynı hastalık sebebiyle Kurumca yapılan masraflarını ödemekle yükümlüdür.
Tedavinin sona erdiğine ve çalışılabilir durumda olduğuna dair
Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından belge almaksızın
başka işte çalışan genel sağlık sigortalısının aynı hastalığı sebebiyle
yapılan tedavi masrafları ise kendisinden alınır.
İş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel sağlık sigortalısının
iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi
sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir.
İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. (1)
(Mülga beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.)
(Değişik altıncı fıkra: 17/4/2008-5754/46 md.) Genel sağlık sigortalısına ve
bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere kastı veya suç sayılır bir hareketi
veya ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması ya da ihmali nedeniyle
Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin uzamasına
sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü kişilere, Kurumun yaptığı
sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir.
Sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularının duyurulması ve sağlık hizmet sunucusunu
seçme serbestisi
MADDE 77- Bu Kanun gereğince genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin sağlık hizmetinden yararlanmak için başvuracakları yurt içinde veya
yurt dışındaki sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularının unvan, isim ve adresleri
Kurumca elektronik ortamda veya diğer yöntemlerle duyurulur.
Genel sağlık sigortalıları ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, sağlık hizmeti
sunucuları arasından, genel sağlık sigortasıyla ilgili diğer madde hükümlerine
uymak şartıyla istediğini seçme hakkına sahiptir.
Sağlık hizmeti sunucularının kayıt ve bildirim zorunluluğu ve kontrol yetkisi
MADDE 78- Kurum ile sözleşmesi olan, tüm sağlık hizmeti sunucuları, sağlık
hizmeti sunduğu tüm kişilere ait sözleşme hükümlerinde yer verilen bilgileri,
belirlenen yöntemlere ve süreye uygun biçimde elektronik ortamda veya yazılı
olarak Kuruma göndermek zorundadır. Bu bilgiler gönderilmeksizin talep edilen
sağlık hizmeti bedelleri, bilgiler gönderilinceye kadar ödenmez. (2)
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişinin sağlık bilgilerinin
gizliliği esastır. Sağlık bilgilerinin ne şekilde korunacağı, ulusal güvenlik
nedeniyle sağlık bilgisi paylaşıma açılmayacak kişilerin tespiti ilgili bakanlıkların
önerisi üzerine Bakanlıkça tespit edilir. (Ek cümle: 17/4/2008-5754/66 md.)
Bu kişi ve grupların sağlık bilgilerinin nasıl tutulacağı ilgili kuruluşların
görüşleri alınarak hazırlanacak yönetmelik ile düzenlenir.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle;
bu fıkrada yer alan “sigortalının” ibaresi “genel sağlık sigortalısının”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle;
bu fıkrada yer alan “olup olmadığına bakılmaksızın tüm” ibaresi
“olan,” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Kurum, genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili
olarak işverenler, sağlık hizmeti sunucuları ve diğer gerçek ve
tüzel kişiler nezdindeki defter, belge ve bilgileri inceleyebilir,
ibrazını isteyebilir.
Kurum, bu Kanunda belirtilen görevleriyle ilgili olarak sağlık hizmeti sunucularının
yürüttüğü hizmet ve işlemleri kontrol yetkisine sahiptir. Kurum, bu yetkisini
görevlendirdiği personeli vasıtasıyla veya kamu kurumları ve özel kurumlardan
hizmet satın almak suretiyle kullanabilir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Primlere İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Prim Alınması, Prime Esas Kazanç, Prim Oranları ve Asgarî İşçilik
Prim alınması zorunluluğu
MADDE 79- Kısa ve uzun vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortası için, bu
Kanunda öngörülen her türlü ödemeler ile yönetim giderlerini karşılamak üzere
Kurum prim almak, ilgililer de prim ödemek zorundadır.
Kurumca tahsil edilen genel sağlık sigortası primleri, tahsil edilmesini müteakip
doğrudan Kurum bütçesinin genel sağlık sigortası kalemine aktarılır.
Prime esas kazançlar
MADDE 80- (Değişik: 17/4/2008-5754/47 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime
esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
a) Prime esas kazançların hesabında;
1) Hak edilen ücretlerin,
2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan
ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına
ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,
3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve
(2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara
o ay içinde yapılan ödemelerin,
brüt toplamı esas alınır.
b) Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar
görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki
toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları
yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından
sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine
ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası
primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi
tutulmaz.
c) (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın
tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime
esas kazanca tabi tutulur. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine
dair muafiyet ve istisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmaz.
d) Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi
tutulur. Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil
edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın
aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı
ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın
altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir.
Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu
idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden,
sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut
olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82
nci madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın
tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir. Bu durumlarda sigorta
primlerinin, yukarıda belirtilen mercilerin kararlarının kesinleşme
tarihini izleyen ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, gecikme cezası
ve gecikme zammı alınmaz ve 102 nci madde hükümleri uygulanmaz.
e) Saatlik, günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete
dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kâra katılma gibi belirsiz
zaman ve tutar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin
hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 82 nci madde hükmüne
göre belirlenen alt sınırdır.
f) Bir işverene tabi olarak çalışan sigortalının belirli ücretinin
dışında ayrıca (e) bendi kapsamında ücret alması halinde, prime
esas günlük kazancı bunların toplamından oluşur.
g) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının,
bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak
günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde
çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının
günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı
gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.
h) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün
sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir.
Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin
yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı
saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının
ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati
süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma
süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle
bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.
ı) İşveren ve sigortalı arasında çağrı üzerine çalışmaya dayalı
yazılı iş sözleşmesinde taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta
ve ay olarak belirlenmemiş ise, sigortalının ay içindeki prim ödeme
gün sayısı haftalık çalışma süresi en az yirmi saat kararlaştırılmış
sayılarak (h) bendi hükmüne göre hesaplanır.
i) 88 inci maddenin dördüncü fıkrasına göre ay içerisinde 30 günden
az prim ödeme gün sayılarına ait eksik günlerin genel sağlık sigortası
primleri, eksik çalışma süreleri dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.
j) (Ek: 31/7/2008-5797/1 md.) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her
derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti
karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici
olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak
kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders
ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına
bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam
sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz. (1)
k) (Ek: 13/2/2011-6111/37 md.) Meslek liselerinde okumakta iken
veya yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler
ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı
çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı 82 nci
maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının
otuz katından fazla olmayanlar ile kursiyerlerin prime esas günlük
kazançlarının hesaplanmasında prime esas günlük kazanç alt sınırı
dikkate alınır. Aday çırak, çırak ve meslekî eğitim gören öğrencilerin
prime esas kazançları ilgili kanunlarında öngörüldüğü şekilde belirlenir.
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların
prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.
–
(1) 31/7/2008 tarihli ve 5797 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
bu bendin 15/10/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına
alınmıştır.
a) Aylık prime esas kazanç, 82 nci maddeye göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında kalmak şartı
ile kendileri tarafından beyan edilecek günlük kazancın otuz katıdır.
Bu sigortalılar tarafından Kurumca belirlenen sürelerde aylık prime
esas kazanç beyan edilir. Beyanda bulunmayan sigortalıların aylık
prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz
katı olarak belirlenir.
b) Sigortalı aynı zamanda işveren ise aylık prime esas kazancı,
çalıştırdığı sigortalıların prime esas günlük kazancının en yükseğinin
otuz katından az olamaz. Aylık prime esas kazancı, çalıştırdığı
sigortalının otuz günlük prime esas kazancından düşük olduğu tespit
edilen sigortalıların aylık prime esas kazançları, tespit edilen
kazanç düzeyine çıkartılarak aradaki farkın primi, 89 uncu madde
hükümlerine göre gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmak suretiyle
tahsil edilir.
c) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz konusu olması halinde,
bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen esaslara göre tek
beyanda bulunulur.
Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında sigortalı olanların prime esas kazançlarının hesabında;
a) Aylıklarını personel kanunlarına göre alan sigortalılar için;
1) İlgili kanunları uyarınca aylık gösterge ve ek göstergeler üzerinden
ödenen aylık tutarları,
2) Memuriyet taban aylık ve kıdem aylık tutarları,
3) Makam, temsil ve görev tazminatları, 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 152 nci maddesi uyarınca ödenen tazminatlar (bölge, kurum,
birim, çalışma mahalli, görevin niteliği ve benzeri kriterlere
dayalı olarak asıl tazminatlara ilave, ek veya ayrıca ödenen tazminatlar
hariç), 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (A) bendinde yer alan cetvelde
belirtilen oranlar üzerinden ödenen hizmet tazminatı (28/2/1rihli
ve 2629 sayılı Kanun ile 17/11/1rihli ve 2955 sayılı Kanuna göre
tazminat veya üniversite ödeneği alanların sadece rütbelerinin
karşılığı hizmet tazminatları), 11/10/1rihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim
Personel Kanununun 12 nci maddesi uyarınca ödenen üniversite ödeneği,
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 106 ncı maddesinin üçüncü
fıkrası uyarınca ödenen ek ödeme,
b) Kadro karşılığı sözleşmeli olarak görev yapan sigortalılar için
işgal ettikleri kadrolar esas alınmak suretiyle (a) bendinde öngörülen
unsurlar üzerinden hesaplanan tutarı,
c) Açıktan vekil olarak atanan sigortalılar için, (a) bendinde
öngörülen unsurlardan ilgili mevzuatı uyarınca ödenen tutarı,
ç) Başka bir kadro ya da görevin ödeme unsurları esas alınmak ve
kıyaslanmak suretiyle aylık veya ücret ödenen sigortalılar için;
emsal alınan kadro veya görevin prime esas kazanç tutarını geçmemek
üzere, bu kazancın aylık veya ücret ödenmesinde öngörülen oranında
hesaplanacak tutarı,
d) Büyükşehir belediye başkanları için bakanlık genel müdürünün,
diğer belediye başkanları için ise öğrenim durumları itibarıyla
657 sayılı Kanuna göre yükselebilecekleri dereceyi aşmamak kaydıyla,
657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı ek gösterge cetvelinin “VIII.
Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (d) bendinde
belirtilenlerin prime esas kazançları,
e) 78 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alan yükseköğretim
kurumlarına bağlı konservatuvarlarda 2914 sayılı Yüksek Öğretim
Personel Kanununun 15 inci maddesi uyarınca sözleşme ile istihdam
edilen öğretim elemanlarından sanatçı öğretim elemanı olarak
istihdam edilenler için, anılan Kanunda öğretim görevlisi kadro
unvanında istihdam edilenlerin tahsil ve derecelerine göre belirlenen
prime esas kazanç tutarı; kamu idarelerinde sanatçı, sanatkar
ve sanatçı öğretmen olarak sözleşme ile istihdam edilenler için,
tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak
teknik hizmetler sınıfında yer alan mühendislerin (a) bendindeki
prime esas kazanç tutarı; yüksek öğretim kurumları ile diğer
kamu idarelerinde sanat uygulatıcısı ve sahne uygulatıcısı olarak
sözleşme ile istihdam edilenlerden en az önlisans mezunu olanlar
için tahsil ve dereceleri itibarıyla 657 sayılı Kanuna tabi olarak
teknik hizmetler sınıfında yer alan teknikerlerin, diğerleri
için ise teknisyenlerin prime esas kazanç tutarları,
f) İlgili kanunlarında emeklilik ya da ek gösterge açısından belirli
bir kadro, unvan veya görevle bağlantı kurulanlar için, bağlantı
kurulan kadro, unvan veya görevin prime esas kazanç tutarı,
g) Bu fıkranın (a) ilâ (f) bentleri kapsamı dışında kalan sigortalılar
için atandıkları görev itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri
sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro, unvan, tahsil ve derecesi
için belirlenen prime esas kazanç tutarları,
esas alınır. Vekalet veya ikinci görev karşılığında ilgili mevzuatı
uyarınca yapılacak ödemeler prime esas kazancın hesabında dikkate
alınmaz.
Yalnızca genel sağlık sigortasına tâbi olanlar bakımından prime
esas aylık kazancın tespitinde; 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(d) bendinde sayılan kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt sınırının iki katının otuz günlük
tutarı, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen
kişiler için asgari ücret, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(e) bendinde belirtilen kişiler için ise prime esas asgari kazanç
tutarı esas alınır. 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar için Kurumca belirlenecek
test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilen aile içindeki
gelirin kişi başına düşen aylık tutarı; asgari ücretin üçte birinden
asgari ücrete kadar olduğu tespit edilen kişiler için 82 nci maddeye
göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük
tutarının üçte biri, asgari ücretten asgari ücretin iki katına
kadar olduğu tespit edilen kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutar, asgari
ücretin iki katından fazla olduğu tespit edilen kişiler için 82
nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının
otuz günlük tutarının iki katı prime esas asgari kazanç tutarı
olarak esas alınır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/37 md.) Şu kadar
ki, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılanlar için gelir testleri Kurumca sonuçlandırılıncaya
kadar 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz günlük tutarı prime esas asgari kazanç tutarı olarak
esas alınır. Ancak gelir testi sonucu, aile içindeki gelirleri
asgari ücretin altında kalan genel sağlık sigortalılarının bu sürelerde
gelir testi sonucuna göre ödemeleri gereken tutarların üzerinde
yaptıkları ödemeler herhangi bir faiz uygulanmaksızın iade veya
mahsup edilir. (1)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
–
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “(d) ve (g) bentlerinde” ibaresi “(d) bendinde”
şeklinde, aynı fıkrada yer alan “Ancak, 60 ıncı maddenin birinci
fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılmak için müracaat etmekle birlikte,” ibaresi
“60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel
sağlık sigortalısı sayılanlar için” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Prim oranları ve Devlet katkısı
MADDE 81- Bu Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:
a) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas
kazancının % 20'sidir. Bunun % 9'u sigortalı hissesi, % 11'i işveren hissesidir.
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) Bu Kanunda belirtilen fiilî hizmet süresi
zammı uygulanan işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
1) (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanacak malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları prim oranı, bu maddenin (a) bendinde belirtilen % 20 oranına;
40 ıncı maddeye göre 60 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 1 puan, 90
fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 1,5 puan, 180 fiilî hizmet gün sayısı
eklenecek işlerde 3 puan,
2) (c) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için ise uygulanacak malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, bu maddenin (a) bendinde belirtilen
% 20 oranına; 40 ıncı maddeye göre 60 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde
3,33 puan, 90 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 5 puan, 180 fiilî hizmet
gün sayısı eklenecek işlerde 10 puan,
eklenmesi suretiyle belirlenir ve bu şekilde bulunan oran ile bu maddenin (a)
bendinde belirtilen % 20 oranı arasındaki farka ait primin tamamı işveren tarafından
ödenir.
c) Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, yapılan işin iş kazası ve meslek
hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre % 1 ilâ % 6,5 oranları
arasında olmak üzere, 83 üncü maddeye göre Kurumca belirlenir. Bu primin tamamını
işveren öder.(1)
d) (Değişik: 13/2/2011-6111/38 md.) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilenler için prim oranı, prime esas kazançlarının % 6’sıdır.
Bu prim oranının % 1’i kısa vadeli sigorta kolları, % 5’i genel sağlık sigortası
primidir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen kursiyerler
için prim oranı, prime esas kazançlarının % 13,5’idir. Bu prim oranının % 1’i
kısa vadeli sigorta kolları, % 12,5’i genel sağlık sigortası primidir.
(1) Bu bent Ana.Mah.nin 15.12.2006 tarihli, E. 2006/111, K. 2006/112 sayılı
Kararı ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki
sigortalılar yönünden iptal edilmiş olup, İptal Kararının Resmi Gazete’de yayımlanacağı
güne kadar, 15/12/2006 tarihli ve E:2006/111, K:2006/36 (Yürürlüğü Durdurma)
sayılı Karar ile Yürürlüğü Durdurulmuştur, sözkonusu iptal kararı için 30/12/2006
tarihli ve 26392(5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’ye bakınız.
e) (Mülga: 17/4/2008-5754/48 md.)
f) (Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) Genel sağlık sigortası primi, kısa ve uzun
vadeli sigorta kollarına tâbi olanlar için 82 nci maddenin birinci fıkrasına
göre hesaplanan prime esas kazancın % 12,5'idir. Bu primin % 5'i sigortalı,
% 7,5'i ise işveren hissesidir. Yalnızca genel sağlık sigortasına tâbi olanlar
ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ve bu Kanunun geçici 13
üncü maddesinde belirtilenlerin genel sağlık sigortası primi, prime esas
kazancın % 12'sidir.
g) (Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamındaki sigortalılar (a), (c) ve (f) bentlerindeki prim oranlarının
toplamı üzerinden primlerini öderler.
h) (Ek: 17/4/2008-5754/48 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılara bağlanan veya bağlanacak vazife malûllüğü aylıkları
ile bunların hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylıklarının karşılığı olmak üzere,
bu kapsamdaki sigortalılar için kamu idarelerinin bütçelerinden ayrılan sosyal
güvenlik kurumlarına devlet primi ödeneklerinin % 20’si oranında ek karşılık
primi alınır. Ayrılan ek karşılık priminin tamamı kurum bütçelerinin yetkili
makamlarca onaylanarak yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başlarından itibaren
altı ay içinde ve aylık eşit taksitlerle ödenir. Genel bütçe kapsamındaki idarelerin
ek karşılık primleri Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.
ı) (Ek: 17/4/2008-5763/24 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin,
bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden
tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi
için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca
aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna
vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine
isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı
yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası
ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.
Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası
ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren
işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa
ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile
diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran
işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece
bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu bent hükümleri; 21/4/2005 tarihli ve
5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum
ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1rihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa,
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma
hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan
istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek
primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.
Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak
dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta
prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde,
bu destek öncelikle uygulanır. Bu Kanun gereğince yapılan kontrol
ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği
tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu fıkrayla sağlanan destek
unsurlarından yararlanamaz.(Ek cümle: 31/7/2008-5797/2 md.) Bu
fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara
ilişkin matrah, oran ve esaslar üzerinden 506 sayılı Kanunun geçici
20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personel
için de uygulanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine
Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir. (1)(2)
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/48 md.) Devlet, Kurumun ay
itibarıyla tahsil ettiği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
ile genel sağlık sigortası priminin dörtte biri oranında Kuruma
katkı yapar. Devlet katkısı olarak hesaplanacak tutar talep edilen
tarihi takip eden 15 gün içinde Hazinece Kuruma ödenir.
(1)31/7/2008 tarihli ve 5797 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle;
bu bentte yer alan "29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal
Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandırılan işverenler
bu tecil ve taksitlendirme ile yapılandırmaları devam ettiği sürece" ibaresi "29/7/2003
tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006
tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre
taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme
ve yapılandırmaları devam ettiği sürece" şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
(2) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle,
bu bentte yer alan “Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri
ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar
ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.” cümlesi
“Bu bent hükümleri; 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30
uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara
ait işyerleri ile 8/9/1rihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa,
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası
anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile
4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin
işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt
dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.” şeklinde, aynı
bentte yer alan “Bu fıkrayla düzenlenen destek unsurundan diğer
ilgili mevzuat uyarınca ayrıca yararlanmakta olan işverenler aynı
dönem için ve mükerrer olarak bu destek unsurundan yararlanamaz.
Bu durumda, işverenlerin tercihleri dikkate alınmak suretiyle uygulama,
destek unsurlarından sadece biriyle sınırlı olarak yapılır.” cümleleri
“Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin
aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle
uygulanır.” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Günlük kazanç sınırları
MADDE 82- (Değişik birinci fıkra: 13/2/2011-6111/39 md.) Bu Kanun gereğince
alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın
alt sınırı, sigortalıların yaşlarına uygun asgarî ücretin otuzda biri, üst
sınırı ise 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazanç alt sınırının 6,5
katıdır.
Günlük kazançları yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınırın altında olan sigortalılar
ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden,
günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları
da üst sınır üzerinden hesaplanır.
İkinci fıkraya göre sigortalının kazancı alt sınırın altında ise bu kazanç
ile alt sınır arasındaki farka ait sigorta primleri ile ücretsiz çalışan sigortalılara
ait sigorta primlerinin tümünü işveren öder.
Sigortalıların bu Kanunun 53 üncü maddesine göre belirlenen aynı sigortalılık
haline tâbi olacak şekilde birden fazla işte çalışması nedeniyle Kuruma ödenen
primler toplamı, bu sigortalılık hali için belirlenen prime esas kazanç üst
sınırı üzerinden hesaplanacak miktarı aşarsa, aşan kısmın tamamı, sigortalının
talebi üzerine en geç talep tarihini takip eden ay içinde hissesi oranında
sigortalıya defaten geri ödenir. Geri verilen primler için ayrıca gecikme cezası
ve gecikme zammı ile faiz ödenmez.
Kısa vadeli sigorta kolları prim tarifesi ve işkollarının ve işlerin tehlike
sınıf ve derecelerinin belirlenmesi
MADDE 83- Kısa vadeli sigorta kolları primi, yapılan işin iş kazası ve meslek
hastalığı bakımından gösterdiği tehlikenin ağırlığına göre tespit edilir. İş
kolları tehlikenin ağırlığına göre sınıflara, bu sınıflar da özel iş şartlarına
ve tehlikeyi önlemek için alınmış olan tedbirlere göre derecelere ayrılır.
Hangi iş kollarının hangi tehlike sınıfına girdiği, tehlike sınıf ve derecesine
ait prim oranlarının ve tehlike derecelerinin belirlenmesinde uygulanacak esaslar,
ilgili bakanlıkların görüşleri de alınarak Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar
Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacak bir tarife ile tespit edilir. Prim tarifesi
gerekli görülürse aynı usûlle değiştirilebilir.
Yapılan işin birinci fıkrada belirtilen tarifeye göre hangi tehlike sınıf ve
derecesine girdiği ve ödenecek kısa vadeli sigorta kolları primi oranı Kurumca
belirlenerek işverene ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlara tebliğ edilir. İş kazasını ve meslek hastalığını önleyecek
tedbirler hakkındaki mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı tespit edilen işler,
Kurumca daha yüksek primli derecelere konulabilir.
Kurum, işyerinin tespit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve derecesini yaptıracağı
incelemelere dayanarak kendiliğinden veya işverenin ya da 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların isteği üzerine değiştirebilir.
Kurumca yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en az bir
ay önce işverene, işveren tarafından değişiklik isteğinin de takvim yılından
en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır.
Böylece karara bağlanacak değişiklikler, karar veya istekten sonraki takvim
yılı başında yürürlüğe girer.
İşverenler ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlar, tehlike sınıf ve derecesi ile prim oranı hakkında Kurumca yapılacak
yazılı bildirimi aldıktan sonra bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. Kurum,
bu itirazı inceleyerek en geç üç ay içinde karara bağlayarak sonucunu itiraz
edene bildirir. İlgililer, Kurumun kararı üzerine, kararın tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde yetkili mahkemeye başvurabilir. Kuruma itiraz edilmesi
veya mahkemeye başvurulması, primlerin takip ve tahsilini durdurmaz.
İşverenin veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanların itirazı; işyerinin tehlike sınıfı ve derecesi ile kısa vadeli
sigorta kolları prim oranının tebliğine ilişkin yazının işverence veya 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar tarafından
tebellüğünden itibaren bir ay içinde yapılmış ise, değiştirilen iş kolu kodu
ve tehlike sınıfı ile tehlike derecesinin hatalı uygulandığı tarihten, bir
aylık süre dışında yapılmış ise, itirazın Kurum kayıtlarına intikali tarihini
izleyen yılbaşından, üçüncü fıkrada belirtilen sürelerin aşılması durumunda
ise, Kurumca yapılacak değişikliğe ilişkin kararın tebliğini izleyen takvim
yılı başından geçerli olarak uygulanır.
Bu değişiklik nedeniyle tehlike sınıf ve derecesinin yükselmesi halinde, kararın
işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı
sayılanlara tebliğ edildiği tarih ile yürürlük tarihi arasındaki süreye ilişkin
kısa vadeli sigorta kollarına ait prim farkının tebliği tarihini takip eden
bir ay içerisinde Kuruma ödenmesi halinde, fark prim için gecikme cezası ve
gecikme zammı alınmaz. Aksi takdirde, fark primi 89 uncu madde uyarınca gecikme
cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur. Tehlike sınıf ve derecesinin
düşmesi halinde ise, kısa vadeli sigorta kolları sigortası prim farkı, işverenin
varsa borçlarına mahsup edilir, yoksa iade edilir. Bir ay içinde iade edilmesi
halinde faiz ödenmez.
Tehlike sınıf ve derecelerini etkileyebilecek değişiklikler
MADDE 84- İşverenler ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlar, tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek her türlü
değişikliği bir ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim üzerine
Kurum, yaptıracağı incelemeler sonunda tehlike sınıf ve derecesini değiştirebilir.
Tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek değişiklik bir ay içinde bildirilirse
bu konuda Kurumca verilecek karar, değişikliğin meydana geldiği tarihten
sonraki ay başından başlanarak uygulanır.
Tehlike sınıf ve derecesini etkileyebilecek değişiklik bir ay içinde bildirilmezse;
a) Tehlike sınıfı yükseliyorsa, değişikliğin meydana geldiği,
b) Tehlike sınıfı düşüyorsa, değişikliğin Kurumca öğrenildiği,
tarihler esas alınmak ve bu tarihlerden sonraki ay başından itibaren uygulanmak
üzere, Kurumca karar alınır ve ilgililere tebliğ olunur.
Asgari işçilik uygulaması ve uzlaşma (1)
MADDE 85- İşverenin, işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre
işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin
veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde,
işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarı; yapılan işin niteliği,
kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan
sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar
dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurları tarafından yapılır.
Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar
ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki
inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik
bildirilmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır. Bu araştırma sonucunda yeterli
işçiliğin bildirilmemiş olduğu anlaşılırsa, eksik bildirilen işçilik tutarı
üzerinden hesaplanan prim tutarı, 89 uncu madde gereği hesaplanacak gecikme
cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ
edilir. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödendiği veya
ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borç
kesinleşir. Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün
yerine getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu maddeler
uyarınca işlem yapılır. Tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının
ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek
görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılır.
Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği
tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re’sen tahakkuk ettirilen
sigorta primleri, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ
edilir. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren
bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın
reddi halinde işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili
iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve
tahsilini durdurmaz.
––––––
(1)Bu madde başlığı “Asgarî işçilik uygulaması” iken, 17/4/2008 tarihli ve
5754 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş,
aynı maddenin ikinci ve beşinci fıkralarında yer alan “döner sermayeli kuruluşlar,”
ibaresinden sonra gelmek üzere “kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar” ibaresi,
dokuzuncu fıkrasında yer alan “yapılacak yerinde tespit kriterleri,” ibaresinden
sonra gelmek üzere “uzlaşma komisyonlarının oluşumu, çalışma usûl ve esasları”
ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca, Kuruma
asgarî işçilik tutarının bildirilmediği tespit edilen işyerleri
hakkında ayrıca 102 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ile
© bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır.
Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar
ile bankalar, bu maddenin uygulanmasıyla ilgili Kurumca istenilecek bilgileri
ve belgeleri yazılı olarak en geç bir ay içinde vermeye mecburdur.
Kuruma yeterli işçilik tutarının bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasında,
işin yürütümü için gerekli olan asgarî işçilik tutarının tespitinde dikkate
alınacak asgarî işçilik oranlarının saptanması ve asgarî işçilik oranlarına
vaki itirazların incelenerek karara bağlanması amacıyla Kurum bünyesinde; Kurum
teknik elemanlarından dört üye, Yönetim Kurulunda temsil edilen işçi ve işveren
konfederasyonlarınca görevlendirilecek iki üye, Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliğinden bir üye olmak üzere toplam yedi teknik elemandan oluşan, Asgarî
İşçilik Tespit Komisyonu kurulur.
Kurumca gerek görüldüğünde, aynı esaslara göre birden fazla Asgarî İşçilik
Tespit Komisyonu kurulabilir. Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar
en az dört üyenin aynı yöndeki oyu ile alınır. Kurum dışındaki üyelerin üst
üste üç toplantıya, son altı ay içinde ise beş toplantıya katılmaması halinde,
toplantıya katılmayan üyeyi görevlendiren konfederasyonların yerine, üye sayısı
bakımından en yüksek bir sonraki konfederasyondan üye davet edilir.
Asgarî İşçilik Tespit Komisyonuna Kurum dışından görevlendirilenlere, katıldıkları
her toplantı günü için (2500) gösterge rakamının memur aylıklarının hesabında
kullanılan katsayı ile çarpılarak bulunacak tutarı üzerinden huzur hakkı Kurumca
ödenir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/49 md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları
tarafından devamlı mahiyetteki işyerlerinde yapılan asgari işçilik incelemesi
sonucunda tespiti yapılan ve sigortalılara maledilemeyen fark sigorta primine
esas kazanç matrahı üzerinden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte
hesaplanacak sigorta primi ve buna bağlı uygulanacak idari para cezalarında,
konuya ilişkin raporun Kurumun ilgili birimine gönderilmesinden önce işverenle
uzlaşma yapılabilir. Uzlaşmaya varılması halinde, bu durum tutanakla tespit
edilir. Uzlaşılan tutarlar kesin olup, uzlaşma konusu yapılan tutarlar hakkında
işverence dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayet ve itirazda bulunulamaz. Uzlaşılan
prim ve idari para cezaları, uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren
bir ay içinde ödenir. İşveren, uzlaşılan idari para cezası tutarı için ayrıca
peşin ödeme indiriminden yararlandırılmaz. Uzlaşılan tutarların, bu sürede
tam olarak ödenmemesi halinde uzlaşma bozulur ve uzlaşılan tutarlar kazanılmış
hak teşkil etmez. Uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma müzakeresinde uzlaşmaya
varılamamış olması veya uzlaşmanın bozulması hallerinde işveren, bu konuya
ilişkin daha sonra uzlaşma talep edemez.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/49 md.) Uzlaşma neticesinde indirim yapılması nedeniyle
tahsil edilmemiş olan sigorta primlerinin daha sonra Kurum veya mahkeme kararıyla
sigortalılara mal edilmesi halinde, daha önce eksik tahsil olunan sigorta primleri,
sigortalının çalıştığı süre ve sigorta primine esas kazancı dikkate alınarak
gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur.
Asgarî İşçilik Tespit Komisyonunun çalışma usûl ve esasları, Komisyonda görev
alacak teknik elemanların nitelikleri, asgarî işçilik tespitinde uygulanacak
yöntem, verilerin belirlenmesi, tamamlanmış veya devam etmekte olan işlerle
ilgili yapılacak yerinde tespit kriterleri, uzlaşma komisyonlarının oluşumu,
çalışma usûl ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve
esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Prim Belgeleri ve Primlerin Ödenmesi Prim belgeleri ve işyeri kayıtları (1)
MADDE 86- İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tâbi çalıştırdığı
sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tâbi sigortalıların;
a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını,
b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını,
c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını,
gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen
asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna
kadar,
diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek
günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde,
bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün
içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu
yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri
otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince,
saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca
istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır.
İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre başka
bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi
halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin birinci
fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait işyerinden
Kuruma verilmesinden, işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan
edilen sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan belgelerin
işverence
ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesi şarttır. (Değişik
ikinci cümle: 13/2/2011-6111/40 md.) Kurumca belirlenen işyerlerinde bu
şart aranmaz.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 50 nci maddesiyle; bu maddenin
birinci fıkrasında yer alan “ait olduğu ayı takip eden ayın yirmibeşinci
gününün sonuna kadar” ibaresi “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındakiler
için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar
için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna
kadar”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık
prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi
veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz
günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi Kurumca re’sen
düzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
(Mülga altıncı fıkra: 13/2/2011-6111/40 md.)
(Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri
kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca
kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde
veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya
alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca
Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde
verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir
ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir.
İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi
durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren
bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması,
prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi
halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca
işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca
kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden
kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin
veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği
tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının,
en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin
kısmı dikkate alınır.
Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları
Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği
yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları
ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç
toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.
Sigortalının çalıştığı bir veya birden fazla işte, bu Kanunda
yazılı şartları yerine getirmiş olmasına rağmen, kendisi için verilmesi
gereken aylık prim ve hizmet belgesinin işveren tarafından verilmediği
veya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde kazançların veya prim
ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca tespit edilirse,
hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemeler yapılır.
Bu maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 nci
maddeye göre işlem yapılır.
Kamu idarelerinde işyerinin özelliği nedeniyle prim belgelerinin farklı sürelerde
verilme zamanını belirlemeye, Kurum yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar ile belgelerin içerik ve şekli, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Prim ödeme yükümlüsü
MADDE 87- Bu Kanunun uygulanmasında kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile
genel sağlık sigortası ve isteğe bağlı sigorta bakımından;
a) (Değişik: 17/4/2008-5754/51 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bentlerine ve 5 inci maddenin (a) bendine tabi olanlar için bunların
işverenleri,
b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tâbi olanlar ile bu kapsamda
sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tâbi olanlar, isteğe bağlı
sigortalı olanlar ve 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde
sayılan kişilerin kendileri,
c) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan kişiler için primi
yılı merkezî yönetim bütçesinden karşılanmak üzere ilgili kamu idareleri,
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/51 md.) 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e)
bendinde sayılan kişiler ile 5 inci maddenin (e) bendinde belirtilenler için
Türkiye İş Kurumu,
e) 5 inci maddenin (b) bendinde belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde
meslekî eğitim görenler ile meslek liselerinde (…)(1) staja tâbi tutulan öğrenciler
için Milli Eğitim Bakanlığı veya bu öğrencilerin eğitim gördükleri okullar,
yüksek öğrenim sırasında (…)(1) staja tâbi tutulan öğrenciler için öğrenim
gördükleri yüksek öğretim kurumu, (1)
f) (Değişik: 17/4/2008-5754/51 md.) 5 inci maddenin (c) ve (g) bentlerine tabi
olanlar için işverenleri veya kendileri,
prim ödeme yükümlüsüdür.
Primlerin ödenmesi
MADDE 88- (Değişik: 17/4/2008-5754/52 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran
işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak
kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi
prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da
bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.
Hak edilen ancak, ödenmemiş olan ücretler üzerinden hesaplanacak primler hakkında
da birinci fıkradaki hüküm uygulanır.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (b), (c), (d) ve (g) bentleri gereği genel
sağlık sigortalısı sayılanlar için, her ay otuz tam gün genel sağlık sigortası
primi ödenmesi zorunludur. Şu kadar ki, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı olanların aynı ay içinde zorunlu
sigorta kapsamında prim ödeme gün sayısı bulunması halinde, ayın kalan günleri
için isteğe bağlı sigorta gün sayısı kadar genel sağlık sigortası primi ödenir.
–
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle, bu bentte
yer alan “zorunlu” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddelerine
göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar ile bu Kanuna göre
ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az çalışan sigortalılar
için eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin 30
güne tamamlanması zorunludur. Bu durumda olan sigortalıların eksik
günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primleri, 60 ıncı maddenin
birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi veya (g)
bendi kapsamında ödenir. Kamu idaresine ait işyerlerinde çalıştırılan
sigortalıların iş sözleşmesinin askıda kaldığı aylara ait genel
sağlık sigortası primi, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas
günlük kazancın alt sınırının 30 günlük tutarı üzerinden ilgili
kamu idaresince ödenir.(Ek cümle: 13/2/2011-6111/42 md.) Ancak,
kamu idaresine ait işyerinde çalıştırılan sigortalıların iş sözleşmesinin
askıda olduğu sürede 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentlerine tabi çalışmaları ya da isteğe bağlı sigortalı olmaları
halinde bu sigortalılar için belirtilen şekilde çalıştıkları veya
isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödedikleri sürelerle sınırlı
olarak ilgili kamu idaresinden genel sağlık sigortası primi alınmaz.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına girenler
için prim ödeme yükümlülerinin ödeyecekleri genel sağlık sigortası
primi; primin tahakkuk ettirileceği ay itibarıyla anılan bendin
(1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan toplam kişi sayısının
üçe bölünmesi suretiyle bulunacak kişi sayısına (3) ilâ (10) numaralı
alt bentlerde sayılan kişi sayısının eklenmesi suretiyle bulunacak
toplam kişi sayısı esas alınarak hesaplanır. Ancak, bu kişilerden
aynı zamanda 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamı
dışındaki bentlerin kapsamına girerek genel sağlık sigortalısı
sayılanlar, bu fıkraya göre tespit edilecek kişi sayısı hesabına
dahil edilmez.
87 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen yükümlüler,
her aya ait primlerini takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün
sonuna kadar Kuruma öderler. Bu kişiler primlerini en fazla 360
günle sınırlı olmak üzere peşin olarak erken ödeyebilir. Erken
ödeme halinde erken ödenen her gün için 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun ek 1 inci
maddesine göre erken ödeme indirimi hükümleri uygulanır. Ancak
yapılan erken ödeme indirimi, prime esas kazançtan indirilmez.
Erken ödemede sigortalılık süresi, sigorta priminin ait olduğu
her ayın ilk gününden itibaren, prim ödeme gün sayısına dahil edilir.
Erken ödeme yapılan ve prim ödeme gün sayısına dahil edilmeyen
sürede isteğe bağlı sigortalılığın sona ermesi halinde, sigortalılık
süresinden sayılmayan günlere ait primler ilgililere iade edilir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt
bendine tabi sigortalılar için, genel sağlık sigortası primi ile
kısa ve uzun vadeli sigorta kolları primlerini ayrı ayrı veya birlikte
tahsil edilecek şekilde prim ödeme tarihlerini veya dönemlerini
belirlemeye Kurum yetkilidir.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanların, her ay için otuz tam gün prim ödemesi zorunludur.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen sigortalıları
çalıştıran işverenler, çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas
tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak
prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını
da bu tutara ekleyerek, en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna
kadar Kuruma öderler.
87 nci maddenin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde belirtilen
yükümlüler, her aya ait primleri ilgili ayı takip eden ayın sonuna
kadar Kuruma öderler.
Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları, gelir vergisi ve kurumlar
vergisi uygulamasında gider yazılamaz.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt
bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş olanların prim
borçlarını, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını
geçmemek şartıyla % 1 ilâ % 5 oranları arasında olmak üzere kesinti
yapılmak suretiyle tahsil etmeye Kurum yetkilidir.
Prim borçları katma değer vergisi iade alacağından mahsubu suretiyle
de ödenebilir. Bu takdirde katma değer vergisi iade hakkı sahibi
kendisinin, mal veya hizmet satın aldığı veya iştirak veya ortaklık
ilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin prim borçları için de mahsup
talep edebilir. Bu işverenlerin mahsup talebinde bulundukları ayda
muaccel olan prim borçlarının birinci fıkrada belirtilen ödeme
sürelerini izleyen onbeş gün içinde mahsup suretiyle ödenmesi halinde,
yasal süresi içinde ödendiği kabul edilir. Ancak prim borçlarının
katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödenmesi
talebinde bulunulduğu halde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik
mahsup edilen prim borçları için birinci fıkrada belirtilen ödeme
sürelerini izleyen günden başlanarak gecikme cezası ve gecikme
zammı uygulanır. Kurum, Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile bu
uygulamadan faydalanacak işverenleri; iştigal konusu, işletme türü
ve işletme büyüklüğü itibarıyla belirlemeye ve lehine mahsup talebinde
bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini otuz günü aşmamak
üzere uzatmaya yetkilidir.
Kurum, prim ve her türlü alacaklarını, işverenlere olan borçlarından
mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye yetkilidir.
Primlerin özel ödeme şekilleri kullanılmak suretiyle ödenmesi zorunluluğunu
getirmeye ve primlerin yatırılacağı tahsilât kuruluşlarını belirlemeye
Kurum yetkilidir.
Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51
inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile
diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri
kullanır.
Kurum, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç
olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek üzere Yeni
Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme,
taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahil olmak üzere her türlü teminat
almaya yetkilidir.
Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer
alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır.
Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen
veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.
Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak
uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu
yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması
alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.
Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın
bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk
ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer
işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere
üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri
Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen
sorumludur.
Kurum, kamu idarelerinde işyerinin özelliği nedeniyle primlerin
farklı zamanlarda ödeme süresini belirlemeye yetkilidir. Prim alacaklarının
tahsili için muacceliyet tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde
icra yoluna başvurmayan Kurum yetkili personeli hakkında genel
hükümlere göre kovuşturma yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile
iadesi gereken primler (1)
MADDE 89- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/53 md.) Sigortalının çalıştırıldığı
işyeri aktif veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da
başka bir işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim
ile gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından,
aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme
aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.
Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen
kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için
% 3 (% 2) oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için
bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye
kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya
ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin
aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak,
ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Bakanlar Kurulu,
ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya
veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye
ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa
bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası
ve gecikme zammı tahsil edilir. (1)
Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten
on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe
bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine
kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı
tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre
için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.
Prim iadesi nedeniyle sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık
sigortalılarının aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını
yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile
sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan masraflar
96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır.
Prim ve idari para cezası borçlarının hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik
belgesinin aranması (2)
MADDE 90- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Kamu idareleri ile
döner sermayeli kuruluşlar ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar,
kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü
işleri üstlenenleri ve bunların adreslerini onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle
yükümlüdür.
–
(1) Bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan gecikme cezası oranı, 1/3/2010 tarihli
ve 2010/260 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Kararın 1 inci maddesiyle 28/4/2010
tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere ( %2 ) olarak belirlenmiş
ve metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir.
(2) Bu madde başlığı “İlişiksizlik belgesinin aranması” iken, 17/4/2008 tarihli
ve 5754 sayılı Kanunun 54 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) İşverenlerin hakedişleri,
Kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması
kaydıyla ödenir. Kesin teminatları ise ihale konusu işle ilgili
olarak Kuruma borçlarının bulunmadığının tespit edilmesinden sonra
iade edilir. İşverenlerin, kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar,
bankalar ve kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar nezdindeki her
çeşit alacak, teminat ve hakedişleri üzerinde işçi ücreti alacakları
hariç olmak üzere yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme,
Kurum alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan
kısım üzerinde hüküm ifade eder.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Hakedişlerin mahsubu
ve ödenmesi ile teminatların prim ve idari para cezası borçlarına
karşılık tutulmasına ilişkin işlemlerin usûl ve esasları Bakanlar
Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.
(Değişik dördüncü fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Valilikler, belediyeler,
il özel idareleri ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından,
geçici iskân veya yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce yapılan
inşaat dolayısıyla, diğer kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar,
kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ve bankaların ise Bakanlar
Kurulu kararı ile belirlenecek işlemlerinde Kuruma borçlarının
bulunmadığına dair ilgililerden Kurumca düzenlenmiş bir belgenin
istenmesi zorunludur.
Bu maddede belirtilen yükümlülükler yerine getirilmeden hak ediş ödenmesi,
kesin teminatın iade edilmesi veya geçici iskân izin belgesi ve yapı kullanma
izin belgesi verilmesi veya diğer işlemlerin gerçekleştirilmesi hallerinde,
ilgililer hakkında genel hükümlere göre idarî ve cezaî işlem yapılır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/54 md.) Ülke çapında uygulanan ve özel bir izne veya
belgeye dayanmayan genel düzenlemeler hariç olmak üzere, belirli bölgelere
veya sektörlere yönelik ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen
özel belgelere veya izinlere dayalı olarak kamudan kaynak tahsis edilmesi şeklinde
kanun, kararname ve diğer mevzuatla sağlanan araştırma, geliştirme, üretim,
yatırım, pazarlama ve benzeri tüm aşamalarda uygulanan devlet yardımı, teşvik
ve desteklerin, daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayanlar ile kamu kurum
ve kuruluşları tarafından proje ve faaliyetleri karşılığında kamu kurum ve
kuruluşlarına sağlananlar hariç olmak üzere, verilmesinden önce işverenlerden
Kuruma muaccel olmuş prim ve idari para cezası borçlarının bulunmadığına veya
tecil ve taksitlendirildiğine ya da yapılandırıldığına dair belge ve bilgilerin
istenmesi zorunludur. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/43 md.) Devlet yardımı, teşvik
ve desteklerden; işverenlerin muaccel prim ve idari para cezası borçları kesilip
Kuruma aktarıldıktan sonra, varsa kalan kısmı üzerinden yararlanılabilir. Tecil
ve takside bağlanmış ya da yapılandırılmış olan borçlara ilişkin yükümlülüklerin
yerine getirilmemesinden dolayı anlaşması bozulanlardan veya bu sebepler dışında
söz konusu yardım, teşvik ve desteklerden yararlanmaması gerektiği sonradan
anlaşılanlardan, yapılan devlet yardımı teşvik ve destek ödemeleri ilgili mevzuat
çerçevesinde müeyyideleri ile birlikte geri alınır. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının görüşleri
alınarak Kurumca belirlenir. (1)
–
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu fıkranın
ilk cümlesinde geçen “daha önce başlayıp devam eden nakdi olmayanlar” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından proje ve faaliyetleri
karşılığında kamu kurum ve kuruluşlarına sağlananlar” ibaresi eklenmiş ve metne
işlenmiştir.
Afet durumunda belgelerin verilme süresi ve primlerin ertelenmesi
MADDE 91- İşyerleri yangın, su baskını, yer kayması, deprem gibi afete uğrayan,
tabii afet nedeniyle tarımsal faaliyetinden dolayı zarar gören işverenler ile
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar, bu
durumu belgelemeleri kaydıyla olayın meydana geldiği tarihten itibaren üç ay
içinde talepte bulunmaları ve prim ödeme aczine düştüklerinin, yapılacak inceleme
sonucu anlaşılması halinde, afet tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut
prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek
üç aylık prim borçları, olayın meydana geldiği tarihten itibaren bir yıla kadar
Kurumca ertelenebilir.
Birinci fıkrada belirtilen durumlarda, afetin meydana geldiği ayda verilmesi
gereken aylık prim ve hizmet belgeleri, afetin meydana geldiği ayı takip eden
üç ay içinde Kuruma verildiği takdirde, süresinde verilmiş sayılır.
15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak
Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca genel hayatı etkilediğine
karar verilen afetler nedeniyle, afet bölgesinde doğrudan veya dolaylı olarak
zarar gören işverenlerle sigortalı ve hak sahiplerinin bu Kanuna göre vermekle
yükümlü oldukları belgelerin verilme süresi ile ödenmesi gereken primlerin
ve diğer Kurum alacaklarının ödeme sürelerini bu Kanundaki sürelere bağlı olmaksızın,
afet bölgesindeki şartları ve gelişmeleri göz önünde tutarak belirlemeye ve
ertelemeye Kurum yetkilidir.
Prim borcunun ertelendiği sürede zamanaşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme
cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.
BEŞİNCİ KISIM
Ortak ve Çeşitli Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Ortak Hükümler
Sigortalılığın zorunlu oluşu, sona ermesi ve sosyal güvenlik sicil numarası
MADDE 92- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/55 md.) Kısa ve uzun vadeli
sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olması,
genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ise genel sağlık sigortalısı
olması zorunludur. Bu Kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan
kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan
hükümler geçersizdir.
Bu Kanuna göre alınacak sigorta primleri ve idarî para cezalarının ödenmesi
için, Kurumca işverene yapılacak bildirim üzerine prim borçları ve idarî para
cezaları ödenmezse, Kurumca düzenlenen prim borcunu ve idarî para cezasını
gösteren belgeler resmî dairelerin usûlüne göre düzenledikleri belgeler hükmündedir.
Sigortalılık, bu Kanunda sayılan sigortalı sayılma şartlarının
kaybedilmesi veya ölüm halinde sona erer.
Sigortalılar, isteğe bağlı sigortalılar ile bunların hak sahiplerinin; genel
sağlık sigortalıları ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin tescil ve
diğer tüm işlemlerinde sosyal güvenlik sicil numarası olarak Türk vatandaşları
için T.C. kimlik numarası, yabancı uyruklu kişiler için ise İçişleri Bakanlığınca
verilen kimlik numarası kullanılır. (1)
Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı (2)
MADDE 93- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Bu Kanun gereğince
sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti
sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum
nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler;
88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları
dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin
haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde,
icra müdürü tarafından reddedilir. (3)
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları
ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on
yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı
sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim
ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden,
kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları
soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve
inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli
kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan
bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten
itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır. Bu alacaklar için 89 uncu madde
gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı, 88 inci maddede belirtilen
ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren uygulanır.
Bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücû davaları, on yıllık
zamanaşımına tâbidir. Zamanaşımı tarihi; rücû konusu gelir ve aylıklar bakımından
Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden
itibaren başlar.
Zamanaşımından sonra yapılan ödemeler kabul edilir. Ancak, 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (b) bendine tâbi sigortalıların zamanaşımı nedeniyle prim
ödenmeyen süreleri, sigortalılık süresinden sayılmaz ve bu süreye ilişkin sigortalılık
hak ve yükümlülükleri düşer.
Kontrol muayenesi
MADDE 94- Kurum yürütülen soruşturma kapsamıyla sınırlı olmak üzere;
a) Sağlık hizmeti alan genel sağlık sigortalısından veya bunların bakmakla
yükümlü olduğu kişilerden, sağlık hizmetinin gerçekten alınıp alınmadığını,
b) Sigortalının, isteğe bağlı sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malûllük,
iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığını,
tespit amacıyla kontrol muayenesi ve tetkik yaptırılmasını talep edebilir.
Malûllük, vazife malûllüğü aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış
sigortalılar, malûllük durumlarında artma veya başka birinin sürekli bakımına
muhtaç olduğunu ileri sürerek aylık ve gelirlerinde değişiklik yapılmasını
isteyebilecekleri gibi; Kurum da harp malûllüğü, vazife malûllüğü, malûllük
aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılar ile aylık veya
gelir bağlanan ve çalışma gücünün en az % 60’ını yitiren malûl çocukların kontrol
muayenesine tâbi tutulmasını talep edebilir. (4)
_____________________
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle; bu fıkrada
yer alan “Kurumca verilecek sosyal güvenlik sicil” ibaresi “İçişleri Bakanlığınca
verilen kimlik” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Devir, temlik ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” iken,
17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 56 ncı maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
(3) 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle; bu fıkraya
“Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine
ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından
reddedilir.” ibaresi eklenmiştir.
(4) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle; bu fıkrada
yer alan “harp malûlleri ve vazife malûlleri hariç,” ibaresi “harp malûllüğü,
vazife malûllüğü” şeklinde değiştirilmiş; aynı Kanunun 66 ncı maddesiyle “Malûllük”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, vazife malûllüğü” ibaresi eklenmiş ve metne
işlenmiştir.
Kurumca yaptırılan kontrol muayenesinde veya sigortalının isteği
üzerine ya da işe alıştırma sonunda yapılan muayenesinde yeniden
tespit edilecek malûllük durumuna göre, malûllük aylığı veya sürekli
iş göremezlik geliri, yeni malûllük durumuna esas tutulan raporun
tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak artırılır,
azaltılır veya kesilir.
Çalışma gücünün en az % 60’ını yitiren malûl çocuklara bağlanmış bulunan gelir
ve aylıklar, kontrol muayenesi sonunda tespit edilecek malûllük durumuna göre,
rapor tarihinden sonraki ödeme dönemi başından itibaren kesilir.
Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten sonraki ödeme dönemi başına
kadar kabul edilebilir bir zrü olmadığı halde kontrol muayenesini yaptırmayan
sigortalının malûllük aylığı veya sürekli iş göremezlik geliri ile çalışma
gücünün en az % 60’ını yitiren malûl çocukların kendilerine bağlanmış olan
gelir veya aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ödeme
dönemi başından itibaren kesilir.
Ancak, kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten
başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malûllük veya sürekli iş göremezlik halinin
devam ettiği tespit edilen sigortalının veya aylık ya da gelir bağlanmış olan
malûl çocuğun kesilen aylık veya geliri, kesildiği tarihten başlanarak yeniden
bağlanır.
Kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildiriminde belirtilen tarihten üç ay geçtikten
sonra yaptıran ve malûllük veya sürekli iş göremezlik halinin devam ettiği
tespit edilen sigortalının malûllük aylığı veya yeni sürekli iş göremezlik
derecesine göre hesaplanacak geliri, gelir veya aylık bağlanan çalışamayacak
durumda malûl çocukların ise almakta oldukları gelir veya aylık, rapor tarihinden
sonraki ay başından başlanarak yeniden bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık raporlarının usûl ve esaslarının belirlenmesi
MADDE 95- Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere,
çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin
raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya
çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve
esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip
olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu
raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade
ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye
Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer
belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife
malûllük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte
kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin
usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden
Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek
Sağlık Kurulunca karara bağlanır. (1)
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun
birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
–
(1)17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle; bu fıkrada yer
alan “yapılacak sevklere,” ibaresinden sonra gelmek üzere “vazife malûllük
derecesini,” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Yersiz ödemelerin geri alınması
MADDE 96- Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir
veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına
ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı
tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden
geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı
tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden
geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye
tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde
faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde
ise bu süre sonundan, (1)
itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan
alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere
göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına
yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin
muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz
ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme
dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir
ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans
MADDE 97- Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazası, meslek hastalığı,
vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların,
hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmı zamanaşımına
uğrar. (Mülga son cümle: 17/4/2008-5754/57 md.) (2)
Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını genel hükümlere göre
ispat edenler hakkında, yukarıdaki hükümler uygulanmaz.
Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından kazanılan diğer haklar,
hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklarını tahakkuk ettirildiği tarihlerden
itibaren aralıksız altı ay sonuna kadar tahsil etmeyenlerin gelir ve aylıkları,
gelir ve aylık bağlanma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla
durdurulur.
Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin alacakları, hakkı
doğuran olayın öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde istenmezse zamanaşımına
uğrar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren ise beş yıl sonunda düşer.
––
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle, bu bentte
yer alan “üç ay” ibaresi “yirmidört ay” ve “üç aylık” ibaresi “yirmidört aylık”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2)17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 57 nci maddesiyle; bu fıkrada yer
alan “meslek hastalığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “, vazife malûllüğü”
ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sigortalılar ile bunların hak sahiplerinin, genel sağlık sigortalıları
ile bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, bu Kanunun uygulanması bakımından
hak ettikleri alacaklarının süresi içinde ödenememesi halinde,
avans verilmesine Kurum yetkilidir.
(Değişik yedinci fıkra: 18/2/2009-5838/2 md.) Sağlık hizmeti sunucuları,
sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri
fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim
ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar
için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim
edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın
onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura
teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına
avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden
itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme
süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans
artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun
35 inci maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/57 md.) 66 ncı madde gereği sağlanan
sağlık hizmetlerinin bedelleri için, yurt dışında bulunan sağlık
hizmet sunucusunun talebi halinde, sağlık hizmetinin sunumundan
önce de avans ödenebilir.
Ücretlerden kesinti yapılmaması, özel sigortalara ilişkin hükümler ve sosyal
güvenlik sözleşmelerinin yürütülmesi
MADDE 98- İşveren, sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası için kendisine
düşen yükümlülükler nedeniyle, sigortalıların ücretlerinden kesinti yapamaz.
Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel sigortalara ilişkin hükümler, bu
Kanun hükümlerinin uygulanmasında dikkate alınmaz.
Bu Kanun gereğince sağlık hizmetlerinden yararlananların ödemekle yükümlü oldukları
katılım payları, özel sigorta şirketleri tarafından teminat veya ödeme konusu
yapılamaz.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/58 md.) Yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı
veya destekleyici özel sağlık sigortalarına ilişkin usûl ve esaslar Kurumun
uygun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenir.
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında yapılacak her türlü işlemler
ve hesaplaşmalar, Kurum tarafından yürütülür. İlgili sözleşmelerde irtibat
kurumuna yapılan atıflar, Kuruma yapılmış sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Sosyal güvenlikle ilgili düzenlemeler ve bildirimler
MADDE 99- Sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili yapılacak her türlü
kanunî düzenlemeler bu Kanunda yapılır.
Bu Kanun gereğince yapılacak bildirimler hakkında, 11/2/1959 tarihli ve 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.
Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kuruma verilme usûlü
MADDE 100- (Değişik: 17/4/2008-5754/59 md.)
5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar
ile diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge
istenmesi hariç olmak üzere kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar
ise Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel
dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile
hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla
özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın
gizli dahi olsa Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması,
6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında
verilen diğer görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve
belgeyi sürekli ve/veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda
görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya,
muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları
bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek
için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.
Bu madde kapsamında ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar Kurumun belirleyeceği
süre içerisinde söz konusu talebe cevap vermek ve gereken kolaylığı göstermekle
yükümlüdürler.
Kurum, bu Kanun gereği verilecek her türlü belge veya bilginin internet, elektronik
ve benzeri ortamda gönderilmesi hususunda, gerçek ve tüzel kişileri zorunlu
tutmaya, Kuruma verilmesi gereken her türlü belge, bildirge ve taahhütnameyi
diğer kamu idarelerine ait formlarla birleştirmeye, söz konusu belgeleri kamu
idarelerinin internet ve elektronik bilgi işlem ortamından almaya, bu idarelere
yapılacak bildirimleri Kuruma verilmiş saymaya, bu Kanunun uygulaması ile ilgili
işveren, sigortalı ve diğer kurum, kuruluş ve kişilerin talepleri üzerine veya
re’sen düzenleyeceği her türlü bilgi ve belgeyi bilgi işlem ortamında oluşturmaya,
bu şekilde hazırlanacak olan bilgi ve belgelerin sadece internet ve benzeri
iletişim ortamından ilgili kişilere verilmesini kararlaştırmaya yetkilidir.
Elektronik ortamda hazırlanacak bilgi ve belgeler adli ve idari makamlar nezdinde
resmi belge olarak geçerlidir.
Belge veya bilgileri internet, elektronik ve benzeri ortamda göndermekle zorunlu
tutulan gerçek ve tüzel kişilerin, Kurumun bilgi işlem sistemlerinin herhangi
bir nedenle hizmet dışı kalması sonucu belge ve bilgiyi, bu Kanunda öngörülen
sürenin son gününde Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi
içinde ödeyememesi halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci
işgününün sonuna kadar belge veya bilgiyi gönderir ve muhteviyatı primleri
de aynı sürede Kuruma öder ise bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine
getirmiş kabul edilir.
(Ek fıkra: 18/2/2009-5838/3 md.) Üçüncü fıkra hükümleri çerçevesinde yetkilendirilen
kamu idaresi, yetkilendirildiği hususlarla sınırlı olarak kendi mevzuatında
yer alan yetkileri kullanabilir.
(Ek fıkra: 25/6/2009-5917/41 md.) Kurum, genel sağlık sigortalılarının bakmakla
yükümlü oldukları kişilerin genel sağlık sigortasından yararlanmalarına esas
bilgilerinin, sağlayacağı elektronik alt yapı üzerinden girilmesini kamu idarelerinden,
işverenlerden ve bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine
tabi sigortalılardan isteme yetkisine sahiptir. Bu Kanunun 3 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde belirtilen şartlara uygun olarak
veya Kurumca belirlenecek sürede bilgi girişlerini yapmayanlar hakkında bu
Kanunun 102 nci maddesine göre idari para cezası uygulanır.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Uyuşmazlıkların çözüm yeri
MADDE 101- Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin
uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
ALTINCI KISIM
İdarî Para Cezaları ve Fesih Hükümleri
Kurumca verilecek idarî para cezaları
MADDE 102- (Değişik: 17/4/2008-5754/60 md.)
Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda
belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi
ayrıca bu Kanunun;
a) 1) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddede
belirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya
da Kurumca belirlenen şekle ve usûle
uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda
göndermekle
zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir
sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
2) 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin,
mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca
yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının
kendi mevzuatları
gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar,
döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve
kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi
vermekle yükümlü
olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında
idari para cezası uygulanır.
3) İşyeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin; mahkemenin
karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespit
tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor
tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla
kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal
tarihinden itibaren bir yıl içinde bu bendin (2) numaralı alt bendinde
sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması
halinde, bildirgeyi
vermekle yükümlü olanlar hakkında bu defa her bir sigortalı için asgari
ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır.
b) 11 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve
usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri
ortamda göndermekle
zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda
belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere;
1) Kamu idareleri ile bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar
için asgari ücretin üç katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı
tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücret tutarında,
idari para cezası uygulanır.
c) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri,
Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet,
elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan
ortamda göndermeyenler
veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için;
1) Belgenin asıl olması halinde aylık asgari ücretin iki katını
geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık
asgari ücretin beşte biri tutarında,
2) Belgenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını
geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına,
aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında,
3) Ek belgenin 86 ncı maddenin beşinci fıkrasına istinaden Kurumca
re’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin iki katını
geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına,
aylık asgari ücretin yarısı tutarında,
4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim
elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma,
denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli
kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan
alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma
bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla
ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı,
işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık
asgari ücretin iki katı tutarında,
idari para cezası uygulanır.
d) 59 uncu maddesi uyarınca Kurumun defter ve belge incelemeye
yetkili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından
veya 59 uncu maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci
malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen raporlara
istinaden, Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının
mal edildiği her bir ay için, aylık asgari ücretin iki katı tutarında
idari para cezası uygulanır.
e) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan
yazılı ihtara rağmen onbeş gün içinde mücbir sebep olmaksızın tam
olarak yerine getirmeyenlere;
1) Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık
asgari ücretin oniki katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari
ücretin altı katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü değil iseler, asgari ücretin üç katı
tutarında,
4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi
nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter
ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte;
kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin
tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş
olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas
tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde
usûlsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta
primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla
ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı
olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait
defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları
geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her
bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya
başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz
tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan
defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt
bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre
defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş
defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine
göre,
5) İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda;
işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının
adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret
ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve
ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur.
Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı
yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler
hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz
ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında,
idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye
sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen
defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari
para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak
bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para
cezası uygulanır.
f) 85 inci maddesinin beşinci fıkrasında (…) (1) belirtilen yükümlülükleri
belirtilen sürede yerine getirmeyenlere, aylık asgari ücretin iki
katı tutarında idari para cezası uygulanır. (1)
g) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için aynı maddenin üçüncü
fıkrasında, 47 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 90 ıncı maddenin
birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen
kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilere, aylık asgari ücret tutarında
idari para cezası uygulanır. 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında
belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kamu idareleri ile
bankalara sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri tutarında
idari para cezası uygulanır.
h) 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirim yükümlülüğünü
yasal süresi içinde yerine getirmeyen ticaret sicili memurlukları
ile aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülüğü yasal
süresi içinde yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlara yerine getirilmeyen
her bir bildirim yükümlülüğü için aylık asgari ücret tutarında
idari para cezası uygulanır.
ı) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının;
l) Bu Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini
yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri
ve bu işle ilgili diğer kişiler görevlerini yapmasına engel olamazlar;
engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi,
asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır.
2) Görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan
işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer
kişiler fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil
etmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin ikinci
fıkrasına göre cezalandırılır. Bu suçu işleyenler hakkında ayrıca
asgari ücretin on katı tutarında idari para cezası uygulanır.
i) Kurum tarafından bu Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında Kurum
tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre içinde mücbir
sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli
kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek
ve tüzel kişiler hakkında, aylık asgari ücretin beş katı tutarında,
geç verilmesi halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında
idari para cezası uygulanır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/45 md.)
Ancak 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100 üncü
maddeye istinaden Kurumca işverenlerden istenilen bildirimlerin
belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde
sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri, hiç yapılmaması
halinde ise sigortalı başına aylık asgari ücretin yarısı tutarında
idari para cezası uygulanır.
j) (Ek: 18/2/2009-5838/4 md.) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara,
sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi,
süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak
yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda
göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler
hakkında, her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari
ücret tutarında idari para cezası uygulanır.
k) (Ek: 25/6/2009-5917/42 md.) 100 üncü maddesinin altıncı fıkrasına
göre genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilere
ait bilgi girişlerini süresinde yapmayanlar ile bakmakla yükümlü
olunan kişi olmayanlara ait bilgi girişi yapanlara asgari ücretin
yarısı tutarında idari para cezası uygulanır.
l) (Ek: 13/2/2011-6111/45 md.) Ek 6 ncı maddesine göre yapılması
gereken bildirim veya kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
halinde, her bir fiil için asgari ücret tutarında idari para cezası
uygulanır.
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 45 inci maddesiyle,
bu bentte yer alan “ve 86 ncı maddesinin altıncı fıkrasında” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.
Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim
elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma,
denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere
istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi
geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde,
bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen cezalar üçte
ikisi oranında uygulanır.(1)
İdarî para cezası uygulanması 8 inci, 9 uncu, 11 inci ve 86 ncı
maddelerde belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü
kaldırmaz. (2)
İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına
yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz
takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine
tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine
başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde,
idari para cezası kesinleşir.
İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna
başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde
peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme
idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.
Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde,
daha önce tahsil edilmemiş olan dörttebirlik ceza tutarı, 89 uncu
maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir.
Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini
durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen
idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak
gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.
İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı
süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.
İdarî para cezaları hakkında, bu Kanun ve 16/5/2006 tarihli ve
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda hüküm bulunmayan hallerde
30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.
İdarî yaptırımlar ve fesih
MADDE 103- (Değişik: 17/4/2008-5754/61 md.)
Kurumca yapılan inceleme neticesinde;
a) Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık hizmetini fatura ettiği,
b) Faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak
düzenlediği,
c) 64 üncü madde gereğince kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam
içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterdiği,
d) Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma
fatura ettiği,
e) 73 üncü madde gereğince belirlenen tavanın üzerinde ilave ücret aldığı,
tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip
yapılır. Bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutar 96 ncı maddeye göre
geri alınır. Ayrıca bu fiilleri işleyen veya sağlık hizmeti satınalınmasına
ilişkin sözleşmelerde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen
sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmeleri feshedilebilir
ve Kurumca belirlenecek süre içinde tekrar sözleşme yapılmaz.
71 inci maddede yer alan kimlik tespiti yükümlülüğünü yapmayan ve bu nedenle
bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına
sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından uğranılan zarar geri alınır.
–––
(1)18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle; bu fıkrada yer
alan “(a) ve (b) bentlerinde” ibaresi “(b) bendinde” olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(2)18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle; bu fıkrada yer
alan“8 inci,” ibaresinden sonra gelmek üzere “9 uncu,” ibaresi eklenmiş ve
metne işlenmiştir.
YEDİNCİ KISIM
Yürürlükten Kaldırılan, Değiştirilen, Son ve Geçici Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Değiştirilen ve Yürürlükten Kaldırılan
Hükümler
Diğer kanunlardaki atıflar
MADDE 104- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/62 md.) Bu Kanunla yürürlükten
kaldırılmayan hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı,
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1rihli ve 2925 sayılı, 17/10/1rihli
ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara yapılan atıflar
ile ilgili mevzuatında emeklilik, malûllük, vazife malûllüğü ve sosyal sigorta
haklarına, yardımlarına ve yükümlülüklerine, iştirakçiliğe ve sigortalılığa,
dul, yetim ve hak sahipliği şartlarına, emekli ikramiyesine, ek ödemelere,
sağlık hizmetleri veya tedavi bedellerinin ödenmesine ilişkin yapılan atıflar
bu Kanunun ilgili maddelerine yapılmış sayılır.
27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununda
kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin T.C. Emekli Sandığına yapılmış
olan atıf ile diğer kanunlarda T.C. Emekli Sandığına, Sosyal Sigortalar Kurumuna,
Bağ-Kur’a yapılmış atıflar Kuruma yapılmış sayılır.
Uygulanmayacak hükümler (1)
MADDE 105- (Değişik: 17/4/2008-5754/63 md.)
21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi, 26/10/1990 tarihli
ve 3671 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 10/7/1rihli ve 285 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 5 inci maddesinin onbirinci fıkrası hariç olmak üzere, diğer kanunların
bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
Yürürlükten kaldırılan hükümler
MADDE 106 – (Değişik: 17/4/2008-5754/64 md.)
1) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 142 ve 143 üncü,
ek 36 ncı, geçici 20 nci, geçici 81 inci ve geçici 87 nci maddeleri hariç diğer
maddeleri,
2) 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar
Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 83, 84, geçici 10 uncu ve ek geçici 6 ncı
maddeleri hariç diğer maddeleri,
3) 29/8/1977 tarihli ve 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasının
5 inci maddesi,
4) 17/10/1rihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kanunu,
5) 24/5/1rihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun,
–––
(1) Bu madde başlığı “Değiştirilen, eklenen ve uygulanmayacak hükümler” iken,
17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
6) 17/10/1rihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar
Kanununun 1 ilâ 5 inci, 13 ilâ 17 nci, 24 üncü, 33 üncü ve 35 inci
maddeleri, (1)
7) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 107
nci, 209 uncu ve ek 22 nci maddeleri,
8) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununun 12 ilâ 19 uncu maddeleri, 23 üncü maddesi, 30 ilâ 39
uncu maddeleri, 41 ilâ 55 inci maddeleri, 57 ilâ 59 uncu maddeleri,
61 ilâ 64 üncü maddeleri, 66 ilâ 71 inci maddeleri, 72 nci maddesinin
birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 73 ilâ 80 inci maddeleri,
82 ilâ 88 inci maddeleri, 90 ilâ 100 üncü maddeleri, 102 nci maddesi,
104 ilâ 124 üncü maddeleri, 127 ilâ 129 uncu maddeleri, 131 ilâ
135 inci maddeleri, ek 2 ilâ ek 4 üncü maddeleri, ek 8 ve ek 9
uncu maddeleri, ek 11 inci maddesi, ek 13 ilâ ek 19 uncu maddeleri,
ek 21 ilâ ek 23 üncü maddeleri, ek 25 ilâ ek 27 nci maddeleri,
ek 29 ve ek 30 uncu maddeleri, ek 31 inci maddesinin (a) ve (b)
bentleri, ek 32 ilâ ek 39 uncu maddeleri, ek 46 ila ek 49 uncu
maddeleri, ek 56 ve ek 57 nci maddeleri, ek 59 uncu maddesi, ek
67 ilâ ek 70 inci maddeleri, ek 72 ilâ ek 76 ncı maddeleri, ek
78 inci maddesi, ek 80 inci maddesi, geçici 8 inci maddesi, geçici
15 inci maddesi, geçici 16 ncı maddesi, geçici 54 üncü, geçici
65 inci, geçici 85 inci, geçici 86 ncı, geçici 88 inci, geçici
96 ilâ geçici 98 inci, geçici 103 üncü, geçici 104 üncü, geçici
109 ilâ geçici 113 üncü, geçici 115 ilâ geçici 118 inci, geçici
120 nci, geçici 139 ilâ geçici 140 ıncı, geçici 146 ncı, geçici
147 nci, geçici 150 ilâ geçici 151 inci, geçici 153 üncü, geçici
157 nci, geçici 159 uncu, geçici 161 ilâ geçici 166 ncı, geçici
170 inci, geçici 171 inci, geçici 173 üncü, geçici 176 ncı, geçici
180 inci, geçici 182 ilâ geçici 186 ncı, geçici 190 ilâ geçici
192 nci, geçici 195 ilâ geçici 200 üncü, geçici 203 üncü, geçici
204 üncü, geçici 207 nci ve geçici 208 inci, geçici 210 ilâ geçici
212 nci, geçici 216 ncı, geçici 218 ilâ geçici 220 nci, ek geçici
1 inci, ek geçici 2 nci, ek geçici 7 nci, ek geçici 8 inci, ek
geçici 11 inci, ek geçici 19 uncu, ek geçici 20 nci, ek geçici
22 nci ve ek geçici 23 üncü maddeleri,
9) 1/10/1992 tarihli ve 3841 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi,
24/11/1994 tarihli ve 4049 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi
ve 13/6/2001 tarihli ve 4677 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi,
10) 14/1/1rihli ve 311 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri
ile İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde
Kararnamenin geçici 3 üncü maddesi,
11) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun
50 nci maddesinin beşinci fıkrası ile altıncı fıkrasının ikinci
cümlesi ve 56 ncı maddesinin (c) fıkrası,
12) 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 186 ilâ
188 inci ve 191 inci maddeleri,
13) 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 201 ilâ
203 üncü maddeleri,
14) 7/5/1rihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun
3 üncü maddesinin (d) bendi ile geçici 3 üncü maddesi,
––––
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 46 ncı maddesiyle,
bu bentte yer alan “ve 33 üncü” ibaresi “, 33 üncü ve 35 inci”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
15) 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde
Kararnamenin 32 nci maddesindeki “resmî ve özel sağlık kuruluşlarında
ayakta ve yatarak tedavileri ile” ibaresi,
16) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun
89 uncu maddesi,
17) 1/11/1rihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve
Milli İstihbarat Teşkilâtı Kanununun 18 inci maddesi,
18) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun
21 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “ve
tedavi ettirilirler” ile (g) bendinde yer alan “ve tedavileri yaptırılır”
ibaresi,
19) 23/4/1rihli ve 2453 sayılı Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi
Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ile yaralanan veya sakat
kalanların tedavi giderleri” ibaresi,
20) 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler
Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun
10 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları,
21) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç,
Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında
Kanunun 7 nci maddesi,
22) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş
Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında
Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrası,
23) 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 18 inci
maddesinin © bendi ile 20 nci maddesi,
24) 8/5/1rihli ve 3201 sayılı Kanunun 7 nci, 11 inci, geçici 1
ilâ geçici 4 üncü maddeleri ile aynı Kanunda geçen “döviz” ibareleri,
25) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi,
26) 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 65 inci maddesinin
beşinci fıkrasında yer alan “Kısa çalışma ödeneği aldığı süre içinde
işçinin hastalık ve analık sigortasına ait primler İşsizlik Sigortası
Fonu tarafından 2/3 oranında Sosyal Sigortalar Kurumuna aktarılır.
Bu primler, sigorta primlerinin hesabında esas alınan en alt kazanç
sınırı üzerinden hesaplanır.” Cümleleri,
27) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici
23 üncü maddesi,
yürürlükten kaldırılmıştır.
18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun 1/1/2012 tarihinde, 506
sayılı Kanunun ek 36 ncı ve geçici 20 nci maddeleri ise bu Kanunun
geçici 20 nci maddesinde belirtilen devir işlemlerinin tamamlanmasından
sonra yürürlükten kaldırılmıştır. (1)
–––––––––
(1) 16/6/2010 tarihli ve 5997 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki
yıl sonra,” ibaresi “1/1/2012 tarihinde,” olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
Yönetmelikler
MADDE 107- Bu Kanunda bahsi geçen yönetmelikler bu Kanunun yürürlük tarihinden
itibaren bir yıl içerisinde çıkarılır. Kurum, bu Kanunun diğer maddelerinin
uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları yönetmelik ile düzenleme yetkisine
sahiptir.
Kuruma yapılan bazı bildirimlerin yeterli sayılması
EK MADDE 1- (Ek: 18/2/2009-5838/5 md.)
İşverenler tarafından 8 inci, 9 uncu ve 11 inci maddelere göre Kuruma yapılan
sigortalı ve işyerlerine ilişkin bildirimler; 5953 sayılı Basın Mesleğinde
Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun
3 üncü maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 62 nci maddesi, 4447 sayılı
İşsizlik Sigortası Kanununun 48 inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanununun 3
üncü maddesi hükümleri uyarınca Bakanlık ile ilgili bölge müdürlüklerine ve
Türkiye İş Kurumuna yapılması gereken bildirimlerin yerine geçer.
Ticaret sicili memurluklarınca işyeri tesciline ilişkin Kuruma yapılan bildirimlerin
dışında, ayrıca Bakanlık ilgili bölge müdürlüğüne bildirimde bulunulmaz.
Geçici 20 nci maddede belirtilen sandıklar, Kuruma devir tarihine kadar iştirakçilerinin
sandıkla ilgilerinin başlama ve sona ermesine ilişkin bildirimlerini en geç
on gün içinde Kuruma yaparlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir.
EK MADDE 2- (Ek: 11/8/2009-5921/3 md.)
Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlar çerçevesinde teşvik edilen
yatırımlara bağlı olarak gerçekleştirilecek istihdam için, 5510 sayılı Kanunun
81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas
kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerinin
tamamına kadar olan kısmı Hazinece karşılanır. Hazinece karşılanacak tutarın
uygulama süresini, karşılama oranını ve kapsamını; yatırımın sektörü, büyüklüğü
ve bulunduğu illere göre farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
İşveren hissesine ait primlerin karşılanabilmesi için işverenlerin, çalıştırdıkları
sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet
belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi ve sigortalıların
tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarın Hazinece
karşılanmayan işveren hissesine ait tutarını ödemiş olması şarttır. Bu maddeye
göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazineden
Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme
zammı, işverenden tahsil edilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine Müsteşarlığı tarafından
belirlenir.
EK MADDE 3 – (Ek: 21/1/2010-5947/14 md.)
4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık
Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek
Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesi (altıncı fıkra kapsamında
ek ödeme alanlar ile diğer kurumlardan vekaleten atama veya görevlendirme
suretiyle Sağlık Bakanlığında görevlendirilenler hariç) gereğince
döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alan ve aynı zamanda bu Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
bulunanlardan; tabip ve diş tabipleri ile tıpta uzmanlık mevzuatına
göre uzman olanlar, sigorta priminin işveren payı dahil tamamını
kendileri ödemek kaydıyla, 209 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesine
göre kendilerine ödenen tutar üzerinden malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortasıyla sınırlı olacak şekilde ilave olarak sigorta primine
tabi tutulur. Ancak, bu şekilde ilave olarak sigorta primine tabi
tutulacak kazancın tutarı, bu haktan yararlanacakların tamamı açısından
80 inci maddenin üçüncü fıkrasına göre belirlenecek sigorta primine
esas kazanç toplamı ile 82 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen
sigorta primine esas kazanç üst sınırı arasındaki farkı geçemez.
Bu şekilde ilave prim ödemesinde bulunanlardan malullük, yaşlılık, vazife malullüğü
veya emeklilik aylığı ya da sürekli tam iş göremezlik geliri bağlanmasına hak
kazananlara; ilave olarak ödedikleri her yıla ait sigorta prim matrahının,
kazancın ait olduğu yıldan itibaren söz konusu aylık veya geliri talep ettiği
tarihe kadar geçen yıllar için her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile
güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, ilave prim ödedikleri gün sayısına
bölünmesi sonucu bulunacak ortalama günlük kazancın otuz katının, ilave prim
ödedikleri gün sayısının her 360 günü için % 2'si oranında bulunacak tutarda
ilave aylık ödenir. Bu hesaplamada, 360 günden eksik süreler orantılı olarak
dikkate alınır. Sigortalının ölmesi halinde ise, bu fıkra çerçevesinde hesaplanacak
ilave aylık geçici 18 inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, geçici 4
üncü madde kapsamında bulunan sigortalıların aylığa müstahak dul ve yetimleri
için geçici 4 üncü madde hükümlerine, diğer sigortalıların hak sahipleri için
ise 34 ve 54 üncü madde hükümlerine göre ödenir. Bu şekilde ilave aylık alan
kız çocuğunun 37 nci madde uyarınca evlenme ödeneğine hak kazanması durumda,
aynı madde hükümleri çerçevesinde ilave evlenme ödeneği ödenir.
İlave aylıklar, 55 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca artırılır.
Bu şekilde ilave prim ödemesinde bulunanlardan 31 inci madde ve geçici 4 üncü
madde uyarınca toptan ödeme yapılan veya emeklilik kesenekleri geri verilenlere;
ilave olarak ödedikleri sigorta primlerinin her yıla ait tutarı, primlerin
ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her
yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunacak tutarda ilave
toptan ödeme yapılır. Sigortalının ölmesi halinde ise, bu fıkra çerçevesinde
hesaplanacak ilave toptan ödeme, geçici 4 üncü madde kapsamında bulunan sigortalıların
aylığa müstahak dul ve yetimlerine geçici 4 üncü madde hükümlerine, diğer sigortalıların
hak sahiplerine ise 34 üncü madde hükümlerine göre ödenir.
İlave aylıkların başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında geçici 4 üncü
madde kapsamına girenler için geçici 4 üncü madde hükümleri, diğerleri için
ise 27, 30 ve 34 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, geçici 4
üncü madde kapsamında veya 30 uncu maddenin üçüncü fıkrası kapsamında aylıklarının
kesilmesi sebebiyle ilave aylıkları da kesilmiş olanlardan birinci fıkra
kapsamında yeniden ilave sigorta primi ödemiş ve yeniden aylık bağlanmasına
hak kazanmış olanların yeni ilave aylığı, eski aylığın kesildiği tarihten
yeniden ilave aylık bağlanacak tarihe kadar 55 inci maddenin ikinci fıkrasına
göre aylıklara yapılan artışlar uygulanarak bulunacak tutara, yeniden ilave
sigorta primi ödediği süreler için ikinci fıkraya göre hesaplanacak ilave
aylığın eklenmesi suretiyle tespit olunur.
Birinci fıkra gereğince ilave sigorta primi kesilmesine, 209 sayılı Kanunun
ek 3 üncü maddesine göre ek ödeme verilecek ilk aybaşında başlanır. Bu şekilde
ilave sigorta primi alınacakların sigorta primleri için ayrı bir bildirge düzenlenir.
Ancak, bu bildirgelerin verilme ve primlerin ödeme zamanının tespitinde genel
hükümlere uygun olarak işlem tesis edilir.
Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası için bu madde hükümlerine göre sigorta
primi ödenen süreler, prim ödeme gün sayısı, sigortalılık süresi ve prime esas
kazanç hesabına dahil edilemez. Ödenen prim tutarları ve bildirilen kazanç
tutarları ise emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı ve kıdem tazminatı da dahil
olmak üzere bu maddede belirtilmeyen herhangi bir hakkın elde edilmesinde veya
hesabında dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamında ödenen sigorta primleri daha sonra geri talep edilemez
ve bu Kanunun ihya hükümleri ilave aylıklar hakkında uygulanmaz.
EK MADDE 4- (Ek: 23/7/2010-6009/57 md.)
Kamu idarelerinde çalışanlardan bu Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamına girenler için acil hallerle sınırlı olmak üzere sadece
kendilerinin, aynı fıkranın (b) bendi ile söz konusu maddenin sekizinci fıkrası
kapsamına girenlerin ise kendilerinin ve yurtdışında birlikte yaşadıkları bakmakla
yükümlü olduğu kişilerin kamu kurumları tarafından yurtdışında sağlık hizmetlerinden
yararlandırılması aşağıda belirtilen temel ilkelere göre yürütülür.
1) Eşlerin aylıksız izinli olması veya aylıksız izin süresini borçlanması,
bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenler açısından isteğe bağlı
iştirakçiliğin devam etmesi, sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında eşin kendi
adına aylık veya gelir bağlanmış olması, bakmakla yükümlü olunan aile ferdi
sıfatını ortadan kaldırmaz.
2) Çocuklar için yetim aylığı bağlanmış olması bakmakla yükümlü olunan aile
ferdi sıfatını ortadan kaldırmaz.
3) Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek sağlık hizmetlerinin kapsamı, bu Kanunun
66 ncı maddesine göre Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ödenen sağlık
hizmetleri ile sınırlıdır. Ancak, bulunulan ülke mevzuatı gereğince zorunlu
olarak yaptırılması gereken kontrol ve muayeneler ile aşı gibi Türkiye’de Sağlık
Bakanlığı tarafından doğrudan ve ücretsiz olarak yürütülmesi sebebiyle 66 ncı
madde kapsamında herhangi bir belirleme yapılmamış sağlık hizmetlerine ilişkin
giderler Türkiye’deki uygulamanın sınırlılıkları dahilinde ayrıca ödenir.
4) 68 inci maddede belirtilen tutar veya oranları geçmemek kaydıyla,
Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilecek
tutar, oran ve usule göre katılım payı alınır. Alınan katılım
payları, ilgisine göre genel bütçeye ya da ilgili kurum bütçesine
gelir kaydedilir.
5) Tıbbi lüzum üzerine yaptırılan diş tedavileri sonucu doğan giderler;
a) Diş çekimi, kanal tedavisi, diş dolguları ve travma sonucu oluşan
çene defektlerine yapılan cerrahi müdahalelerle, protez tamirlerine
ait tedavi bedelleri aynen,
b) Diğer diş tedavilerine ait giderler ise, bedeli ödenecek her
bir diş tedavisi kalemi için faturada yer alan tutarı geçmemek
kaydıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aynı tedavi için tespit
edilen birim fiyatların % 100 oranında artırılması suretiyle bulunacak
miktar üzerinden,
ödenir.
6) Gözlük camı ve çerçeveye ilişkin tedavi bedeli, bedeli ödenebilecek
her bir kalem için faturada yer alan tutarı geçmemek kaydıyla,
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilen birim fiyatların
% 100 oranında artırılması suretiyle bulunacak miktar üzerinden
ödenir.
7) Sürekli görev yaptıkları memuriyet merkezinde tedavileri sağlanamadığı
için aynı ülke içinde başka bir yere tedavi amacıyla sevk edilenlerin,
yurtdışı gündeliklerine dair karar ekinde yer alan cetvelde belirlenen
miktar kadar gündelik ve fiilen kullandıkları taşıtlara ilişkin
gider belgelendirilmiş olması kaydıyla ödenir. Kendi araçlarını
kullanmış olanlara yapılacak ödeme, o ülkede aynı yer için geçerli
olan genel ulaşım türü esas alınarak belirlenir.
8) Yurtdışında sağlık hizmetinden ve yol giderlerinden yararlanacak
olanların hastalanmaları halinde tedavilerinin sağlanabilmesi için,
gerekli olması halinde tedaviye mahalli usule göre lüzum gösterilmiş
olması zorunludur.
9) Kamu kurumlarınca bedeli ödenecek tutarın yurtdışına transferi
halinde, yılın ilk günündeki kurlar esas alınır.
Kapsama dahil kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasına ilişkin
usul ve esaslar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar,
Maliye Bakanlığının koordinatörlüğünde, Dışişleri Bakanlığı, Milli
Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
tarafından müştereken çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanların
sigortalılığı
EK MADDE 5- (Ek: 13/2/2011-6111/51 md.)
4 üncü madde ile isteğe bağlı sigortalılık hükümleri ve 506 sayılı
Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında sigortalı olmayan, kendi
sigortalılıklarından dolayı bu kanunlara göre gelir veya aylık
almayan ve 18 yaşını doldurmuş olanlardan; tarım veya orman işlerinde
hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, örneği Kurumca hazırlanan
ve Kurumca belirlenen ilgili muhtarlık, birlik, kuruluş, il veya
ilçe tarım müdürlükleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip
onaylanmış belgeleri ile talepte bulundukları tarihten itibaren
sigortalı sayılırlar.
Bu madde kapsamındaki sigortalılık; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendinin (4) numaralı alt bendi dâhil olmak üzere 4 üncü maddeye
istinaden sigortalı olarak çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları
tarihten, sigortalılıklarını sona erdirme talebinde bulunanların
talep tarihinden, prim borcu bulunanlardan talepte bulunanların
primi ödenmiş son günden, gelir ya da aylık talebinde bulunanların
aylığa hak kazanmış olmak şartıyla talep tarihinden ve ölen sigortalının
ölüm tarihinden itibaren sona erer.
Bu madde kapsamındaki sigortalıların 4 üncü madde kapsamında çalışmaları
halinde, bu madde kapsamındaki sigortalılıkları sona erer. 4
üncü madde kapsamındaki çalışmanın sona ermesi halinde, bu madde
kapsamındaki çalışmasının devam etmesi kaydıyla çalışmanın sona
erdiği tarihi takip eden günden itibaren bu madde kapsamındaki
sigortalılıkları kendiliğinden başlar.
Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunlar
hakkında bu Kanunun kısa vadeli sigorta kolları bakımından yalnızca iş kazası
ve meslek hastalığı sigortası, uzun vadeli sigorta kolları yönünden malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
Bu madde hükümlerine tabi sigortalıların iş kazası ve meslek hastalığı sigorta
kollarından sağlanan yardımlardan yararlanabilmeleri için iş kazasının olduğu
tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olmaları ve sigortalılıklarının sona
ermemiş olması, bu Kanuna göre iş kazası veya meslek hastalığından dolayı geçici
iş göremezlik ödeneği ödenmesi veya sürekli iş göremezlik geliri ya da malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanabilmesi için prim ve prime ilişkin
her türlü borçlarının ödenmiş olması şartı aranır. İş kazası ve meslek hastalığı
halinde durum, kendilerince veya işverenlerince kolluk kuvvetlerine derhal,
Kuruma da en geç üç iş günü içinde bildirilir.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas
kazancın alt ve üst sınırı arasında olmak kaydıyla sigortalı tarafından belirlenen
günlük kazancın otuz katının % 34,5’i oranında prim öderler. Bunun % 20’si
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, % 12,5’i genel sağlık sigortası, %
2’si iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası primidir.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, genel
sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabilmesi için 67 nci maddede sayılan
diğer şartların yanı sıra sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarihte 6183
sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri
devam edenler hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun
bulunmaması şarttır.
Bu madde kapsamındaki sigortalıların primlerinin yılda bir veya birden fazla
dönem halinde ödenmesini ve ödeme tarihlerini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak bu maddede aksine hüküm
bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
Kamu idarelerinin tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak
çalıştırılanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan
yönetmelikle düzenlenir.
Bazı kısmi süreli çalışanların sigortalılıkları
EK MADDE 6- (Ek: 13/2/2011-6111/51 md.)
Ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma aracı işyerleri
ile 4 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen ve Kültür ve
Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir
veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında
ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10
günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından
30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanır.
Bu madde kapsamında sigorta hak ve yükümlülükleri; kendilerince
veya kendilerini çalıştıranlar tarafından ya da çalışanların
üye oldukları meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlarca
bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlar, birinci
fıkrada belirtilen şekildeki çalışma durumlarının son bulmasından
itibaren sona erer.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar hakkında; malullük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası ve istekleri halinde
işsizlik sigortası hükümleri uygulanır.
Bu sigortalılar, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas kazanç
alt ve üst sınırı arasında olmak üzere kendileri tarafından belirlenecek
günlük kazancın otuz katının % 32,5’i oranında prim öderler. Bu
prim oranının % 20’si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, %
12,5’i genel sağlık sigortası primidir. İşsizlik sigortasına tabi
olmayı isteyenlerin, sigortalı ve işveren hissesi oranındaki işsizlik
sigortası primini ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödememeleri
halinde, o aya ait işsizlik sigortası primini ödeme hakları düşer.
Bu madde kapsamında ödenen primler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık olarak değerlendirilir.
Ancak, ticari taksi ile dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi
toplu taşıma araçlarını işleten kişilerin Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendine tabi olmalarını
gerektirecek nitelikte vergi mükellefi olmaları halinde, bu kişiler
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı olurlar.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin,
genel sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabilmesi için 67 nci
maddede sayılan diğer şartların yanı sıra sağlık hizmeti sunucusuna
başvurdukları tarihte 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre
tecil ve taksitlendirerek tecil ve taksitlendirmeleri devam edenler
hariç 60 günden fazla prim ve prime ilişkin her türlü borcunun
bulunmaması şarttır.
Bu Kanun kapsamında tam süreli çalışma ile uzun vadeli sigorta
kollarına tabi olan sigortalılar ile 506 sayılı Kanunun geçici
20 nci maddesi kapsamındaki sigortalılar ve kendi sigortalılıklarından
dolayı gelir veya aylık almakta olanlar, birinci fıkrada belirtilen
çalışma durumları nedeniyle ayrıca sigortalı olmazlar.
Kurum, bu madde kapsamındaki sigortalıların bu Kanunun diğer hükümlerine
göre uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma durumlarını dikkate
alarak prim ödeme gün sayılarını ve prim ödeme sürelerini belirlemeye,
bu sigortalıları çalıştıranlara ve çalıştıranların bağlı olduğu
meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara Kurumca belirlenecek
süre içinde bu sigortalıların işe başlama ve işten ayrılışlarını
bildirmeleri, bu madde veya bu Kanunun uzun vadeli sigorta kollarını
ihtiva eden sigortalılık statüleri kapsamında sigortalılık kontrolünden
sonra çalıştırılmaları, çalıştırıldıkları süre içerisinde sigortalılıklarının
devam edip etmediği ve Kurumca verilecek sigortalılık belgelerinin
periyodik kontrolünü sağlama hususunda zorunluluk getirmeye yetkilidir.
Bu madde kapsamında bulunan sigortalıları çalıştıranlar ile çalışanların
üye olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara bu madde
uyarınca getirilecek bildirim ve kontrol yükümlülüklerinin yerine
getirilmemesi halinde 102 nci madde uyarınca idari para cezası
uygulanır.
Bu madde kapsamındaki sigortalılar ile ilgili olarak, bu maddede
aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 1- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu
ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı
Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu
ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar
Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendi kapsamında kabul edilir.
17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1rihli
ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1rihli ve 2926 sayılı kanunlara göre
bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli
ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine
devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması,
azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
ilgili kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
ve 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı kanunlara göre ödenmekte olan sosyal yardım
zammı ile telafi edici ödeme tutarları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte
ödenen tutarlar esas alınarak, ilgililerin gelir ve aylıklarına ilâve edilerek
ödenir. Sosyal yardım zammının ilavesinde tamamı dağıtılacak şekilde, hak sahiplerinin
gelir ve aylıklardaki hisseleri esas alınır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre
sigortalı sayılanlara ve bunların hak sahiplerine bağlanmış olan aylık ve gelirler,
55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılır.
506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı kanunlar kapsamında geçen sigortalılık
süresi fiili hizmet süresi ve prim ödeme gün sayısı, genel sağlık sigortasının
uygulanmasında gerekli olan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayılarında
dikkate alınır.
Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen
çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı
GEÇİCİ MADDE 2 – (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı,
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1rihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga
17/10/1rihli ve 2926 sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları
aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki
prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki
toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun
yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı
bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen
güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen
sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep
tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde
hükümlerine
göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki
prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış
olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında,
sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve
Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne
tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas
alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların
toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına
göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli
ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin (a) bendine göre
gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge,
sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı
sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst
gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın
hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17/7/1964 tarihli
ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına
göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün
sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme
gün
sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır.
Yurt dışı hizmet borçlanması yapanların aylıkları da yukarıda
belirtilen fıkralara göre hesaplanır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri
kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce ilgili kanun hükümleri ile bu madde hükümlerine
göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlaması nedeniyle
aylıkları kesilenlerden, işten ayrılarak yeniden yaşlılık aylığı
bağlanması için yazılı istekte bulunanların yeni aylıkları, bu
Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre hesaplanır.
Malûllük ve ölüm aylıkları, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için yukarıdaki
fıkralarda belirtilen hükümler, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar
için ise bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre
esas alınan süreler dikkate alınarak 27 nci veya 33 üncü madde
hükümlerine
göre hesaplanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi
olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde
bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda
belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara
aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829
sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında,
bu Kanunun
geçici maddelerindeki hükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu
Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı
Kanun
hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre
5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun
geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas
alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829
sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen
hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak
suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması (1)
GEÇİCİ MADDE 3- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanuna göre çıkarılması gereken yönetmelikler ile diğer düzenlemeler yürürlüğe
girinceye kadar, mevcut tüzük ve yönetmelikler ile diğer düzenlemelerin, bu
Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanmaya devam edilir.
5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 4- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı
Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar
ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödeme
verilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434
sayılı Kanunda kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe
bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet
süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık
ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları
haiz oldukları müddetçe devam edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis
talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434
sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam
edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434
sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak
çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun
47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır.
Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434
sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile
bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri
de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması,
kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları,
diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre
işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri
ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/6/2010-5997/10 md.) Ancak, Polis Akademisinde
öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince
kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.
–
(1)Bu madde başlığı “Önceki mevzuat hükümlerinin uygulanması, Devlet katkısı
ve geçici iş göremezlik ödeneği” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun
68 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine
tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya başlamadan önce
ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az % 40 oranında özürlü olduklarını
gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az % 40 oranında
doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep tarihinde
bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının © bendi kapsamında
sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta kolları
primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla,
istekleri halinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı
bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek
raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum
Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) % 50 ilâ % 59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az
5760,
b) % 40 ilâ % 49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az
6480,
gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması kaydıyla,
haklarında bu fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kamu idarelerinde hizmet akdi
ile veya sözleşmeli olarak çalışanlardan; ilgili kanunları gereği
5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilenler aynı statüde çalışmaya
devam ettikleri sürece, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendine göre sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında bu madde
hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanların kesenek ve karşılıkları,
fiili hizmet zammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile %100
artış farkları hakkında 5434 sayılı Kanunun bu Kanunun yürürlüğe
girmeden önceki hükümleri uyarınca işlem yapılır. (Değişik ikinci
cümle: 31/7/2008-5797/3 md.) Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası
uyarınca kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin
görevlerinin Kurum tarafından devralındığı tarihten itibaren, kamu
idarelerince bu kapsamdaki sigortalılar için her ay emekli keseneklerine
esas aylıklarının % 12’si oranında ayrıca genel sağlık sigortası
primi ödenir. Bunlar için Kanunun 81 inci maddesinin (h) fıkrası
uyarınca ödenecek ek karşılıkların hesabında, genel sağlık sigortası
primi tutarları dikkate alınmaz.
5434 sayılı Kanuna göre ödenen aylıklar ile bu madde kapsamında
bağlanacak aylıklar, memur maaş katsayılarındaki artışlara göre
yükseltilir. Ayrıca 5434 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra barem, teşkilat, kadro ve sair kanunlar ile aynı rütbe, kadro
ve sair kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucunda aylık tutarlarında
meydana gelecek yükselmeler, aynı rütbe, kadro unvanı ve dereceden
bağlanmış bulunan emeklilik, malûllük ve vazife malûllüğü aylıkları
ile dul ve yetim aylıkları hakkında da uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Polis Akademisi ile fakülte
ve yüksek okullarda Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya
kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya
devam eden öğrenciler ile Emniyet Hizmetleri Sınıfında 4 üncü maddenin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların, bahse
konu okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri halinde;
borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis
veya komiser yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları üzerinden,
bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin tamamı borçlandırılmak
suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak borç tutarının tamamı
borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde kendileri
tarafından ödenir. Ayrıca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
üniversitelerin çeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek
okullarında kendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay
nasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri
de istekleri halinde; borçlanma talep tarihinde en az aylık alan
astsubay çavuşun emekli keseneğine ait unsurlar üzerinden, bu fıkradaki
esaslar dâhilinde borçlandırılarak tahsil edilmek suretiyle hizmetten
sayılır.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, seçimler neticesinde belediye
başkanı olarak görev yapmış olup, bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ek 68
inci maddesine göre makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil
veya görev tazminatı ödenenler hariç olmak üzere, sosyal güvenlik
kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanlardan;
5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine
göre aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara, bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren, bu kişilerden bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla
5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine
göre aylık bağlanması şartlarını haiz olmayanlara ise bu şartları
haiz oldukları tarihten itibaren 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar
da dikkate alınarak, emsali belediye başkanının almakta olduğu
makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı
tutarı, almakta oldukları emeklilik veya yaşlılık aylıklarına ilâve
edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce seçimler
neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olup, bu Kanuna
göre sigortalı iken yaşlılık aylığı bağlananlardan; 5434 sayılı
Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesine göre
aylık bağlanması şartlarını haiz olanlara bu Kanunun geçici 2 nci
ve geçici 4 üncü maddeleri hükümleri de dikkate alınarak bu fıkrada
belirtilen şartlar dahilinde söz konusu tazminatlar aylıklarına
ilâve edilmek suretiyle ödenir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden
önce seçimler neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış
olanlardan ölenlerin bu Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen şartlara
sahip olmaları halinde, 5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan ek 68 inci maddesinde belirtilen şartlar da dikkate
alınarak, hak sahiplerine bu Kanunun 34 üncü, geçici 1 inci, geçici
2 nci ve geçici 4 üncü maddeleri hükümlerine göre söz konusu tazminatlar
bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ölenler için bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölenler
için ise ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarına eklenmek suretiyle
ödenir. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçimler neticesinde
belediye başkanı olarak görev yapmış olanlardan; malûllük aylığı
almakta olanlar ile malûllük aylığına hak kazanacaklar 5434 sayılı
Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 39 uncu maddesinde belirtilen
aylık bağlamaya ilişkin şartlar dikkate alınmaksızın yukarıda belirtilen
tazminat haklarından yararlandırılır. Bu fıkraya göre tazminat
tutarları ödendikçe Hazineden tahsil edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ait 5434
sayılı Kanundan kaynaklanan alacakların takip ve tahsil işlemleri
5434 sayılı Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili hükümlerine
göre Kurumca sonuçlandırılır. Ancak bunlardan bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce Maliye Bakanlığının ilgili birimleri tarafından
takip ve tahsil işlemleri başlatılmış olanların işlemleri bunlar
tarafından sonuçlandırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki
sigortalıların borçlandığı, ihya ettiği hizmetleri ile birlikte
bu Kanuna göre aylığa hak kazanmaları ve müracaat etmeleri halinde,
paranın ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren kendilerine
aylık bağlanır. Ancak emeklilik ikramiyesi ödenmiş süreler emeklilik
ikramiyesinde nazara alınmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ölen, ancak bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre ölüm aylığının
bağlanabilmesi için yeterli prim ödeme gün sayısı olmayan sigortalının
hak sahiplerinin, prim ödeme gün sayısı bakımından bu Kanun hükümlerine
göre ölüm aylığına hak kazanması halinde, müracaat tarihini takip
eden aybaşından itibaren, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 5434
sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanacak aylıkları, bu Kanunun
32 nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerine göre ödenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanuna göre
iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında sigortalılığı bulunmayanların
borçlandığı, ihya ettiği hizmetleri ile birlikte bu Kanuna göre
aylığa hak kazanmaları ve müracaat etmeleri halinde, bu maddeye
göre borçlandığı ve ihya ettiği hizmetlerine ait paranın ödendiği
tarihi takip eden ay başından itibaren kendilerine bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre hesaplanarak aylık
bağlanır. Hak sahipleri hakkında bu fıkra hükmü uygulanmak suretiyle
aylığa hak kazandıklarında hesaplanan aylıkları, bu Kanunun 32
nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerine göre ödenir. Ancak bu süreler
emeklilik ikramiyesinde nazara alınmaz.
Kesenek veya toptan ödemeleri zamanaşımına uğramış olması nedeniyle
hizmetleri tasfiye edilmiş olanların, tasfiye edilmiş süreleri
bu Kanuna göre birleştirilecek hizmetlerden kabul edilir.
Personel mevzuatına göre almış oldukları disiplin cezası sonucu
23/4/1999 tarihi ile 14/2/2005 tarihleri arasında memuriyetleri
sona erenlerden, 22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılı Kanun uyarınca
haklarında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile ortadan
kaldırılanların, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 30/6/2011
tarihine kadar Kuruma müracaatları halinde, görevlerinden ayrıldıkları
tarih ile göreve başladıkları tarih arasındaki prim veya kesenek
ödenmemiş süreleri, istekleri halinde, görevlerinden ayrıldıkları
derece ve kademelerine prim veya kesenek ödenmemiş veya borçlanmak
istedikleri sürenin her üç yılına bir derece ve her yılına bir
kademe verilmek ve öğrenim durumları itibariyle 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 36 ncı maddesindeki yükselebilecekleri dereceleri
geçmemek üzere tespit edilecek derece, kademe ve ek göstergeleri
ile emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait tüm unsurların
toplamının müracaat tarihinde yürürlükte olan katsayı ile çarpımı
sonucu bulunacak tutarlar esas alınarak, yine o tarihteki kesenek
ve karşılık oranları borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır.
Bundan doğacak borç tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten
itibaren 31/12/2014 tarihine kadar kendileri tarafından eşit taksitlerle
veya defaten ödenir. (1)
Toptan ödeme ve ihya geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 5- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılar için bu Kanuna göre yapılacak toptan ödemelerin, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önceki hizmet sürelerine ait bölümü, bu Kanunla
bazı maddeleri
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre bu Kanunun yürürlük
tarihi itibarıyla hesaplanarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile toptan
ödemenin
yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın
güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonraki süreler için bu Kanuna göre hesaplanan toptan ödeme tutarına
ilâve edilerek ödenir
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 47 nci maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “altı ay içerisinde” ibaresi “30/6/2011
tarihine kadar” şeklinde ve
“iki yıl içinde” ibaresi “31/12/2014 tarihine kadar” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri
kapsamındaki sigortalılar için bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce toptan ödeme yapılarak tasfiye edilen hizmetlerin 31 inci,
36 ncı ve 41 inci maddelere göre ihyasında veya borçlanılmasında,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunla bazı maddeleri
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre hesaplanan
tutarı, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile ihya talebine ilişkin
yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için, her yılın güncelleme
katsayısı ile çarpılarak bulunan değeri dikkate alınır.
506 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 6- 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanuna göre 1/4/1rihinden önce
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, bu
Kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18 yaşın
doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hükmü uygulanmaz.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga ek 24 üncü maddesinde sayılan
kurum ve kuruluşlarca, Kuruma ödenmeyen sosyal yardım zamları, Hazine tarafından
ilgili kurum ve kuruluşlardan tahsil edilmek üzere Kuruma ödenir.
(Değişik üçüncü fıkra: 17/4/2008-5754/69 md.) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanun hükümlerine göre yapılmış olan işyeri tescilleri, bu Kanun hükümlerine
göre yapılmış sayılır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 86 ncı maddesi hükmüne göre topluluk
sigortasına tâbi olanların ödedikleri iş kazası, meslek hastalığı, hastalık,
analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri genel sağlık sigortası
dahil bu Kanuna göre ödenmiş sayılır. Bu süreler yatırıldıkları sigorta kolları
bakımından başlangıç süresi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun
mülga 86 ncı maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bakımından
topluluk sigortasına devam edenler, bu Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında durumları
değerlendirilerek, durumlarına uyan bent kapsamında sigortalı sayılırlar. Bunların
kendileri veya işverenleri tarafından verilmesi gereken belgeler en geç üç
ay içinde Kuruma verilmek zorundadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasına
göre Sosyal Sigortalar Kurumuna devir olan sandıklardan 23/1/1968 tarihli ve
991 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesine göre bağlanmış emekli, adi malûllük
veya vazife malûllüğü aylıkları ile 23/1/1968 tarihli ve 991 sayılı Kanunun
geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre Kurumca bağlanan aylıklarla
dul ve yetim aylıkları (aylık alan tek kişi de olsa) toplamı, net asgarî ücretin
% 70’inden aşağı olamaz.
Aylık bağlama şartları bakımından bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılarak aylık bağlanacaklar için;
a) (Mülga: 17/4/2008-5754/69 md.)
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin üçüncü fıkrasında
belirtilen 5400 günlük süre ilk defa;
1) 30/4/2008 tarihi ile 31/12/2008 tarihleri arasında sigortalı
sayılanlar için 4600 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her
takvim yılı başında 4600 güne 100 gün eklenmek suretiyle 5400 günü
geçmemek üzere,
c) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin dördüncü fıkrasında
belirtilen 3960 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri
arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her
takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenmek suretiyle 3960 günü
geçmemek üzere,
d) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin beşinci fıkrasının
(a) bendinde belirtilen 4320 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri
arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her
takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenmek suretiyle 4320 günü
geçmemek üzere,
e) (Değişik: 17/4/2008-5754/69 md.) 28 inci maddenin beşinci fıkrasının
(b) bendinde belirtilen 4680 günlük süre ilk defa;
1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile 31/12/2008 tarihleri
arasında sigortalı sayılanlar için 4100 gün olarak,
2) 1/1/2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her
takvim yılı başında 4100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 4680 günü
geçmemek üzere,
uygulanır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/69 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce çalıştırılmak üzere bu ülkelere
götürülen Türk işçilerinden, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce
sadece malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi topluluk sigortasına
devam edenler ile isteğe bağlı sigortalı olarak söz konusu ülkelere
götürülmüş olan sigortalıların, bu Kanunun 5 inci maddesinin (g)
bendi kapsamında sigortalılıkları bu Kanunun yürürlük tarihinden
itibaren üç ay içerisinde işverenlerince sağlanır ve buna ilişkin
yükümlülükler yerine getirilir.
506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971
tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1rihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1rihli
ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli
ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık
başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet
süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi
oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 24/6/1965 tarihli ve 635, 18/3/1rihli ve 3269,
22/7/1965 tarihli ve 644, 1/11/1rihli ve 2937, 25/3/1957 tarihli ve 6940 ve
26/10/1990 tarihli ve 3671 sayılı kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesine
göre fiili hizmet süresine müstehak görevlerde çalışanların bu görevlerde geçirdikleri
süreler bu Kanunun 40 ıncı maddesi gereğince aranan 3600 günün doldurulmasında
nazara alınır. 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde
sayılan itibari hizmet süresi kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncı maddesinde
sayılmayan işlerde bu Kanunun yürürlük tarihinden önce geçen çalışma sürelerinin
bu maddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme
şartı aranmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların
borçlandıkları hizmetleri nedeniyle borçlanma tutarlarından ödenmeyen kısmı
var ise aylıklarından emekli keseneği oranında tahsil edilmeye devam edilir.
Aylıkların hesabında 41 inci maddeye ve 8/5/1rihli ve 3201 sayılı
Kanuna göre yapılan borçlanmaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önceki sürelere ait kazançları, bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Ancak,
bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
bulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki
dönemlere ait sürelerin bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra borçlanılması
halinde de 41 inci madde ve 8/5/1rihli ve 3201 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/48 md.) 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilen 1/10/2008 tarihinden
önceki yurt dışı borçlanma sürelerine göre tespit edilen basamaklar,
2008 yılı Eylül ayında yürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41
inci maddenin beşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen prime esas
aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağı geçemez.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce birden fazla dosyadan gelir
veya aylık alınması durumunda bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra
yeni dosyadan gelir veya aylık alınmasına hak kazanılması durumunda
yeni bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dahil olmak
üzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosya kapsamdan çıkarılır.
Birinci fıkrada belirtilen kanunlar kapsamında zorunlu sigortalı
sayılanlar ile isteğe bağlı sigortalı olup sağlık sigortasından
yararlananların prim ödeme gün sayıları da genel sağlık sigortası
prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 4 üncü maddenin birinci
fıkrasının © bendine göre ilk defa sigortalı olanların sigortalılık
başlangıç tarihinden önceki süreleri, bu Kanunun 41 ve 46 ncı maddeleri,
5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesi ile 3201 sayılı Kanuna göre
borçlandırılmaları halinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin
geriye götürülmesini ve haklarında bu Kanunun geçici maddelerinin
uygulanmasını gerektirmez.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine
göre itibari hizmet süresine müstehak kadro ve görevlerde bulunanlardan
bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
çalışmaya devam edenlerin itibari hizmet süreleri hakkında, bu
Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam
edilir.
30/4/2008 tarihinden sonra 506, 1479, 5434, 2925 ve 2926 sayılı
kanunlara göre ilk defa sigortalı veya iştirakçi olanlar hakkında
bu Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri
uygulanır. Geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin
son cümlesi hükmü bunlar hakkında uygulanmaz.
1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt
bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde
bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık
hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar. Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine
göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının
(b) bendine göre başlar.
Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin
(1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan
bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların,
bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen
vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması
halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin
ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas
kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya
tebliğ edilir. Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının
tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde,
bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya
tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi
halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez
ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 1479 sayılı Kanunun
53 üncü maddesi gereğince 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre
başlatılmış olan icra takipleri anılan Kanun hükümlerine göre takip
edilerek sonuçlandırılır.
Emeklilik yaşına ilişkin bazı geçiş hükümleri (1)
GEÇİCİ MADDE 9- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup
da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk defa sigortalı sayılanlar;
kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmak ve 7000 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla veya kadın ise 58, erkek ise
60 yaşını doldurmak ve 25 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 4500 gün
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla yaşlılık
aylığından yararlanırlar.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/70 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk
defa sigortalı sayılanlar kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25
tam yıl sigorta primi ödemiş olması veya kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını
doldurması ve en az 15 tam yıl malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
ödemesi şartıyla kısmi yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/70 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının © bendi
kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk defa sigortalı
sayılanlar kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25 tam yıl sigorta
primi ödemiş olması veya 61 yaşını doldurması ve en az 15 tam yıl malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemesi şartıyla kısmi yaşlılık aylığından
yararlanırlar.
17/10/1rihli ve 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup da 8/9/1999 tarihinden
30/4/2008 tarihine kadar ilk defa sigortalı sayılanlar; kadın ise 58, erkek
ise 60 yaşını doldurmak ve onbeş yıldan beri sigortalı olup 3600 gün malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bazı hükümleri yürürlükten kaldırılan 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı sayılanlardan;
a) En az 20 yıldan beri Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı
işyerlerinde sürekli çalışan ve bu işlerde en az 5000 gün malûllük, yaşlılık
ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara yazılı talepleri halinde 28
inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın yaşlılık
aylığı bağlanır.
b) En az 25 yıldan beri Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı
işyerlerinde yeraltı münavebeli işlerinde çalışan ve bu işlerde en az 4000
gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyen sigortalılara da 28
inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendindeki yaş şartları aranmaksızın 8100
gün prim ödemiş sigortalılar gibi yaşlılık aylığı bağlanır.
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 70 inci maddesiyle;
bu maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “bu Kanunun
yürürlük” ibareleri “30/4/2008” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
c) 50 yaşını dolduran ve malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına
tâbi çalışmalarının en az 1800 gününü Bakanlıkça tespit edilen
maden işyerlerinin yeraltı işlerinde geçirmiş olan sigortalılara
da birinci fıkrada belirtilen diğer şartlarla yaşlılık aylığı bağlanır.
(Değişik beşinci fıkra: 17/4/2008-5754/70 md.) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce beşinci fıkrada belirtilen işlerde çalışmaya
başlayan sigortalıların, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya
sonra bu işlerde geçen çalışmalarının en az 1800 gün olması halinde
bu çalışmalarının dörtte biri toplam prim ödeme gün sayılarına
ilave edilir. Bunlar için malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primi, sigortalının prime esas kazancının % 23’üdür. Bunun % 9’u
sigortalı hissesi, % 14’ü de işveren hissesidir. Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra ilk defa maden işyerlerinin yeraltı veya
yeraltı münavebeli işlerde çalışmaya başlayanlar hakkında, bu Kanunun
fiili hizmet zammı süresine ait hükümleri uygulanır.
506 sayılı Kanunun malûllük ve sakatlık hükümlerine ilişkin geçiş
hükümleri (1)
GEÇİCİ MADDE 10- 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk defa sigortalı olanlardan,
sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 53 üncü maddesine göre
malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya özrü bulunan
ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılar,
yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak
ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi
ödemiş olmak şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlük
tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce
veya sonra sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya
hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (c) bendinin (b)
alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre işlem yapılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sakatlığı nedeniyle
vergi indiriminden yararlananlardan yaşlılık aylığı bağlananların
aylıklarının kesilmesi ve tekrar bağlanmasında bu Kanunun yürürlük
tarihinden önceki hükümler geçerlidir.
Birinci ve ikinci fıkraya göre bağlanan aylıkların aylık bağlama
oranı, 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olamaz.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce, malûllük durumlarının tespiti için talepte bulunan
ve bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra malûl olduklarına karar
verilenler hakkında 506 ve 2925 sayılı kanunlardaki diğer şartları
da taşımaları halinde anılan kanunlara göre malûllük aylığı bağlanır.
55 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki malûllük aylığı alt sınırı ile 33 üncü
maddesinin ikinci fıkrasındaki ölüm aylığı alt sınırı 17/10/1rihli ve 2925
ve bu Kanunla mülga 17/10/1rihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanacak malûllük
ve ölüm aylıklarında, aynı kanunlar gereği bağlanan yaşlılık aylığı ile kıyaslanarak
uygulanır.
––
(1) Bu madde başlığı “506 sayılı Kanunun malûllük, sakatlık hükümleri ile sosyal
güvenlik destek primi ödemesi geçiş hükümleri” iken, 17/4/2008 tarihli ve 5754
sayılı Kanunun 71 inci maddesiyle metni işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.) 1/1/2000 tarihinden itibaren
sigortalı olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce malûllük
aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunan sigortalılar ile
ölen sigortalıların hak sahiplerine 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanunla bağlanan aylıklar, 506 sayılı Kanunun geçici 89 uncu maddesinde
belirtilen alt sınır aylığı esas alınarak aylık başlangıç tarihi
itibariyle yeniden hesaplanır. Oluşacak farklar bu maddenin yürürlük
tarihinden itibaren dört ay içerisinde ilgililere ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen alt sınır aylıklarının hesabında, 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 92 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen
yarım aylıklar ile aynı Kanunun mülga 96 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmüne
göre alt sınır aylığı uygulanmayan aylıklar ile sosyal güvenlik sözleşmeleri
gereğince bağlanan kısmî aylıklar dikkate alınmaz.
(Mülga son fıkra: 17/4/2008-5754/71 md.)
Sigortalı tesciline, sigorta sicil numarasına ve dış temsilciliklerdeki görevlilere
ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 11- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/72 md.) Bu Kanun yürürlüğe
girmeden önce mevcut sosyal güvenlik kurumlarında tescili yapılan sigortalılar
ve ilk defa tescili yapılacak sigortalılar ile bunların hak sahipleri için
ortak bilgi bankası oluşturulur. Bu sigortalılar ile sisteme yeni katılacak
sigortalıların tescilinde, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları sosyal güvenlik
sicil numarası olarak esas alınır.
Sigortalıların eski sigorta sicil numaraları, bu Kanuna göre tescil edilecekleri
tarihe kadar kullanılmaya devam edilir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında olan sigortalıların, bu Kanunun
17 nci maddesine göre hesaplanacak günlük kazançlarında; bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonraki sürelere ait prime esas kazanç hesabında dikkate alınan
unsurlar, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki sürelere ait prime esas kazanç
hesabında da dikkate alınır. (1)
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/72 md.) Hizmet akdiyle çalışan sigortalılar için
Kanunun 17 nci maddesi gereğince tespit edilecek günlük kazanç hesabına esas
üç aylık dönemdeki kazançları Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce olanların
son takvim ayı itibarıyla gelirlerinin hesaplanmasında bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan 506 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte dış temsilciliklerde görevli sigortalı
veya genel sağlık sigortalısı personelden, temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli
ikamet iznini veya bu devletin vatandaşlığını da haiz olanlar, uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmelerindeki hükümler saklı kalmak üzere ve Dışişleri
Bakanlığının olumlu görüşünün alınması şartıyla bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik
kurumları ile irtibatlandırılabilirler.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/72 md.) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce 5434 sayılı
Kanun hükümlerine göre iştirakçi çalıştıran ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra da 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılan kişileri çalıştırmaya devam eden kamu idareleri 11 inci madde uyarınca
işyeri bildirgesini Kurumca belirlenecek sürede vermek zorundadırlar. İşyeri
bildirgesinin Kurumca belirlenecek süre içinde verilmemesi durumunda, 102 nci
maddenin (b) bendi gereğince idari para cezası uygulanır.
––
(1) 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanunun 72 nci maddesiyle; bu fıkrada
yer alan “birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri” ibaresi “(b) bendi” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Genel sağlık sigortası geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 12- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun uygulamasında sağlık hizmeti sunucularının sigortalılık kontrolü
ve diğer provizyon işlemlerini elektronik ortamda yapmaya başlaması için gerekli
altyapının kurulmasına kadar, sağlık bilgilerinin yazılı olarak tutulmasına
başlanır ve sağlık belgesinin veya sağlık karnesinin Kurumca verilmesine devam
edilir.
Kamu idarelerinin sağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevleri, yürürlükten
kaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülükler çerçevesinde ilgili kayıt ve işlemler
Kurum tarafından devralınan tarihe kadar devam eder. Devir süreci 1/1/2012
tarihine kadar tamamlanır. (1)
Kişilerin yürürlükten kaldırılan kanun hükümleri gereğince hak ettikleri sağlık
hizmetleri, bu Kanun hükümleri gereğince kapsama alınmamış ise tedavi tamamlanıncaya
kadar yürürlükten kaldırılan kanun hükümlerine göre Kurumca sağlanmaya devam
edilir. 67 nci madde gereği hesaplanan 30 günün hesabında kişilerin lehine
olan durum uygulanır. Genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu
kişilerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan, ancak, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra faturalandırılan tedavi giderleri Kurum tarafından
karşılanır.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden 1/1/2012 tarihine kadar bu Kanunun 60 ıncı maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi uygulanmaz. Bu sürede,
18/6/1992 tarihli ve 3816 sayılı Kanun kapsamında yeşil kart verilen ve verilecek
kişiler durumlarında değişiklik olmaması kaydıyla başka bir işleme gerek kalmaksızın
bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı
alt bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır. 3816 sayılı Kanun kapsamında
yeşil kart almak için müracaat etmekle birlikte, 3816 sayılı Kanun hükümlerine
göre tespit edilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payının aylık tutarı;
asgari ücretin üçte birinden asgari ücrete kadar olduğu tespit edilen kişiler
için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının
otuz günlük tutarının üçte biri, asgari ücretten asgari ücretin iki katına
kadar olduğu tespit edilen kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı; asgari ücretin iki katından
fazla olduğu tespit edilen kişiler için 82 nci maddeye göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının iki katı prime esas
asgari kazanç tutarı olarak esas alınır. (Ek cümle: 16/6/2010-5997/8 md.) 1/1/2012
tarihine kadar bu Kanunun uygulanmasında Kurumca talep edilen aile içindeki
kişi başına düşen gelir tutarlarının tespiti kararları, gerekli araştırma ve
inceleme yapıldıktan sonra, il ve ilçe idare kurulları tarafından verilir.
(2)
––
(1) 31/7/2008 tarihli ve 5797 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada
yer alan “Ancak bu süre altı ayı geçemez” ibaresi “Devir süreci üç yıl içinde
tamamlanır” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı
Kanunun 49 uncu maddesiyle “üç yıl içinde” ibaresi “1/1/2012 tarihine kadar”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 16/6/2010 tarihli ve 5997 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle, bu fıkrada yer
alan “itibaren iki yıl süresince” ibaresi “1/1/2012 tarihine kadar” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d)
ve (g) bentleri gereğince sigortalı sayılanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren
1/1/2012 tarihine kadar bildirimlerini yapmak zorundadır. Bu
süre içinde, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentleri
gereğince genel sağlık sigortalısı sayılanlardan; tescil talebi
olmayanların 18 yaşından küçük çocuklarının sağlık hizmetlerinden
yararlandırılması halinde bu kişiler Kurumca tescil edildikleri
tarih itibarıyla genel sağlık sigortalısı olurlar. Ancak, aile
hekimliği uygulamasına başlanan illerde, bu kişiler bu süreye
bakılmaksızın
genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak
Kurumca tescil edildikleri tarih itibarıyla kapsama alınır. (1)(2)
Aile hekimleri tarafından başlatılan sevk zincirine uygun olarak
alınan sağlık hizmetlerinde 68 inci maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen katılım payları, üç yıl süreyle % 50 oranında azaltılarak
uygulanabilir.
70 inci maddenin birinci fıkrası gereği yapılacak belirlemeler,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yıl
içinde tamamlanır. Bu süre içerisinde 70 inci maddenin ikinci
fıkrasının
uygulanmasını il ve ilçe bazında ertelemeye Sağlık Bakanlığı
yetkilidir.
İlgili kanunları gereği tedavi yardımları karşılanan kişiler,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte herhangi bir işleme gerek
kalmaksızın,
bu Kanun açısından genel sağlık sigortalısı veya genel sağlık
sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi sayılır. Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği
tarihte ilgili kanunları gereği bakmakla yükümlü olunan kız çocukları
bu Kanun gereğince de bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır. Ancak
durumlarında değişiklik olduğunda sağlık hizmetlerinden yararlanma
koşulları bu Kanun hükümlerine göre yeniden belirlenir. (Ek cümle:
13/2/2011-6111/49 md.) Kız çocuklarının durum değişikliklerinin
ortadan kalkması halinde, bu kişiler tekrar ilgili kanunlarına
göre bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır. Bu kişilerin sigortalı
ve sigortalının bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bilgileri
ilgili kurumlar tarafından bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren
en geç üç ay içinde Kuruma bildirilir.
211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun, bu Kanuna
aykırı hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
iki yıl süreyle uygulanır.
(Değişik onuncu fıkra: 13/2/2011-6111/49 md.) 2925 sayılı Tarım
İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalılar ile bunların
bu Kanuna göre bakmakla
yükümlü oldukları kimseler, genel sağlık sigortası hükümlerine göre sağlanan
sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan yararlanma hakkına sahiptir.
–
(1) 16/6/2010 tarihli ve 5997 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “bu kişilerin tescili çocuklarının sağlık hizmet sunucusuna müracaat
tarihi itibarıyla yapılır” ibaresi “bu kişiler Kurumca tescil edildikleri
tarih itibarıyla genel sağlık sigortalısı olurlar” şeklinde, “bakmakla yükümlü
olduğu
kişi olarak kapsama alınır” ibaresi ise “bakmakla yükümlü olduğu kişi olarak
Kurumca tescil edildikleri tarih itibarıyla kapsama alınır”olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
(2) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 49 uncu maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “en geç iki yıl içinde” ibaresi “1/1/2012 tarihine kadar”, “iki
yıllık süreye” ibaresi “bu süreye” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
63 üncü maddede sayılan finansmanı Kurumca sağlanacak sağlık hizmetleri
ile 65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek
giderlerinin 72 nci madde hükümlerine göre Kurumca ödenecek bedelleri
tespit edilip yayımlanıncaya, 73 üncü madde hükümlerine göre sağlık
hizmeti sunucuları ile sözleşmeler yapılıncaya kadar, Kurum tarafından
belirlenmiş olan usûl ve esaslar, sağlık hizmeti bedelleri ile
protokol ve sözleşmeler geçerlidir.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/49 md.) 4857 sayılı İş Kanununun 13 üncü
ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar
ile bu Kanuna göre ev hizmetlerinde ay içerisinde 30 günden az
çalışan sigortalıların eksik günlerine ait genel sağlık sigortası
primlerini 30 güne tamamlama yükümlülüğü 1/1/2012 tarihinde başlar.
4046 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin geçiş esasları
GEÇİCİ MADDE 13- (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 21 inci maddesi kapsamında iş kaybı
tazminatı alanlar 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı
ve genel sağlık sigortalısı sayılır, ancak kısa vadeli sigorta kollarına tâbi
değildir.
Sigortalıların sigortalı olduklarını ayrıca Kuruma bildirme sorumlulukları
yoktur.
Türkiye İş Kurumu tarafından ilk iş kaybı tazminatının ödendiği tarihi takip
eden ay sonu itibarıyla, iş kaybı tazminatı alanlara ilişkin primlerin aktarıldığı
anda sigortalı bildirimi ve tescili yapılmış sayılır.
Bu kapsamdakilerin sigortalılıkları iş kaybı tazminatı ödeme süresinin bittiği
tarihte sona erer. İş kaybı tazminatı sona erenler için bu Kanunun 9 uncu madde
hükümleri uygulanmaz.
İş kaybı tazminatından yararlananlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü
olmakla birlikte bu Kanun kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz.
Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 14 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar,
vazife malûllüğü, malûllük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya
devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam
edilir. Ancak;
a) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar
için sosyal güvenlik destek primi oranı 80 inci maddeye göre tespit edilen
prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır.
Yüzde 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu
kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların prim
ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve
meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
b) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı
sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınacak belgelerle doğrulamak
kaydıyla faaliyette bulunulmadığına ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan
süreleri için, sosyal güvenlik destek primi oranı olarak bu Kanunun 30 uncu
maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Bu
oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği yılda % 12 olarak, takip eden her yılın
Ocak ayında bir puan artırılarak uygulanır. Ancak bu oran % 15’i geçemez.
c) Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu, 3/11/1rihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen veya
asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife
malûllüğü aylığı almakta iken; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan bu Kanuna tabi
çalışmaya başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın
bu Kanunun 5 inci maddesinin © bendi hükümleri uygulanır.
d) 5434 sayılı Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya
devam edenler hakkında, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren
bir ay içinde yazılı talepleri doğrultusunda bu Kanunun iş kazası
ve meslek hastalığı sigortası hükümleri ve uzun vadeli sigorta
kolları veya sosyal güvenlik destek primine ait hükümler uygulanır.
Bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerin belirtilen süre
içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde ayrıca iş kazası meslek
hastalığı hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik destek primi kesilmez.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine
göre vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar
hakkında da yazılı talepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu bent
kapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
3713 sayılı Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta olanlar,
sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam eden iştirakçiler
ile aynı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle vazife malûllüğü
aylığı alan ve bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında çalışan veya daha sonra çalışmaya başlayan
er ve erbaşların, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra müracaat
tarihlerini takip eden aybaşından itibaren bu Kanunla yürürlükten
kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre
görevlerinden ayrılmasına gerek kalmaksızın alınacak emekliye sevk
onayına istinaden vazife malûllüğü aylıkları bağlanarak ödenir.
Bu kapsamda olup da görevlerinden emekliye ayrılanlar hakkında,
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı
Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
(Ek fıkra: 18/2/2009-5838/32 md.) 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal
Sigortalar Kanununa göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya
başlayanların aylıkları kesilmez ve bunlar hakkında da bu maddenin
sosyal güvenlik destek primi alınmasına ilişkin hükümleri uygulanır.
(1)
Prime esas kazancın beyanına ilişkin geçiş hükmü
GEÇİCİ MADDE 15 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendi hariç, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan
sigortalılardan, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı
olarak kaydı ve tescili yapılmış olanların bu Kanunun 80 inci maddesine
göre belirlenen prime esas kazançlarını Kurumca belirlenecek sürede
beyan etmemeleri halinde, ödeyecekleri aylık primler beyanda bulununcaya
kadar daha önce ödemiş oldukları gelir basamaklarına karşılık gelen
tutarlar üzerinden alınır.
Ancak, bu tutarlar 82 nci maddede belirtilen asgari günlük kazanç
alt sınırına göre hesaplanan aylık prime esas kazanç tutarından
az olamaz.
Kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan sigortalılar
(…)(3) ile esnaf muaflığından yararlanan kadın sigortalılara ilişkin
geçiş hükümleri (2)(3)
GEÇİCİ MADDE 16 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer
alan köy muhtarları ile (4) numaralı alt bendinde belirtilenler
için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
“otuz” ibaresi ile (4) numaralı alt bendinde belirtilenler için,
bu Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde belirtilen
“otuz” ibaresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için “onbeş”
olarak uygulanır ve prime esas günlük kazancın otuz katını geçmemek
üzere takip eden her yıl için bir puan artırılır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5763/25 md.; Mülga: 31/7/2008-5797/11 md.)
–
(1) 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle;
bu fıkranın 1/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere uygulanacağı
hüküm altına alınmıştır.
(2) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle
bu madde başlığı “Kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunan
sigortalılara ilişkin geçiş hükmü” iken 1/10/2008 tarihinden geçerli
olmak üzere metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(3) 31/7/2008 tarihli ve 5797 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle;
bu başlıkta yer alan ",Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen
kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar" ibaresi
metinden çıkarılmıştır.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5763/25 md.) (…)(1) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde
belirtilen işleri, hizmet akdiyle herhangi bir işverene tabi olmaksızın sürekli
ve kazanç getirici nitelikte yaptıkları (…)(1) Maliye Bakanlığının görüşü alınarak
Kurumca belirlenen usul ve esaslara göre tespit edilen kadın isteğe bağlı sigortalılar;
bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için 82 nci maddeye göre belirlenen prime
esas günlük kazanç alt sınırının onbeş katı üzerinden başlanılarak, takip eden
her yıl için bir puan arttırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere malullük,
yaşlılık, ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi öderler.(1)
Kendi adına ve hesabına çalışanların sigortalılıklarının durdurulmasına ilişkin
hükümler
GEÇİCİ MADDE 17 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına
bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı
halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin
prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının
ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip
eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi
bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı
ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi
itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık
süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip
edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.
Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80
inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden
hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç
ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci
fıkrası hükmü uygulanır.
Bazı aylık tazminat ve yardımlara ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE l8 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
İlgili kanunlarında düzenleme yapılıncaya kadar;
a) 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında
belirtilenlerden bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı
Kanuna göre vazife veya harp malûlü sayılması gerekenlerin ve Türk Silâhlı
Kuvvetleri tarafından görevlendirildiği tarihte uzun vadeli sigorta kollarına
tabi olarak çalışmayanlardan bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil
5434 sayılı Kanuna göre harp malûlü sayılması gerekenlerin kendileri ile bunların
dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunun yürürlük tarihinden
önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
b) 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrası ile bu Kanunun
47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında sayılanlara ve bunların haksahiplerine,
ilgili kanunları ve bu Kanun çerçevesinde bağlanacak aylıkları toplamının,
emsallerinin 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesine göre yükseltilerek hak
kazandıkları aylıklardan düşük olması halinde, aradaki fark ayrıca ödenir.
(1) 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 50 nci maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce,”
ibaresi ile “bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aynı şartlarla
bu işleri yaptıkları,” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve “yapmakta
olanların” ibaresi “yaptıkları” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
c) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Kanunun ek 16 ncı maddesi, 24/2/1968
tarihli ve 1005 sayılı Kanun, 3/11/1rihli ve 2330 sayılı Kanun,
11/10/1rihli ve 2913 sayılı Kanun, 28/5/1rihli ve 3292 sayılı Kanun,
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun ile yılı bütçe kanunlarına
ekli cetveller kapsamına giren kişilere ve diğer kanunlarda yapılan
atıflar sebebiyle 2330 sayılı Kanun esas alınarak ilgililerine
aylık, tazminat ve ek ödeme verilmesi ile yardım işlemleri hakkında,
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanunun
ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
(Ek fıkra: 16/6/2010-5997/11 md.) Polis Akademisinde öğrenim görmekte
olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin
ödenmeye devam edilir.
Bu madde kapsamına girenler için yukarıdaki fıkralar gereğince
Kurumun yükleneceği ilâve giderler, ödeme tarihinden itibaren en
geç iki ay içinde faturası karşılığı Hazineden tahsil edilir.
Aylık alanlardan kesilecek sağlık sigortası primi
GEÇİCİ MADDE 19 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.; Değişik: 13/2/2011-6111/50
md.)
1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre aylık almakta olanlarla 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaları nedeniyle
geçici 2 nci maddeye göre aylık bağlanacaklara aylık bağlamaya
esas tüm hizmetleri süresince on yıl süreyle hastalık sigortası
veya sağlık sigortası veya genel sağlık sigortası primi ödememiş
olanlardan, hastalık sigortası, sağlık sigortası ve genel sağlık
sigortası primi kesilmiş olan süreler düşülmek kaydıyla, aylıklarının
% 10’u oranında ve 10 yılı tamamlayacak süreyle genel sağlık sigortası
primi kesilir. Ancak, bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılan
kesintiler iade edilmez.
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklar
ve ilgili hükümler
GEÇİCİ MADDE 20 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar,
sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları,
borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için
kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri ile aylık veya gelir
bağlanmış olanlar ile bunların hak sahipleri herhangi bir işleme
gerek kalmaksızın bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç yıl
içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilerek bu Kanun kapsamına
alınır. Üç yıllık süre Bakanlar Kurulu kararı ile en fazla iki
yıl daha uzatılabilir. Devir tarihi itibarıyla sandık iştirakçileri
bu Kanunun 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı,
Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, her sandık için
ayrı ayrı olmak üzere hesabı yapılan Sandığı temsilen bir ve Sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşu temsilen bir üyenin katılımıyla
oluşturulacak komisyonca; her bir sandık için sandıktan ayrılan
iştirakçiler de dâhil olmak üzere, devir tarihi itibarıyla devredilen
kişilerle ilgili olarak, sandıkların bu Kanun kapsamındaki sigorta
kolları itibariyle gelir ve giderleri dikkate alınarak yükümlülüğünün
peşin değeri hesaplanır. Peşin değerin aktüeryal hesabında kullanılacak
teknik faiz oranı yüzde 9,8 olarak esas alınır.
Belirlenen peşin değer, onbeş yıldan fazla olmamak üzere, yıllık
eşit taksitlerle her yıl için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca
açıklanacak Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet
iç borçlanma senetlerinin yıllık ortalama nominal faizi üzerinden
sandıklardan ve bu sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan
müteselsilen Kurumca bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Devir işlemi tamamlanıncaya kadar, sandık iştirakçileri, sandıktan
aylık ve gelir alanlar ile bunların hak sahiplerinin sağlık ve
sosyal sigorta yardımlarının sağlanması ile primlerinin tahsil
edilmesine, ilgili sandık mevzuat hükümlerine göre sandıklarca
ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca devam edilir.
Devir işlemi tamamlandıktan sonra sandıklarca ödenen aylık ve gelirlerin,
bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki süreler için 506 sayılı Kanun,
yürürlük tarihinden sonraki süreler için bu Kanun hükümleri uygulanmak
suretiyle hesaplanacak aylık ve gelirlerin üzerinde olması halinde
söz konusu farklar, peşin değer hesabında dikkate alınır ve Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından ilgililere ödenmeye devam edilir. Devir
tarihinden sonra bu kişilerin gelir ve aylıklarının durum değişikliği
nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi ve yeniden bağlanması
işlemleri sırasında vakıf senetlerine göre yapılacak hesaplamalar
ilgili sandıklar veya sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar
tarafından Kurum kontrolünde yapılır.
Devir tarihi itibariyle sandıklarda iştirakçi olanlar ile sandıklardan
ayrılmış olup, aylık veya gelir almayanların sandıklara karşı hak
sahibi olmaları halinde tahsis talep tarihi itibariyle aylıkları,
bu Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümlerine göre hesaplanır. Geçici
2 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasında bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için 506 sayılı
Kanun hükümlerine göre Kurum tarafından ve vakıf senetlerine göre
ilgili sandıklar ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar
tarafından Kurum kontrolünde hesaplama yapılır. Geçici 2 nci madde
kapsamında hesaplanacak aylıklar ile sandıkta geçen süreler dikkate
alınarak sandık hükümlerine göre hesaplanacak aylıklar arasında
fark olması halinde söz konusu farklar, peşin değer hesabında dikkate
alınır ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgililere ödenmeye
devam edilir. Bu kişilerin gelir ve aylıklarının durum değişikliği
nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi ve yeniden bağlanması
işlemleri sırasında vakıf senetlerine göre yapılacak hesaplamalar
ilgili sandıklar veya sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar
tarafından Kurum kontrolünde yapılır.
Sandık iştirakçileri ile aylık ve/veya gelir bağlanmış olanlar
ve bunların hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna devrinden
sonra bu kişilerin tabi oldukları vakıf senedinde bulunmasına rağmen
karşılanmayan diğer sosyal hakları ve ödemeleri, sandıklar ve sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca karşılanmaya devam edilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile bu maddenin
beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen farklara ilişkin peşin
değerin ilk taksitle birlikte defaten veya taksitler halinde ödenmesi
konusu, Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı,
Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Sandık iştirakçilerini
istihdam eden kuruluşlar ile sandıkların görüş ve önerileri alınarak
Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir. Taraflar, Sosyal Güvenlik
Kurumunca belirlenecek tarihe kadar görüş ve önerilerini yazılı
olarak verirler.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin iş ve işlemlerde Türkiye Odalar,
Borsalar ve Birlik Personeli Sigorta ve Emekli Sandığı Vakfı iştirakçilerini
istihdam eden kuruluşları, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile kurulan
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsil eder.
Söz konusu sandıklar ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar
ile Kurum, bu madde uygulamasına ilişkin tüm işlemler nedeniyle
doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası
hariç diğer hükümleri bakımından; vakıf senetlerinde bu Kanuna
aykırı hükümler bulunması halinde, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle
bu Kanun hükümleri uygulanır.
30/4/2008 tarihinden itibaren, sandıklarca bağlanmış/bağlanacak
olan gelir veya aylıklara yapılacak artışlar, 506 sayılı Kanuna
göre bağlanan gelir veya aylıklara yapılan artışlardan fazla olamaz.
Bu maddenin beşinci ve altıncı fıkralarına göre Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından ödenecek olan aylık ve gelirler üzerindeki farklar
ve bu madde çerçevesinde devre ilişkin belirlenecek usûl ve esaslar
bu maddenin yayımından önce 506 sayılı Kanunun ek 36 ncı maddesine
göre devri gerçekleşmiş veya devam eden sandıklar için uygulanmaz.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 58 inci maddesi hükümleri bu madde
kapsamında yapılacak devir ve diğer işlemler hakkında uygulanmaz.
2108 sayılı Yasaya ilişkin geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 21 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 2108 sayılı Yasanın 4 üncü
maddesine göre muhtar seçildikleri tarih itibarıyla 1479 sayılı
Kanuna göre kayıt ve tescilleri yapılan köy muhtarlarından; bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı
alt bendi hükümlerine göre sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin
bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı
talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir.
Bu süre içerisinde talepte bulunmayanlar hakkında ise bu Kanun
hükümleri uygulanır.
Anonim şirket kurucu ortaklarının sigortalılıklarına ilişkin geçiş
hükümleri
GEÇİCİ MADDE 22 – (Ek: 17/4/2008-5754/73 md.)
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin
(3) numaralı alt bendinde belirtilen anonim şirketlerin kurucu
ortaklarından
daha önce 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine tabi olarak sigortalı
olanlardan sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu
maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte
bulunmaları
halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içerisinde
talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise bu Kanunun yürürlük
tarihi itibariyle sona erer
Sosyal güvenlik prim yapılandırılması bozulanlara ilişkin hükümler
GEÇİCİ MADDE 23 – (Ek: 15/5/2008-5763/26 md.)
(1) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1
inci ve 2 nci maddeleri kapsamına giren borçları yeniden yapılandırıldığı halde
aynı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca yeniden yapılandırma haklarını bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar kaybedenlerin, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde Kuruma yazılı
olarak başvurmaları halinde, bozulmuş olan yeniden yapılandırma anlaşmaları,
5458 sayılı Kanuna göre yapılmış olan başvuru tarihi ve taksitlendirme süresi
dikkate alınmak suretiyle ihya edilir.
(2) Yeniden yapılandırma anlaşmaları ihya edilen borçluların, yeniden yapılandırma
anlaşmalarının bozulduğu tarihten sonra 5458 sayılı Kanun kapsamına giren borçları
için yaptıkları ödemeler, anılan Kanunun 1 inci maddesi kapsamında olanlar
için aynı borç türündeki taksit tutarlarına, 2 nci maddesi kapsamında olanlar
için ise anılan Kanunun 10 uncu maddesi hükmüne göre mahsup edilir.
(3) İhya veya mahsup işlemleri sonucunda bu maddeye göre yapılan başvuru tarihinden
önce vadesinde ödenmediği veya eksik ödendiği anlaşılan taksit tutarlarının,
ödeme tarihine kadar gecikilen her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca
açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden iskontolu ihraç
edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan
eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda
hesaplanacak faiz miktarıyla birlikte başvuru tarihini takip eden altı ay içinde
ödenmesi halinde, 5458 sayılı Kanunun yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanılır.
Bu fıkrada belirtilen ödeme yükümlülüklerinin söz konusu altı aylık süre içinde
tam olarak yerine getirilmemesi halinde yeniden yapılandırma hakkı kaybedilir
ve yapılandırma işlemleri iptal edilerek, ödedikleri tutarlar sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.
(4) Bu madde hükümlerinden yararlandırılan borçluların, bu maddeye göre yapılan
başvuru tarihinden itibaren vadesi gelecek taksitleri ile cari ay prim ödeme
yükümlülükleri yönünden, 5458 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi hükümleri uygulanır.
Şu kadar ki, 5458 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi hükümleri, anılan Kanunun 1
inci maddesi kapsamına giren borçlular yönünden, bu maddeye göre yapılan başvuru
tarihini takip eden üçüncü ayın sonundan, 2 nci maddesi kapsamına giren borçlular
yönünden ise bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen altı aylık sürenin sonundan
itibaren geriye doğru bakılarak uygulanmaya başlanır.
(5) 5458 sayılı Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri kapsamına giren borçları
yeniden yapılandırılanlardan, aynı Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca yeniden
yapılandırma haklarını kaybetmiş olup, kapsama giren bu borçlarının tamamını
sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre ödemiş olanlar hakkında
bu madde hükümleri uygulanmaz. Borçlarını kısmen ödemiş olup bu maddeden yararlanmak
için başvuranlara, daha önce ödemiş oldukları tutarlar iade edilmez, bu maddenin
birinci ve ikinci fıkraları saklı kalmak kaydıyla mahsup işlemi yapılmaz.
(6) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5458 sayılı Kanun kapsamına
giren borçlar nedeniyle, taşınır ve taşınmaz mallara konulan hacizler ile alınan
teminatlar vadesi geçmiş taksitlerin ödenmesinden sonra yapılan ödemeler nispetinde,
üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarla ilgili hacizler ise vadesi geçmiş
taksitlerin ödenmesinden sonra tümüyle kaldırılır.
(7) 1479 ve 2926 sayılı Kanunlar kapsamındaki sigortalılar veya bunların hak
sahipleri, ödeme vadesi geçmiş taksitleri ile 1/4/2006 tarihinden sonraki süreye
ilişkin prim borçlarını ödemeleri ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonraki taksit ve cari ay primlerine ilişkin ödeme yükümlülüklerini yerine
getirmeleri durumunda sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(8) Bu maddede belirtilen hükümlerden yararlanmak üzere başvuran borçluların,
kapsama giren borçları nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptıkları itirazlardan
ve yargı nezdinde sürdürdükleri davalardan feragat etmeleri ve ihtilaf yaratmamaları
şarttır.
(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Sosyal Güvenlik
Kurumu yetkilidir.
Sosyal güvenlik alacakları
GEÇİCİ MADDE 24 – (Ek: 15/5/2008-5763/27 md.)
(1) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre takip edilen
10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 3 üncü
maddesi, mülga 7/12/2004 tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanununun geçici 7
nci maddesi ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 5
inci maddesine istinaden Uzlaşma Komisyonunca karara bağlanan ve Bakanlar Kurulunca
onaylanarak Resmi Gazetede yayımlanan borçlar hariç olmak üzere, bu maddeye
göre yapılan başvuru tarihine kadar tahakkuk ettiği halde ödenmemiş olan, 2008/Mart
ve önceki dönemlere ilişkin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari
para cezası, sosyal yardım zammı ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip
eden ayın sonuna kadar müracaat edilmiş olması kaydıyla 31/3/2008 tarihine
kadar bitirilmiş olan özel bina inşaatı ile ihale konusu işlerden Sosyal Güvenlik
Kurumunca yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda yeterli
işçilik bildiriminde bulunulmadığı anlaşılanların fark işçiliğe ilişkin borçları,
isteğe bağlı sigortalıların 2003/Mayıs ila 2008/Mart dönemleri arasında isteğe
bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içindeki prim borçları, topluluk
sigortasına tabi olanların 2008/Mart ve önceki dönemlere ilişkin malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortalarına ait prim borçları, 2/9/1971 tarihli ve 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanunu ile 17/10/1rihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı olanların 31/3/2008 tarihine
kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek prim borçları, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla,
bu maddede belirtilen şartlarla peşin veya yirmidört aya kadar eşit taksitler
halinde ödenir.
(2) Peşin ödeme yolunun tercih edilerek borç aslının tamamının ve başvurunun
yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine
göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde onbeşinin başvuru
tarihini takip eden bir ay içinde ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme
zammının kalan yüzde seksenbeşi terkin edilir.
(3) Taksitle ödeme yolunun tercih edilmesi halinde, birinci fıkra kapsamına
giren borç asıllarına başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının;
oniki aya kadar taksitlendirmelerde yüzde ellibeşi, oniki ayı aşan taksitlendirmelerde
yüzde otuzu terkin edilir ve kalan kısmı borç asıllarına ilave edilerek taksitlendirmeye
esas borç hesaplanır. Bulunan bu tutar, taksit süresine bölünmek suretiyle
ödenecek aylık taksit miktarı bulunur. İlk taksitin ödeme yükümlülüğü, bu maddeye
göre başvurunun yapıldığı ayı takip eden ayda başlar. Başlangıçta taksitle
ödeme yolu seçilip daha sonra taksitlendirilen borcun kalan kısmının peşin
ödenmek istenilmesi halinde, başlangıçta seçilen taksitlendirme süresine bağlı
terkin oranı değiştirilmez.
(4) Borçlular, borç türü bazında taksitlendirilmiş borçlarıyla ilgili ödeme
yükümlülüklerini bir takvim yılında üç defadan fazla yerine getirmemeleri veya
eksik yerine getirmeleri ya da bir takvim yılında üç defaya kadar ödenmeyen
veya eksik ödenen taksit tutarlarını en geç son taksiti izleyen ayın sonuna
kadar gecikilen her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya
ait Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma
senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan eklenmek suretiyle bulunacak
faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz miktarı
ile birlikte ödememeleri halinde, bu maddeye göre taksitlendirme haklarını
kaybederler ve taksitlendirme öncesi duruma dönülerek ödedikleri taksit tutarları
sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.
(5) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş gecikme cezası
ve gecikme zammı, yanlış veya yersiz alınan tutarlar hariç iade ve mahsup edilmez.
(6) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde kapsamına giren borçlar
nedeniyle, taşınır ve taşınmaz mallara konulan hacizler ile alınan teminatlar
yapılan ödemeler nispetinde, üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarla
ilgili hacizler ise ilk taksitin ödenmesinden sonra tümüyle kaldırılır.
(7) Bu madde kapsamına giren borçları ilgili Kanunlar gereğince tecil ve taksitlendirilmiş
veya yapılandırılmış olan borçlularca, tecil ve taksitlendirme veya yapılandırma
işlemlerinin bozularak birinci fıkra kapsamına giren borçlarının bu maddeye
göre peşin ödenmesinin veya taksitlendirilmesinin başvuru süresi içinde yazılı
olarak talep edilmesi halinde, daha önce yapılmış olan tecil ve taksitlendirme
veya yapılandırma işlemleri bozularak, ödemiş oldukları tutarlar, sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre mahsup edildikten sonra birinci fıkra kapsamına
giren kalan borçları bu maddeye göre peşin ödenir veya taksitlendirilir.
(8) 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre
yapılandırma anlaşmaları devam eden veya ihya edilen borçluların 5458 sayılı
Kanun kapsamı dışında kalan ancak, bu madde kapsamına giren borçları hakkında,
talep etmeleri halinde bu madde hükümleri uygulanır.
(9) Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar birinci
fıkra kapsamına giren borçlarının taksitlendirilmesini talep etmeleri halinde,
10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 5 inci
maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 6 ncı
maddesi kapsamına giren borçları için ilgili kanunlar gereğince yapılan kesinti
tutarları bu madde uyarınca ödenmesi gereken taksit tutarlarına mahsup edilebilir.
Kesinti tutarlarının, aylık taksit tutarlarına mahsup edilmediği durumlarda
aylık taksit tutarlarının tamamı, kesinti tutarlarının, aylık taksit tutarlarını
tam olarak karşılamadığı durumlarda ise bakiye taksit tutarları borçlularca
ödenir.
(10) 1479 ve 2926 sayılı kanunlar kapsamındaki sigortalılar veya bunların hak
sahipleri, bu madde kapsamı dışında borçlarının bulunmaması veya bu madde kapsamı
dışında borçları bulunmakla birlikte bu borçların özel kanunlara göre yapılandırılmış
olup ödeme yükümlülüklerinin de yerine getiriliyor olması ve birinci fıkraya
göre hesaplanan toplam borçlarının ilk dört taksitini ödemeleri kaydıyla sağlık
sigortasından yararlanmaya başlatılır.
(11) Bu maddede belirtilen hükümlerden yararlanmak üzere başvuran borçluların,
kapsama giren borçları nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptıkları itirazlardan
ve yargı nezdinde sürdürdükleri davalardan feragat etmeleri ve ihtilaf yaratmamaları
şarttır.
(12) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Sosyal
Güvenlik Kurumu yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 25 – (Ek: 31/7/2008-5797/4 md.)
5510 sayılı Kanunun geçici 24 üncü maddesi kapsamına giren borçları anılan
madde hükümlerine göre yapılandırılmamış olan işveren ve sigortalıların, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yirmi gün içinde yazılı olarak
Kuruma başvurmaları kaydıyla, söz konusu madde kapsamına giren borçları bu
maddede belirtilen şartlarla peşin veya oniki aya kadar taksitler halinde ödenir.
Peşin ödeme yolunun tercih edilerek, başvuru tarihini takip eden ayın sonuna
kadar borç aslının tamamının ve başvurunun yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal
güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme
zammının yüzde yirmisinin ödenmesi halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının
kalan yüzde sekseni terkin edilir.
Taksitle ödeme yolunun tercih edilerek, borç aslının tamamının ve başvurunun
yapıldığı ayın sonuna kadar sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine
göre hesaplanan gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde ellisini 12 aya kadar
eşit taksitle ödemeleri halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının kalan yüzde
ellisi terkin edilir. İlk taksitin ödeme yükümlülüğü bu maddeye göre başvurunun
yapıldığı ayı takip eden ayda başlar. Başlangıçta taksitle ödeme yolunun seçilip
daha sonra taksitlendirilen borcun kalan kısmının peşin ödenmek istenmesi halinde,
başlangıçta seçilen taksitlendirme süresine bağlı terkin oranı değiştirilmez.
Geçici 24 üncü maddenin dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu,
onuncu ve onbirinci fıkraları bu maddeden yararlanmak için başvuranlar hakkında
da uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Sosyal Güvenlik
Kurumu yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 26 – (Ek: 28/1/2010-5951/11 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalı ve hak sahiplerine;
a) 2010 yılı başından önce bağlanmış gelir ve aylık tutarları, dosya
bazında ödenmesi gereken miktar esas alınmak kaydıyla;
1) 2010 yılı Ocak ödeme döneminden geçerli olmak üzere 60 TL tutarında
artırılır. Ancak, bu artış tutarının 55 inci madde gereğince yapılması
gereken artış tutarından
az olması halinde 55 inci maddeye göre artırılarak ödenir.
2) 2010 yılı Temmuz ödeme döneminden geçerli olmak üzere, 55 inci
maddeye göre 2010 yılı Temmuz ayı ödeme dönemine ait artış oranında
artırılarak ödenir.
b) 2010 yılında bağlanacak malullük, yaşlılık veya ölüm aylıklarının
27 nci, 29 uncu, 33 üncü ve geçici 2 nci maddelere göre 2010 yılı
Ocak ayı itibarıyla
hesaplanan aylık tutarları, (a) bendinde belirtilen şekilde artırılarak
ödenir.
c) İş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan
gelirlere esas günlük kazanç hesabına giren;
1) Son takvim ayı 2010 yılının birinci yarısına ait olanlara bağlanacak
gelirler birinci fıkranın (a) bendinin (l) numaralı alt bendine göre,
2) Son takvim ayı 2010 yılının ikinci yarısına ait olanlara bağlanacak
gelirler sadece birinci fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendine
göre,
artırılarak ödenir.
d) Birinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendine göre yapılacak
artış tutarı;
1) İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli iş göremezlik
geliri almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş
göremezlik derecesi
oranında,
2) Ölüm dosyalarında hak sahiplerinin hisseleri oranında,
3) Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca
kısmi gelir veya aylık alanlara, ülkemiz mevzuatına tabi olarak geçen
prim ödeme
gün sayılarının, sosyal güvenlik sözleşmesine göre nazara alınan
toplam prim ödeme gün sayısına olan oranına göre,
uygulanır.
e) Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen şekilde
artırılan gelir ve aylıklar, 2010 yılında bu maddede belirtilen artışlar
dışında 55 inci
maddeye göre ayrıca artırılmaz.
GEÇİCİ MADDE 27 – (Ek : 16/6/2010-5997/12 md.)
1479 sayılı Kanunun mülga 50 nci maddesine göre belirlenmesi gereken
sigortalıların ödeyecekleri primler ile bağlanacak aylıkların hesabına
esas gelir basamakları
kendinden önceki dönemde yürürlükte bulunan gelir basamakları esas
alınarak;
1/4/2002 – 30/6/2002 döneminde % 32,32,
1/7/2002 – 31/3/2003 döneminde % 17,89,
1/4/2003 – 30/6/2003 döneminde % 20,
1/7/2003 – 31/12/2003 döneminde % 16,5,
oranında artırılarak belirlenir. Bu dönemlerde 1479 sayılı Kanunun
mülga 50 nci maddesinin ikinci cümlesi uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 28 – (Ek: 13/2/2011-6111/52 md.)
Geçici 11 inci maddenin altıncı fıkrasında öngörülen yükümlülükler
ile 2008 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin olmak üzere
4 üncü maddenin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin asıl
veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin
yükümlülüklerin
yasal süresi içinde
yerine getirilmemiş olması halinde, bu maddede sayılan yükümlülüklerle
sınırlı olarak 102 nci maddede öngörülen idari para cezaları
yerine, işyeri bildirgesi
ile belgenin asıl veya ek olma durumuna göre belgede kayıtlı
sigortalı başına uygulanabilecek oran da dikkate alınarak her
bir aya ait aylık
prim ve hizmet
belgesi için ayrı ayrı olmak üzere asgari ücret tutarında idari
para cezası uygulanır.
Bu madde kapsamına giren fiiller için bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce uygulanmış idari para cezalarına ilişkin tahsil
edilen tutarlar iade ve
mahsup edilmez.
GEÇİCİ MADDE 29 – (Ek: 13/2/2011-6111/52 md.)
Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren ek 5 inci ve ek 6 ncı
maddeler kapsamındaki sigortalılardan, bu maddenin yürürlüğe
girdiği yıl için
82 nci maddeye göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının on sekiz katı
üzerinden başlanılarak, takip eden her yıl için bir puan artırılmak
suretiyle
otuz katını geçmemek
üzere prim alınır.
1/5/2008 ila 30/9/2008 tarihleri arasında 2925 sayılı Kanuna
tabi sigortalı olanlar hakkında da bu maddenin yürürlük tarihinden
itibaren
birinci fıkra
ile ek 5 inci madde hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 30 – (Ek: 13/2/2011-6111/52 md.)
1/10/2008 ila bu maddenin yayımı tarihine kadarki sürede geçici
12 nci maddenin beşinci fıkrası uyarınca 18 yaşını doldurmamış
çocuklarından
dolayı tescil
süreci başlatılanların kendileri ile 18 yaşını doldurmamış çocukları
hariç bakmakla yükümlü oldukları kişilerin tescil tarihine kadarki
genel sağlık giderlerine
ilişkin fatura tutarları Kurumca ödenir. Bu maddenin yayımlandığı
tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade
ve mahsup edilmez.
1/10/2008 ila 31/12/2011 tarihleri arasında, geçici 12 nci maddenin
beşinci fıkrası uyarınca tescili yapılanların sağlık hizmet sunucusuna
başvuru tarihinden
Kurumca tescil edildikleri tarihe kadarki sürede 18 yaşını doldurmamış
çocukları adına düzenlenen genel sağlık giderlerine ilişkin fatura
tutarları Hazineden
karşılanmak üzere Kurumca ödenir.
GEÇİCİ MADDE 31 – (Ek: 13/2/2011-6111/52 md.)
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve
yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili
mevzuatı çerçevesinde
uzman
ve usta öğretici olarak çalıştırılanlar, bu durumlarını milli
eğitim il veya ilçe müdürlüklerince belgelendirmeleri kaydıyla,
bu maddenin
yürürlük tarihinden
önceki bu çalışmalarından dolayı ay içinde 30 günden eksik kalan
sürelerini 41 inci madde esaslarına göre kendileri veya hak sahipleri
borçlanabilirler.
Borçlanılan bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalılık süresi sayılır.
GEÇİCİ MADDE 32 – (Ek: 13/2/2011-6111/52 md.)
Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca genel
sağlık sigortalısı sayılan yabancı uyruklu öğrencilerden yükseköğrenimleri,
aynı maddenin sekizinci
fıkrası uyarınca avukatlık stajına başlayanlardan stajyerlikleri
anılan fıkraların yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış olanların
genel sağlık sigortalılıkları
söz konusu fıkraların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar
ve yabancı uyruklu öğrenciler ilgili üniversitelerce, stajyerler
Türkiye Barolar Birliğince
bu tarihten itibaren bir ay içerisinde genel sağlık sigortası
giriş
bildirgesiyle Kuruma bildirilir.
GEÇİCİ MADDE 33 – (Ek: 13/2/2011-6111/52 md.)
Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük
tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe
girdiği tarihten öncesi
için uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE 34 – (Ek: 13/2/2011-6111/52 md.)
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalı ve hak sahiplerine;
a) 2011 yılı başından önce bağlanmış gelir ve aylık tutarları,
dosya bazında ödenmesi gereken miktar esas alınmak kaydıyla;
1) 2011 yılı Ocak ödeme döneminden geçerli olmak üzere 60 TL
tutarında artırılır. Ancak bu artış tutarının, gelir ve aylıkların
% 4 oranında
artırılması halinde
gerçekleşecek artış tutarından az olması halinde % 4 oranında
artırılarak ödenir.
2) 2011 yılı Temmuz ödeme döneminden geçerli olmak üzere %
4 oranında artırılarak ödenir.
b) 2011 yılında bağlanacak malullük, yaşlılık veya ölüm aylıklarının
27 nci, 29 uncu, 33 üncü ve geçici 2 nci maddelere göre 2011
yılı Ocak ayı itibarıyla
hesaplanan aylık tutarları, (a) bendinde belirtilen şekilde
artırılarak ödenir.
c) İş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan
gelirlere esas günlük kazanç hesabına giren;
1) Son takvim ayı 2011 yılının birinci yarısına ait olanlara
bağlanacak gelirler birinci fıkranın (a) bendinin (l) numaralı
alt bendine göre,
2) Son takvim ayı 2011 yılının ikinci yarısına ait olanlara
bağlanacak gelirler sadece birinci fıkranın (a) bendinin (2)
numaralı alt
bendine göre,
artırılarak ödenir.
d) Birinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendine göre
yapılacak artış tutarı;
1) İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından sürekli
iş göremezlik geliri almakta olanlara, gelir bağlanmasına esas
olan
sürekli iş
göremezlik derecesi
oranında,
2) Ölüm dosyalarında hak sahiplerinin hisseleri oranında,
3) Yabancı ülkelerle akdedilen sosyal güvenlik sözleşmeleri
uyarınca kısmi gelir veya aylık alanlara, ülkemiz mevzuatına
tabi olarak
geçen prim ödeme
gün sayılarının, sosyal güvenlik sözleşmesine göre nazara alınan
toplam prim ödeme gün sayısına olan oranına göre,
uygulanır.
e) Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen
şekilde artırılan gelir ve aylıklar, 2011 yılında bu maddede
belirtilen
artışlar dışında 55 inci
maddeye göre ayrıca artırılmaz.
GEÇİCİ MADDE 35 – (Ek: 13/2/2011-6111/52
md.)
Bu Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler
için aynı maddenin
üçüncü fıkrasında
belirtilen yükümlülükler ile 11 inci maddesinin altıncı fıkrasında
belirtilen yükümlülüklerden bu maddenin yürürlük tarihine
kadar yerine getirilmiş olanları,
yasal süresinde yerine getirilmiş sayılır ve idari para cezası
uygulanmaz. Bu yükümlükler için daha önce uygulanan idari
para cezaları, kesinleşip
kesinleşmediğine bakılmaksızın terkin edilir, ancak tahsil
edilmiş tutarlar red ve iade veya
mahsup edilmez.
GEÇİCİ MADDE 36 – (Ek: 13/2/2011-6111/52
md.)
13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca
kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına giren
suçlar nedeniyle yakalanan
veya tutuklananlardan,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12 Eylül
1rihinden itibaren haklarında kovuşturmaya yer olmadığına
veya beraatlerine
karar verilenlerin,
gözaltında veya tutuklulukta geçen süreleri için kendilerinin
ya da hak sahiplerinin bu durumlarını belgeleyerek bu maddenin
yayımı
tarihinden itibaren altı ay
içerisinde talepte bulunması kaydıyla, gözaltında veya
tutuklulukta geçen süreleri, talep tarihinde 82 nci maddeye
göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt
sınırının % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerinin; bu
durumlarından dolayı dava açıp tazminat alanların borcun
tebliğ tarihinden
itibaren altı ay içerisinde
kendilerince veya hak sahiplerince, tazminat almamış olanların
ise Hazinece ödenmesi suretiyle borçlandırılır. Bu şekilde
borçlanılan süreler Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
prim ödeme
gün sayısı olarak değerlendirilir. Ancak, sigortalılık
başlangıç tarihinden önceki borçlanılan
süreler sigortalılık başlangıç tarihini geriye götürmez.
5434 sayılı Kanuna tabi çalışmakta iken 1402 sayılı Sıkıyönetim
Kanunu uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin görev
alanına giren suçlar
nedeniyle yakalanan
veya tutuklananlardan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime
el koyduğu 12 Eylül 1rihinden itibaren haklarında kovuşturmaya
yer
olmadığına
veya beraatlerine
karar verilenlerin, herhangi bir nedenle hizmet sayılmayan
gözaltında veya tutuklulukta geçen süreleri, kendileri
veya hak sahiplerinin
bu durumlarını
belgeleyerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı
ay içerisinde talepte bulunması kaydıyla, gözaltına alındığı
veya
tutuklandığı
tarihteki emeklilik
keseneğine esas aylık derece ve kademesinin talep tarihindeki
katsayılar ve emeklilik keseneğine esas aylığın hesabına
ait diğer unsurlar
ile kesenek ve
karşılık oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak borçlanma
tutarının altı ay içerisinde kendilerince veya hak sahiplerince
ödenmesi halinde
hizmet sürelerine
eklenir. Borçlanılan süreler 5434 sayılı Kanunun geçici
205 inci maddesine göre yaş tespitinde dikkate alınmaz.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi sigortalılıklarından
dolayı sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık
bağlanmış olanlar ile birinci
ve ikinci fıkra kapsamında sayılan söz konusu süreleri
herhangi bir şekilde sigortalılık hizmeti olarak değerlendirilmiş
olanlar bu madde
uyarınca borçlanamazlar.
Sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir veya aylık bağlanmayan
ya da toptan ödeme yapılmak suretiyle hizmetleri tasfiye
edilenlerden borçlanacakları bu
süreler ile birlikte emekli veya yaşlılık aylığına veya
gelire
hak
kazanacak olanlara, geçmişe yönelik aylık ve farkı ödenmez.
Bu maddenin birinci ve ikinci
fıkrası kapsamında borçlandırılan süreler emekli ikramiyesi
hesabında dikkate alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
Kurum yetkilidir.
Yürürlük
MADDE 108- (Değişik: 17/4/2008-5754/74 md.)
Bu Kanunun;
a) Geçici 20 nci maddesinin son fıkrası 1/1/2008 tarihinde,
b) 72 nci ve 73 üncü maddeleri, geçici 6 ncı maddesinin
yedinci fıkrasının (b) bendi, geçici 7 nci maddesinin son
fıkrası,
geçici 9 uncu maddesinin
bir ilâ dördüncü fıkraları ile geçici 17 nci maddesi, geçici
20 nci maddesinin
onikinci fıkrası 30/4/2008 tarihinde,
c) 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının © bendinin (3)
ilâ (8) ve (10) numaralı alt bentleri ile (f) bendinde
sayılanlar
için
genel
sağlık sigortası hükümlerinin
uygulanmasına ilişkin olarak; 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (1), (2), (8), (9), (10), (16), (17), (20),
(22), (23), (24),
(25), (26) ve (27) numaralı
bentleri, 63, 64, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 75, 77,
78, 79 uncu maddeleri, 80 inci maddesinin dördüncü fıkrası,
81
inci maddesinin
birinci fıkrasının
(f) bendi ve ikinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkraları, 87 ilâ 89 uncu maddeleri, 97
nci maddesinin
son
fıkrası, geçici 1 inci maddesinin
son fıkrası, geçici 3 üncü maddesi, geçici 6 ncı maddesinin
dördüncü fıkrası, geçici 11 inci maddesinin ikinci fıkrası,
geçici 12
inci maddesi hükümleri
1/7/2008 tarihinde,
d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında,
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 109- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
5510 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Değiştiren Kanun Yürürlüğe
No. 5510 sayılı Kanunun değiştirilen maddeleri giriş tarihi
5655 69 ve 108 20/5/2007
5754 a) Geçici 20 nci maddesinin son fıkrası 1/1/2008 tarihinde,
b) 72 nci ve 73 üncü maddeleri, geçici 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasının
(b) bendi, geçici 7 nci maddesinin son fıkrası, geçici 9 uncu maddesinin bir
ilâ dördüncü fıkraları ile geçici 17 nci maddesi, geçici 20 nci maddesinin
onikinci fıkrası 30/4/2008 tarihinde,
c) 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (3) ilâ (8) ve (10) numaralı
alt bentleri ile (f) bendinde sayılanlar için genel sağlık sigortası hükümlerinin
uygulanmasına ilişkin olarak; 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1), (2),
(8), (9), (10), (16), (17), (20), (22), (23), (24), (25), (26) ve (27) numaralı
bentleri, 63, 64, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 75, 77, 78, 79 uncu maddeleri,
80 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrasının
(f) bendi ve ikinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları,
87 ilâ 89 uncu maddeleri, 97 nci maddesinin son fıkrası, geçici 1 inci maddesinin
son fıkrası, geçici 3 üncü maddesi, geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası,
geçici 11 inci maddesinin ikinci fıkrası, geçici 12 inci maddesi hükümleri
1/7/2008 tarihinde,
d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında,
yürürlüğe girer.
5763 Geçici Madde 23 ve 24 26/5/2008
81 ve Geçici Madde 16 1/10/2008
5797 Geçici Madde 4,12 ve 25 19/8/2008
81,Geçici Madde 16 1/10/2008
80 15/10/2008
5838 5, Geçici Madde 14 1/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere 28/2/2009
93, 97, 100 28/2/2009
5917 68, 100, 102 10/7/2009
5838 102 ve Ek Madde 1 1/8/2009
5921 Ek Madde 2 18/8/2009
5951 Geçici Madde 26 1/1/2010 tarihinden geçerli olmak
üzere 5/2/2010
5510 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Değiştiren Kanun Yürürlüğe
No. 5510 sayılı Kanunun değiştirilen maddeleri giriş tarihi
5977 40, 67, 106, Geçici Madde 12/4 19/6/2010
Geçici Madde 4,Geçici Madde 12/4, 12/5, Geçici Madde 18 1/10/2008 tarihinden
geçerli olmak üzere 19/6/2010
Geçici Madde 27 1/4/2002 tarihinden geçerli olmak üzere 19/6/2010
5947 Ek Madde 3 30/8/2010
73 30/1/2011
6009 Ek Madde 4 15/1/2010 tarihinden geçerli olmak üzere 1/8/2010
6111 (1) Bu Kanunun;
a) Aşağıdaki alt bentlerde belirtilen hükümleri 1/10/2008 tarihinden geçerli
olmak üzere 25/2/2011 tarihinde;
1) 24 üncü maddesiyle değiştirilen 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendinin sonuna eklenen cümle,
2) 25 inci maddesiyle değiştirilen 5510 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci
fıkrasının (ı) bendinde “belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte
bulunanlar,” şeklindeki ibare değişikliği,
3) 36 ncı maddesiyle 5510 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasının
ikinci cümlesinden çıkarılan ibare,
4) 27 nci, 28 inci, 37 nci, 43 üncü, 46 ncı ve 5510 sayılı Kanunun geçici 12
nci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen cümle hariç 49 uncu maddeleri,
5) 52 nci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 30 uncu maddesi,
b) 23 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının
(g) bendinin sonuna eklenen cümle hariç 24 üncü maddesi, 26 ncı, 31 inci, 33
üncü, 34 üncü, 35 inci, 38 inci, 39 uncu, 41 inci ve 42 nci maddeleri ile 52
nci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 32 nci maddesi 25/2/2011 tarihini
takip eden ayın birinci gününde,
c) 52 nci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 34 üncü maddesi, 92
nci maddesi, 117 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 118 inci ve 122
nci maddeleri 1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere 25/2/2011 tarihinde,
ç) 5510 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine eklenen
“belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar,” ibaresi hariç
25 inci maddesi, 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesine
eklenen (l) bendi, 51 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen ek 5 inci
ve ek 6 ncı maddeleri, 52 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici
29 uncu maddesi 1/3/2011 tarihinde,
d) 5510 sayılı Kanunun yukarıda sayılan hükümlere girmeyen maddeleri ile 18,
41, 51, 67, 96, 102, Geçici Madde 4, 7, 12, 28, 31, 33, 35, 36 25/2/2011 tarihinde,
yürürlüğe girer.
6191 40, 47, 49 22/3/2011
KHK/665 4, 5 2/11/201
Dosyayı PDF olarak
aç ve Download Et.
Diğer Personel Evrakları için
Tıklayın
Hizmet
Belgesi
Yıllık
İzin Talep Formu
Fesih Bildirimi
Belirsiz
Süreli İş Sözleşmesi
Belirli
Süreli İş Sözleşmesi
.

|